Tem 11 2018

Cari açık uçtu, kaynağı belirsiz para da artık yetmiyor

Türkiye ekonomisinin en önemli sorunu olan ve yarattığı döviz ihtiyacı nedeniyle dolar ve Euro’ya rekorlar kırdıran cari açık Mayıs’ta da beklentilerden kötü geldi.

Cari açık rakamı 5.4 milyar dolarlık beklentilere karşın 5.9 milyar dolar açıklanırken, yıllık açık düzeyi de 57.6 milyar dolara yükseldi. Açıklanan rakamın ardından cari açığın milli gelire oranı yıllık yüzde 6.5’e ulaştı. Türkiye’nin benzer ülkeler arasındaki şampiyonluğu sürdü.

Açıklanan veriler Türk ekonomisi için ‘Yüksek döviz cari açığı düşürür’ tezinin tersine bir sonuç oluştururken, rekabetçi kur katkısıyla ihracat ve turizm pazarında sağlanan iyileşmelerin sorunu çözmeye yetmediğinin gösterdi.

Merkez Bankası verilerine göre yıllık bazda cari açık artışı Mayıs sonunda yüzde 59’u aşmış durumda. Öte yandan siyasetin de etkisiyle cari açık finansmanı da giderek daha zorlu bir hal alıyor.

Açığın en kaliteli finansman aracı olarak görülen doğrudan yabancı yatırımlar ilk 5 ayda yüzde 43 düşüşle 2.2 milyar dolara indi. Buna karşın Merkez Bankası’nın zamanında faiz artıramaması, Erdoğan iktidarının faiz karşı tutumu ve gelişen piyasalardan para çıkışı sıcak para girişlerini de tersine çevirmiş durumda.

Mayıs ayında Türkiye’den 1 milyar dolarlık sıcak para çıkışı oldu ve ilk beş aydaki net giriş tutarı da 1 milyar 22 milyon dolara geriledi. Oysa Türkiye geçen yılın ilk beş aylık döneminde uluslar arası portföy yatırımcılarından ek 13.2 milyar dolarlık borç bulabilmişti.

Dış yatırımdaki bu performans düşüklüğüne karşın ülke ekonomisinin finansmanı daha fazla Merkez Bankası rezervi tüketmeye ve kamuoyunda ‘karapara’ olarak bilinen kaynağı belirsiz döviz girişlerine bağlanmış durumda.

Bugün açıklanan verilere göre Mayıs’ta ülkeye giriş yapan kaynağı belirsiz para tutarı 3.4 milyar dolara, yılın ilk beş ayında da 7.1 milyar dolara çıktı. Kaynağı belirsiz para girişleri AKP için kritik olan her seçim öncesi arttığı ve ekonomiyi olduğundan daha parlak gösterildiği için kamuoyunda bu paraya ‘Erdoğan’ın parası’ da deniyor.

Mayıs’taki rekor kaynağı belirsiz döviz girişine karşın dolar kurunda 50 kuruş artış yaşandı. Nitekim Merkez Bankası verileri de bu ‘gizemli destek’in artık yeterli olmadığını ispatlıyor.

Bu alandan sağlanan giriş, açığın finansmanı için yeterli olmayınca ülke rezervlerinden 2.8 milyar dolarlık kullanım gerçekleştirdi. Piyasalardaki döviz çıkışı nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerindeki düşüş ise hızlandı. Uluslar arası rezervler Haziran sonunda 98 milyar dolara inerek 6 yıl sonra 100 milyar dolar barajının altını gördü.