Haz 09 2018

AKP'ye destek açıklayan cemaatleri eleştirdi: Kapıkulu cemaatleri

24 Haziran seçimlerine sayılı günler kala, Türkiye'de faaliyet gösteren dini cemaatler art arda AKP ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a destek açıklamasına ilahiyatçı İhsan Eliaçık'tan eleştiri geldi.

Erdoğan'ı, 'ümmetin son umudu' gibi gösteren cemaatlerle ilgili, 'Kapıkulu cemaatleri' benzetmesi yapan Eliaçık, "Kim inanır artık bu cemaatlere" sorusunu sordu.

Kimi cemaatlerin Erdoğan'a destek açıklamalarında, "Erdoğan’ı desteklemek Kuranı Kerim’de emir olarak yer alıyor," "Erdoğan ümmetin son umududur" ifadelerini kullanmasına tepki gösteren Eliaçık, bu yapıların açıklamalarıyla 'devletin tarikatı ve cemaati' olduklarını kanıtladıklarını söyledi.

Mezopotamya Ajansı'ndan Ferhat Çelik'in haberine göre, Eliaçık sözkonusu cemaatler için, "Osmanlı'da bunlara Kapıkulu cemaatleri denirdi" tanımlamasını yaptı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yani padişaha kul köle olan, onu destekleyen, onun verdiği nimetlerle hayatta duran ve padişahtan mülk alan, vakıf yeri alan cemaatler. Şimdi cumhuriyet döneminde de Erdoğan’a desteğini açıklayan cemaatler aynen Osmanlı dönemindeki kapıkulu cemaatleri gibidir. Bunların hepsinin Erdoğan’dan menfaati vardır. AKP bunlara ya vakıf yeri vermiştir, ya bakanlıklara yerleştirmiştir, ya arazilerini imara açmıştır, belediyede isteklerini yerine getirmiştir, çoğunu zengin etmiştir, ihalelerle kalkındırmıştır."

Cemaatlerin, Erdoğan'ın durumunu iyi değerlendiremedikleri için bu tür destek açıklamaları yaptıklarına dikkat çeken Eliaçık, "Bunlar Erdoğan’ın vatandaştan sert bir tokat yediğini fark ettiği için iktidarın kendilerine ödediği nimetlerin bedelini ödemeye çalışıyorlar" diye konuştu.

Destek açıklamalarının Erdoğan'ın isteği üzerine yapıldığına değinen Eliaçık, cemaatlerin kendilerinden böyle bir işe girişmeyeceklerini düşündüğünü söyledi. 

Eliaçık, cemaatlerin AKP'ye desteği konusunda şu tespitlerde bulundu:

"Erdoğan zor durumda olmazsa böyle açıklama yapmazlar. Erdoğan zor durumda ve onları yardıma çağırdı. ‘Şu ana kadar size yaptığım desteğin, verdiğim nimetlerin bedelini ödeyin. Beni desteklediğinizi ilan edin. 10 tane oya bile ihtiyacım var.

Açıklama yapmanız gerekiyor’ dedi. Hepsi birlikte açıklama yaptı. Yoksa 10 tane cemaat ve tarikat nasıl birlikte açıklama yapıyor. Daha önceki seçimlerde Erdoğan yüzde 49 oy aldığında böyle bir açıklama yapmadılar." 

Cemaatlerin açıklama yapmakla kendilerini bitirdiklerini de sözlerine ekleyen Eliaçık, eleştirilerine devam etti:

"İslam’da sivil toplum geleneği yani cemaat ve tarikat geleneği saltanatlardan ve tarikatlardan bağımsız gelişmiştir. İslamiyet’te bağımsız ulema geleneği vardır. Yani sultanın sofrasına oturan âlimin verdiği fetva meşkûktür denir. Yani sultanın sofrasına oturan, ondan yiyen bir âlim fetva verirse onun görüşü şüphelidir, itibar edilmemelidir. Çünkü yediğinin, yedirildiğinin karşılığını ödüyordur. Bağımsız değildir.

İmam Gazali bile bir zamanlar Abbasilerin resmi uleması iken sultanı reddetmiş gitmiş kendisini cami minaresine kapatmış. Bundan sonra bağımsız olacağım demiş. Dolayısıyla âlimlerin, cemaat şeyhlerinin, kanaat önderlerinin iktidardan bağımsız olması gerekir. Bağımsız bir şekilde İslam’ı topluma anlatmaları gerekir. Hatta bağımsız olmaktan öte muhalif olmak zorundadır. Yani iktidarları eleştirmek durumundadırlar. Şimdi hocalar, âlimler, şeyhler sen ümmetin son umudusun, desteğimizsin, Allah’ımızın bir lütfusun diye Erdoğan’ı göklere çıkartırlarsa oda kendi hatalarını görmez. Bunlar böyle yapmakla tamamen iktidarın güdümüne girmiş oluyorlar. Şimdi bunlara artık kimse inanmaz."

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar