New York Times: ‘Bu ses kaydı, Kaşıkçı cinayetini Prens Selman'a bağlıyor'

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürüldüğü ana ilişkin ses kayıtlarını dünya ülkeleri ile paylaştıklarını açıklayarak bir kez daha konuyu tartışmaya açtı.

“Kayıt gerçekten bir felaket” diyen Erdoğan, “Hatta Suudilerin istihbaratçısı, kaydı dinlediğinde, ‘Herhalde bu eroin almış; bunu ancak eroin alan birisi yapar’ diyecek kadar şoke oldu” diyor.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times da, Kaşıkçı'nın öldürülmesinin ardından 'suikast timinde' yer alan bir kişinin üstünü arayarak, "Patronunuza haber verin" dediğini ve bu ifadeyle Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ı kastettiğini iddia eden bir haber imza attı.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre gazete, Türk istihbaratının elindeki Kaşıkçı cinayetine ilişkin ses kaydını bilen üç kişiye dayandırdığı haberinde, İstanbul'a gelen 15 kişilik 'suikast timinden' Maher Abdulaziz Mutreb'in cinayetin ardından Arapça bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini yazıyor.

Habere göre geçen ay CIA direktörü Gina Haspel ile paylaşılan bu ses kaydında, Türk istihbarat yetkilileri telefonun diğer ucunda Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın yardımcılarından birinin bulunduğunu düşünüyor.

Prens'in yardımcılarından birini arayan Mutreb'in, "işlemin tamamlandığını" aktararak "Patronuna haber ver" dediği öne sürülüyor.

Gazetenin haberine göre Amerikan istihbarat yetkilileri 'patron' ile kastedilen kişinin Prens Selman olduğu görüşünde.

Her ne kadar ses kaydında Veliaht Prens'in adı geçmese de New York Times, Amerikan yetkililerinin bu ses kaydı için Kaşıkçı cinayetini Prens Selman'a bağlayan en büyük kanıt olduğu görüşünü dile getirdiklerini söylüyor.

Ayrıca Mutreb'in Prens Muhammed ile sık ziyaret eden bir güvenlik görevlisi olduğu belirtiliyor.

Suudi Arabistan ise yayımladığı açıklamada Veliaht Prens'in Kaşıkçı cinayetine ilişkin hiçbir bilgisinin olmadığını öne sürdü. Aynı zamanda Türkiye'nin kendileriyle paylaştığı ses kaydında böyle bir ifadenin yer almadığını aktardı.

Bahsi geçen ses kaydının ekim ayında Ankara'ya geldiğinde Haspel'e dinletilenlerden biri olduğunu belirten New York Times ise Türk yetkililerin elinde birden fazla ses kaydının olabileceğini ifade ediyor.

Haspel'in ses kaydını ABD'ye beraberinde getirmesine izin verilmediği öne sürülüyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hafta sonu yaptığı açıklamada, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili Türkiye'nin elindeki tapeleri Suudi Arabistan, ABD, Almanya, Fransa ve İngiltere'ye verdiğini söylemişti.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau da dün yaptığı açıklamada istihbarat birimlerinin Türkiye'nin elindeki ses kayıtlarını dinlediğini, kendisinin ise kayıtları dinlemediğini ifade ederken Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ise dün katıldığı bir televizyon programında, "Bilgim yok. Erdoğan'ın elinde bize vereceği bilgiler varsa bunları bizimle paylaşmalı" demişti. Sunucunun "Erdoğan yalan mı söylüyor?" sorusuna yanıtı ise "Demek ki bu bağlamda oynayacağı siyasi bir oyun var" olmuştu.


Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.