Ara 11 2017

'Şer güçlerinin desteğiyle büyüyoruz'

 

Sokaktaki vatandaş gelirinin azaldığından, hayat pahalılığı nedeniyle yaşamın zorlaştığından şikayet ediyor.

Enflasyonun yüzde 12.98’le son 13 yılın zirvesine çıkarken şikayetler daha da artıyor. Kuşkusuz rekor seviyelere çıkan döviz ve faiz de bu şikayetlerin artmasında etkili.

Buna karşın hükümet de savunmasını büyüme üzerine kurmuş, Türkiye’nin 11 Aralık’ta, yani bugün açıklanacak büyüme verilerini örnek gösterip ‘durum iyi’ mesajını veriyor.

Bu konuyu yazıyor Karar’dan İbrahim Kahveci soruyor ‘Söylem bu ama gerçekten ülkemizde böyle bir büyüme oldu mu?’ Yazar 25 Ağustos 2017 tarihli “Böyle bir büyüme mucizesi görülmedi” başlıklı yazısını referans gösterip, ‘AK Parti hükümetleri döneminde masa başında iki kez büyüme oranlarını revize ettik.

İlkinde 2007 yılı büyüme tutarına 126 milyar 383 milyon dolar ekledik. Sonrasında ise 2016 yılı büyüme tutarına 141 milyar 847 milyon dolar daha ekleme yaptık’ diyor.

Bu iki değişiklikle masa başında Türkiye’nin milli gelirine 268 milyar dolar eklendiğini vurguluyor. Bunlar olmasaydı Türkiye’nin ekonomik büyümesinin şu anda hükümetin anlattığı gibi üç kat değil ancak yüzde 73.8 düzeyinde gerçekleşeceğini ifade ediyor.

Öte yandan son günlerde yine revaçta olan ‘Yabancılar büyümemizi istemiyor’ söylemine de değinmiş yazar.

2003-2014 arasında ekonomi yüzde 73.8 büyürken, 436 milyar dolar cari açık verildiğini belirtiyor ve ‘Anlayacağınız 2003 sonrası büyüme serüvenimiz bizim çalışarak başardığımız bir mucizeden öte, şer güçlerin bize vermiş olduğu sermaye desteği ile gerçekleşmiş’ diyor.

Şunları yazıyor Kahveci: 

‘Bugün büyüme oranı açıklanıyor. Muhtemelen çok ama çok iyi bir büyüme gelecek. Bu sefer bizi şer güçlerin parası yanında bir de KGF dediğimiz Kredi Garanti Fonu ve bütçe açığı desteklemiş olacak. Adeta paranın üzerinde yüzdüğümüz bir dönemin sonuçları ortaya çıkacak…

Uyuşturucuya alışmış gibi bir ekonomi oluşturduk. Tek tesellimiz onca düşmanlık söylemine rağmen bizden mal almaya devam eden AB sayesinde artan ihracatımız ve dönen sanayimizin çarkları.’