Oca 06 2018

Tuzak ortaya çıkarıldıktan sonra ByLock'tan kaç kişi tahliye edildi?

ByLock'un, Gülen cemaati üyelerinin ve darbeyi planlayanların gizli haberleşme uygulaması olduğu iddiasıyla 15 Temmuz sonrası binlerce kişi tutuklandı, soruşturmaya maruz kaldı ve işini kaybetti.

Ancak bilişim uzmanları ve onlarla birlikte çalışan avukatlar sayesinde haklarında soruşturma bulunan ve bazıları cezaevinde olan 11 binden fazla kişinin telefonuna ByLock yüklemediği Mor Beyin, Freezy, Namaz Vakti gibi programların içine yerleştirilen kodlarla ByLock kullanıcısı gibi gösterildikleri ortaya çıktı.

Büyük bir tuzağın olduğu ortaya döküldü bu araştırma ve incelemenin sonucunda.

Olayın birileri tarafından suistimal edilerek masum insanları zor duruma düşürme boyutunun yanı sıra devletin kurumlarının ve yargının ciddi bir hatası da mevcut.

Hürriyet gazetesi yazarı Sedat Ergin, son yazılarında bu konuya dikkat çekenlerden. Önceki yazısında “Bu vatandaşlarımızdan kimse özür dilemeyecek mi?” diye soran Ergin, bugünkü yazısında Adalet Bakanlığı ile görüşmesi sonrası ByLock listelerinde yaşanan sorunlar nedeniyle yanlışlıkla tutuklanan vatandaşlardan yaklaşık 1100’ünün tahliye edildiğini belirtiyor. Sayının bugün yarın daha da artacağını söylüyor…

Bütün bu işlemlere, kararlara imza atan savcılar, sulh ceza hâkimleri, ağır ceza hâkimleri son tahlilde vahim derecede bir toplu mağduriyete yol açtı.

Hukukun bu evrensel ilkesi, bir kişi hakkındaki suç isnadı kanıtlanmadığı sürece o kişinin masum kabul edilmesi gerektiğini söylüyor.

Aylar sonra devlet hatayı kabul edene kadar bu insanlar için masumiyet karinesi işletilmedi. Oysa işleletilmiş olsaydı, bilirkişi raporları ışığında bu insanlar tutuksuz yargılanabilir, böylelikle bu kadar ağır bir mağduriyet yaşamalarının önüne geçilmiş olunurdu.

Ergin de buna dikkat çekerek, “Bu hadiseden çıkartacağımız önemli bir ders, tutuksuz yargılamayı esas alan hukuk ilkesinin ne kadar hayati bir işlev gördüğüdür” diyor ve başka bir konuya dikkat çekiyor:

“Yaşanan acı tecrübenin bize bundan sonrası için bir başka konuda da yol gösterici olması gerekiyor: Darbe ve terör sanıklarına tek tip elbise giydirilmesi uygulaması...”

Ve düşündürücü şu soruyu yöneltiyor Ergin hemen ardından:

“Bakın tek tip elbise uygulaması 15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra başlamış olsaydı?”

ByLock listelerindeki sorunlar nedeniyle yanlışlıkla tutuklanan binin üstünde insanın hepsi masum oldukları halde tek tip elbiseyi giymeye zorlanacaktı, aynen Guantanamo tutukluları gibi...

Bir örnekle noktalıyor yazısını Ergin:

“Bu takdirde eski AK Parti milletvekili Şükrü Önder de tek tip elbiseyle mahkeme salonuna çıkacak, altı yıl üç ay hapis cezasına çarptırılacak, toplam altı ay hapis yattıktan sonra “Pardon” bile denmeden tahliye edilecekti. Ama tutuklu olduğu süre içinde o elbiseyi giymek zorunda kalacaktı Önder.

Peki, bu yargılamalar sonunda suçlu oldukları kanıtlanacak darbeciler dışında pekâlâ masumiyeti ortaya çıkacak diğer masum sanıklara böyle bir haksızlığı nasıl yapacaksınız?”

 

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sedat-ergin/bylock-meselesi-masumiyet-karinesinin-degerini-hatirlatti-40701290