AKP'nin 'son kozu' ses kaydı adım adım geliyor

Washington Post Gazeteci yazarı Cemal Kaşıkçı'nın 2 Ekim'de Suudi Arabistan'ın İstanbul'daki başkonsolosluğunda öldürüldüğünün ortaya çıkmasının ardından, cansız bedeninin hala bulunamaması nedeniyle, Ankara son koz olarak cinayet anının ses kayıtlarını medya ile paylaşmaya hazırlanıyor.

Riyad rejiminin cesedin akıbetini açıklamamakta direnmesi nedeniyle, AKP'li kimi köşe yazarları aracılığıyla 'ses kaydı'nın içeriğine dair detaylar kamuoyuna sızdırılırken, yakında ses kaydının kendisinin de yayınlanacağı tehdidi yapılıyor.

Ses kaydı mesajının taşıyıcı isimlerinden biri de Hürriyet Gazetesi'nin AKP'li köşe yazarı Abdülkadir Selvi. 

Selvi, başkonsolosluk binasının Türkiyeli yetkililer tarafından dinlenmesi ile elde edildiği kanısı oluşturan ses kayıtlarının içeriğine dair şu detayları yazıyor:

"Kaşıkçı saat 13.14’te içeri giriyor. Ancak aynı gün Suudi Arabistan’dan gelen 15 kişi ise 12.14’te giriş yapıyorlar.

Cemal Kaşıkçı’nın başkonsolos Uteybi’nin makam odasına alınmasıyla birlikte cinayetle sonuçlanacak süreç başlıyor.

Veliaht prens Muhammed bin Selman’ın yakın koruma ekibinden oluşan ekip, Kaşıkçı’ya “Oğluna mesaj at. Yoksa seni Suudi Arabistan’a götüreceğiz” diyor. Kaşıkçı reddediyor.

Tabii ki bu diyalog karşılıklı bağrışma şeklinde yaşanıyor. Ve hemen ardından infaz ekibi plastik bir ip ya da poşete benzer bir şeyle Kaşıkçı’yı boğmaya başlıyor. 7 dakika süren ve sonunda Kaşıkçı’nın hırıltılarının işitildiği infaz süreci yaşanıyor."

ABD Başkanı Donald Trump'ın da 'korkunç' olarak nitelediği ve dinlemek istemediğini açıkladığı ses kayıtları ile, Ankara, Suudi Veliaht Prens Muhammed bir Selman'ı köşeye sıkıştırmayı amaçlarken, cesedin akıbetinin öğrenilmesi olaydaki son düğümü de çözecek gibi görünüyor. 

Selvi ve benzeri birkaç isme daha sızdırılan kayıtlarla ilgili bilginin ardından, şu satırlarla Selman'ı işaret ediyor:

"CIA, Kaşıkçı cinayetinin talimatını veliaht prensin verdiği sonucuna ulaştı. İşin püf noktası da burası. Önemli olan Kaşıkçı’nın ortadan kaldırılması talimatını kimin verdiği. Kaşıkçı cinayetini gerçekleştiren 15 kişi, veliaht prensin yakın ekibinden oluşuyor. Onları Türkiye’ye getiren uçaklar hakkında “devletin uçakları” tanımı yapılıyor. Devletin görevlilerine devletin uçakları tahsis ediliyor, infaz için Türkiye’ye gönderiliyor.

15 kişilik heyet yanlarında telsiz, birebir görüşme için kullanılan telefon, şok cihazı, plastik boğma ipi, kesici-delici alet, şırınga, yoğunlaştırılmış sıvı, zımba makinası ile geliyor. Kamera kayıtlarına göre Kaşıkçı saat 13.14’te, infaz ekibi ise tam 1 saat önce giriş yapıyor. 2 Ekim gününden önce Türk çalışanlara izin veriliyor, Kaşıkçı başkonsolosluk binasına girmeden önce kameralar kapatılıyor, Kaşıkçı öldürüldükten sonra önceden hazırlanan dublörü dışarı çıkarılıyor.

Tabii Türkiye’nin elinde sadece cinayet öncesi ve cinayet anına ilişkin ses kayıtları yok. Çok ama çok önemli bir delil daha var.

Veliaht prens tarafından isimleri tek tek tespit edilip Türkiye’ye gönderilen 15 kişilik ekibin Kaşıkçı’nın öldürülmesinden sonra girdikleri uluslararası telefon trafiği. Telefon trafiğinde başta Suudi Arabistan olmak üzere bazı merkezlere Kaşıkçı’nın ortadan kaldırılması talimatının yerine getirildiğine dair bilgi veriliyor.

Kaşıkçı öldürüldükten sonra Suudi güvenlik yetkilisi Tutreb’in telefonda, “Patronunuza söyleyin, adamlar işlerini bitirdi” dediği tespit edilmişti ya, bence yeni bir telefon açıp patronlarına söylesinler, iş yeni başlıyor."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz