Ara 29 2017

'Tahliyelerin başladığı ByLock'ta daha büyük bir tuzak olabilir'

 

Hükümetin darbenin arkasında olmakla suçladığı Gülen grubunun haberleşme aracı olduğu iddia edilen ByLock haberleşme uygulamasını indirmediği halde kullanıcı gibi görünen ve bu nedenle tutuklanan 11 bin 480 kişinin tahliyesinin önünü açan gelişmeler yaşanıyor. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “11 bin 480 GSM numarasına iradeleri dışında Bylock’a yönlendirildi” tespitinin ardından, bu uygulamayı kullandığı iddiasıyla tutuklu bulunanların tahliyesine kademeli olarak başlandı. Dün aralarında Saadet Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi avukat Mustafa Yaman’ın da olduğu 8 kişi tahliye edildi.Be

Benzer şekilde ByLock listesinden adı çıkartılan ve hakkında “FETÖ’ye yönelik başkaca bir delil bulunmayan” 11’i eski polis 17 kişinin tahliyesi talep edildi. Bunun üzerine Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği, 11'i polis, yedisi sivil 18  kişinin tahliye edilmesine karar verdi.

Kendi web sayfasında konuyla ilgili bir yazı kaleme alan Fehmi Koru, ByLock kumpası nedeniyle bin 500 kişinin 1,5 yıldır cezaevinde olduğunu hatırlattı ve salıverilme işlemlerinin başladığını belirtti. 

Bir avukat ve iki bilgisayar uzmanının çabaları sonucunda, devletin ByLock konusunda hata yaptığının ortaya çıktığına değinen Koru, "(Bu kişiler) ‘ByLock’ programı indirmedikleri halde, şeytani bir hileyle, masum görüntülü başka uygulamalarla ilgilenirken bu insanların ‘ByLocklı’ –ve tabii ‘FETÖ’cü’– damgası yemeleri sağlanmış" yorumunu yapıyor.

Ancak Koru bugüne kadar çekilen eziyetle ilgili eleştiride bulunuyor ve ekliyor:

"Her çıktıkları duruşmada iddia edildiği gibi bir insan olmadıklarını savunmak zorunda bırakılmış, “ByLock indirmedim” demelerine rağmen 215 bin 92 kişilik ‘ByLock indirenler listesi’nde telefon numaraları yer aldığı için gözlerinin yaşına bakılmayan bu insanlara şimdi “Pardon” deniliyor. “Pardon, hata yapmışız…”

Koru tahliyelerin yeterli olmadığını, insanların başını yakan başka kumpaslar da kurulmuş olabileceğini belirtiyor. Koru, ByLock'un çoluk-çocuğa kadar yaygınlaştırılmasının ve hiç kullanmayanların da bu listeye eklenmesinin başka bir kumpasın habercisi olabileceğine dikkat çekiyor ve şöyle devam ediyor:

Ülkeyi terk eden ve şimdilerde “Türkiye’de yüzbinler hapislerde” karşı-propaganda faaliyeti yürüten –Cumhurbaşkanı deyimiyle ‘akıllı olanlar’— tarafından.. ‘aklı onların hinliklerine ermeyen’ geniş kitlelere mağduriyet yaşatmak için kurulmuş bir tuzak? Üzerinde düşünülmesini isterim.”

 

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz