'Cezaevi affında AYM iptalleri kapsamı genişletir'

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin üzerinde ısrar ettiği, suç örgütü liderleri Alaattin Çakıcı ve Kürşat Yılmaz dahil 162 binden fazla kişiyi kapsayacak cezaevi affı teklifi Meclis'e geldi bile. 

Affın kapsamı büyük ölçüde adi suçlardan hüküm giymişleri ve tutukluları içerirken, hukukçular Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) yapılacak itiraz başvuruları sayesinde kapsamın genişleyeceğini belirtiyor.

Hürriyet Gazetesi'nden Oya Armutçu'nun haberine göre, AYM'nin itiraz başvuruları karşısında iptal kararı vermesi halinde, af kapsamı genişleyecek ve siyasi suçlardan hüküm giyenlerin de serbest kalmasının önü açılmış olacak.

Konuyla ilgili konuşan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu'na göre, seçimlerden kısa bir süre önce başlatılan ve siyasi saikler güden bu yaklaşım yargıyı ciddi ölçüde tahrip ediyor.

Durakoğlu, af için toplumsal uzlaşı konusunda toplumun birleşmesi gerektiğini işaret ettikten sonra, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Böyle bir ihtiyaç olmadan önerilirse, suçu teşvik edecek noktaya kadar varır. Cezanın da caydırıcılığı kalmaz. Şimdi ortaya çıkan teklifi incelediğimizde bunun bir genel af olmadığı; cezalarda indirim öngördüğü görülüyor. Bu nedenle anayasanın 87. maddesindeki nitelikli çoğunluk aranmadan Meclis’ten kolaylıkla çıkarılması mümkün olabilecek.

AYM'nin ‘Rahşan affı’ olarak bilinen şartlı salıverme düzenlemesini eşitlik ilkesine aykırı bularak kapsamının genişletilmesine neden olan kararının bir benzeri bu yeni yasa için de yeniden verilebilir. Bu ihtimali de değerlendirmek gerekiyor. Çünkü, örgütlü suçlar konusunda azmettiren konumunda bulunanlar için suçu af sınırları içerisinde değerlendirip; diğer örgütlü suçlarda kapsam dışı bırakılması AYM’nin meşguliyet alanı içerisine girebilir.

Af tartışmalarının bu kadar uzun bir süre yapılıyor olması bile yargıya çok ciddi zarar veriyor. Şimdi hâkim ve savcılar günlerce uğraştığı bir davada sanığın devlet tarafından salınacağı düşüncesiyle dosyayla ilgileniyor. Benim yargı içindeki bir unsur olarak ricam; şişeden cini çıkardınız ya bir an evvel ne yapacaksanız yapın ya da mutlaka yeniden şişeye sokun."

Avukat Prof. Devrim Güngör'e göreyse, affa niye ihtiyaç duyulduğunun topluma iyice anlatılması gerekiyor.

Affın siyasi açıdan bir oy devşirme aracı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Güngör, affın suçla mücadeleyi zorlaştıracağı gerçeğine dikkat çekiyor.

Güngör, tespitlerini şöyle sürdürüyor:

"Ülkemizde ceza adaletinin işleyişindeki sıkıntılar affı bir ihtiyaç halinde getirmiştir. Doğru olan affa ihtiyaç bırakmayacak şekilde ceza adaletinin sağlanmasıdır. Yasal düzenlemenin kapsamı iyi belirlenmelidir. Bir başka deyişle af kapsamına giren suçların neler olduğunun belirlenmesinde meşru bir ölçüt kullanılmalıdır. Aksi takdirde eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptali söz konusu olabilir."

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz