Kaftancıoğlu: 'Onların gözünde makbul vatandaş değilim'

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, iktidar tarafından susturulmaya çalışıldığını ve 'makbul vatandaş' olarak görülmediğini söyledi.

Bir süre önce Mustafa Kemal Atatürk'ten 'Gazi Mustafa Kemal' diye söz etmesine yönelik eleştirilere de yanıt veren Kaftancıoğlu, "Kişilerin, kavramların kategorize edilerek ayrışmanın bir unsuru yapılmasını doğru bulmuyorum" ifadelerini kullandı. 

Cumhuriyet Gazetesi'ne verdiği mülakatta, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kendisini 'ülke gündeminin ana maddesi yaptığını' belirten Kaftancıoğlu, "Bugünün iktidar anlayışına göre 'susturulması' gereken bir siyasetçi olduğum için 'makbul vatanda' değilim onların gözünde. Üstüne bir de Türkiye’nin en köklü partisinin, en büyük ilinin il başkanı olunca durum daha da tehlikeli bir hal almış oldu. Kadın kimliğimle siyasette bir iddia koyan, iddiasını hayata geçirmek için çalışan, çalışan sadece çalışan bir il başkanıyım aslında. Hal böyle olunca neredeyse gözünün üzerinde kaşın var diyerek vatandaşın asıl sorunlarının üstünü kapatmak, yönetemediklerini, iyice savrulduklarını perdelemek için sürekli saldırılan, tartışılan ve hatta cezalandırılan bir siyasetçi konumuna getirildim" sözlerini sarf etti.

Kaftancıoğlu'nun açıklamalarının satır başları şöyle:

"Kadındır korkutur, sustururuz diye düşünmüş olmalılar. Düşündükleri gibi olmadı. Doğru bildiklerimden geri adım atmayıp örgütümüzle birlikte İstanbul’un altını üstüne getirdikçe öfkeleri intikam duygusuna evrildi. Sorunuzun asıl yanıtı burada. Öncelikle kendimden ziyade ürettiklerimle var olmayı tercih eden biri olarak, bu şekilde kamuoyu önünde olmaktan çok hoşlandığımı söyleyemem. Ancak sorumluluklarım gereği geri adım da atmam, atamam. Pusulamız olan kurucu liderimizden bunu öğrendik. 

Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıları ve kendisinin de yargı yoluyla tazminatlarla nasıl susturulmaya çalışıldığını biliyoruz. Kendisinin tüm bunlara rağmen doğrudan bir milim dahi şaşmadığını görüyorken bizler için de başka türlüsü düşünülemez. Bir de özellikle son yıllarda bilinçli bir şekilde siyasette halka hizmet için sunulan yol ve yöntemlerden ziyade yalnızca siyasal polemiklerin kamuoyuna yansıtılması ise olağan bir hale getirildi. Gazetecilik bile siyasal aktivistlik ile tetikçilik arasında bir yere sıkıştırılmaya zorlanıyor. Parti içinde benimsemeyenler olduğunu düşünmüyorum. Öyle olsaydı, İstanbul’da ilk kadın il başkanı olmamın yanı sıra yine ilk kez iki defa kongreyle il başkanı seçilebilmem mümkün olmazdı. CHP’yi ve CHP örgütlerini bu anlamda hiç hafife almayın.

Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkede yaşayan 83 milyon vatandaşın ortak değeri. Kemal adıyla halkının yaşadığı sorunları küçük yaşta gören, halkına hizmet etme hayali kuran, çok okuyan, sorgulayan bir genç. Mustafa Kemal adıyla halkına, ülkesine hizmet için canı pahasına savaşan, zaferden zafere koşan, teslimiyetçi zihniyete rağmen bir halkın yeniden küllerinden doğmasını sağlayan bir komutan. Bugün birileri gibi danışmanları tarafından eline tutuşturulanları değil, savaş yıllarında dahi okuduğu onlarca kitaba referans alarak halkın egemenliğine dayalı bir yönetim biçimini müjdeleyen, her şartta barışı savunan, yokluğa yoksulluğa karşı halkıyla birlikte kalkınma hamlelerini bir bir hayata geçiren bir lider. 

İkinci dönemimizde belirlediğimiz 10 ana başlık ve çalışma planı üzerinden pandemi gerçekliğine uygun bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İstanbul’da kent yoksulları, güvencesizler, kadınlar ve gençler başta olmak üzere tüm kesimlerle ilişkilerimizi artırarak güçlendirme adına “Söz Meclisten Dışarı” diyerek adımlarını attığımız projeyle Genel Başkanımızın başta II. Yüzyıla Çağrı Beyannamesi olmak üzere partimizin eğitim sorunundan tutun, ekonomiye, istihdama kısacası vatandaşın tüm sorunlarına dair bütün çözüm önerilerini 16 milyon İstanbulluya aktarmanın iş planını oluşturduk. 

Ve ne mutlu ki İstanbul’da saydığım ve sayamadığım bizleri bekleyen onlarca işimizi yapma azminde olan bir örgüt var."

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz