Oca 06 2018

81 ilin 75’inde zehirli hava soluyoruz

Her yıl 45 bin kişinin hava kirliliğinden öldüğü Türkiye’de krize dönüşmüş bir problem var; 2017 yılı Hava Kirliliği Raporunu’nun sonuçlarına göre ülkede 81 ilden sadece 6 ilin havası temiz. Rapor, valilik ve belediyeleri önlem almaya çağırıyor.

Rapor, havası temiz çıkan 6 ilin Artvin, Bitlis, Eskişehir, Yozgat, Kırşehir ve Kırıkkale olduğunu bildiriyor.

Hava kirliliğinin oluşumunda en etkin faktörler arasında sanayileşme var;  sanayi tesislerinin kuruluşunda yanlış yer seçimi, çevrenin korunması açısından gerekli tedbirlerin alınmaması, (baca filtresi olmaması gibi) uygun teknolojilerin kullanılmaması, enerji üreten yakma ünitelerinde vasıfsız ve yüksek kalorili yakıtların kullanılması soluduğumuz havayı zehirliyor.

Çevre ve Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu,  2017 yılı Hava Kirliliği Raporuna ilişkin yaptığı açıklamada, “Partikül madde ve kükürt dioksit açısından sadece altı ilimizin havası standartlara uygun. En kirli illerimizin başında ise  İstanbul, Ankara, Adana, Amasya ve Manisa geliyor. Türkiye’de hava kirliliği problemi krize dönüşmüş durumda. Valilik ve belediyeler acil önlem almalı” dedi.

Bozoğlu, Türkiye’nin havasının gittikçe kirlenerek yaşamı tehdit ettiğine dikkat çekerken, kirli havanın solunum enfeksiyonu, kanser, erken bebek ölümleri, sakat doğumlar ve kitlesel ölümlere sebebiyet verdiğini hatırlattı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) hava kirliliğini ölçmek için kullandığı PM10 parametresine göre ölçümleri düzenli yapılan ve 35 günden fazla PM10 DSÖ sınır değerini aşıp ‘’kirli’’ kabul edilen iller ise şunlar: İstanbul, Ankara, Adana, Amasya, Manisa, Bursa, Denizli, Niğde, Tekirdağ, Hatay, Yalova, Sivas, Kahramanmaraş, Kütayha, Sakarya, Kırklareli, İçel ve Samsun.

Bozoğlu, üç büyük kentte havası en kirli yerleri paylaştı ve nedenlerini de açıkladı:

‘’Ankara’nın en kirli yeri hastane bölgesi olan Sıhhiye. Yurttaşlar, sağlık hizmeti almaya, şifa bulmaya gittikleri yerde aslında zehirleniyor. Ankara’daki hava kirliliğinin trafik ve ısınma kaynaklı olduğunu görüyoruz. Bunda kalitesiz kömür kullanımının etkisi büyük. Kayaş’ta da yüksek tonajlı araçlardan kaynaklı kirlilik yaşanıyor. Keçiören’de ise kirlilik her geçen gün artarak devam ediyor.''

Başkentin Ankara’nın kirli olmayan bölgesi ise bulunmazken bunun temel kaynağının trafik - yani Ankara’nın ulaşım politikası - olduğunu görüyoruz. Şehirdeki bir diğer sorun ise kalitesiz kömür kullanımı.

İstanbul’da DSÖ’nun belirlediği sınır değerlerin tüm istasyonlarda yoğun biçimde aşıldığı bildiriliyor.  İstanbul’un en yüksek nüfusa sahip olan ilçesi olan Esenyurt en yüksek hava kirliliğinine sahip. Yılın 248 günü Esenyurtlular kirli hava soluyor. Yine Şirinevler, Aksaray, Başakşehir ve Göztepe havası en kirliler listesinin başında geliyor. İstanbul’un havası en temiz ilçesi ise Şile olarak belirlendi.

İstanbul’un temel kirlilik kaynağının ise kentsel dönüşüm olduğu bildiriliyor. İnşaattan kaynaklı toz miktarı artan İstanbul’da kentsel dönüşüm, çevre sorunlarının çözümü için çok iyi planlanması gereken bir süreç. Kentlerin planlanması, hava koridorlarının açılması, az enerji tüketen, kirliliği az olan yeşil binaların yapılması için önem arzeden bir süreç.  Belediyelerin tozumayı önlemek için gerekli yerlerde ıslatma çalışması yapması, bariyerleri devreye sokması gerekiyor.

Bir diğer büyükşehir olan İzmir’de de ölçüm yapılan bütün istasyonlarda sınır değerlerinin aşıldığını görüyoruz. Gaziemir ve Bayraklı’da hava kirliliği 2017 yılında pik yaptığı görülüyor.

Uzmanlar çözüm olarak kentlerde toplu taşıma ve raylı sistemler geliştirilmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Hava kirliliğinin en yoğun olduğu sabah ve akşam saatlerinde sokağa çıkılmaması, hava kirliliğin yoğun olduğu günlerde Valilik ve Belediyeler yurttaşları bilgilendirmesi de önemli. Kentsel dönüşüm devletin sıkı denetimi altına gerçekleşmeli ve yoksul yurttaşlara kalitesiz kömür yardımı yerine doğal gaz yardımı yapılması da önemli.