Anne ve babası tutuklu Serdar Meleş isyan etti: ‘Yeter ki bir gelişme yaşansın’

Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan operasyonda çok sayıda kişi cezaevine girdi. Türkiye cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri arasında tutuklu anne ve babalar da bulunuyor.

İnsan hakları savunucusu, HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun cezaevlerinde yaşanan mağduriyetlerle ilgili en çok dikkat çektiği kesim de tutuklu anne-babalar.

Gergerlioğlu’nun “Anne-baba tutukluluk bir nesli mahvediyor” diyerek ortada kalmış çocukların mağduriyetine dikkat çekiyor.

Onlardan biri de Serdar Meleş…

Üç kardeş olan Serdar Meleş’in annesi 10 Kasım 2020, babası da 10 kasım 2015 yılından beri cezaevinde.

Serdar Meleş ve kardeşleri, bu süre zarfında akrabalarının yardımlarıyla yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.

Meleş kardeşler, ayrı şehirlerde cezaevinde bulunan anne ve babalarıyla da yüz yüze görüşemiyor.

Serdar Meleş, Twitter’dan isyan etti ve şunları yazdı:

“Bugün tarih, 1 Mart 2021. Bu yazıyı yazmamın sebebi kimseyi suçlamak veya kınamak değil. Kimseyi kötülemek de değil...

Babam 2015'in 10 Kasım'ında bizden ayrıldı. Annem ise 2020'nin 10 Kasım'ında…

Haftada bir kez telefon ile birbirimizden haber alıyoruz. Babam ile yaklaşık 1.5 yıldır yüz yüze görüşemiyor, fiziksel hiçbir durumunu göremiyoruz. Annem ile de aynı şekilde. Görüşlere gitmek, hayli sıkıntılı oluyor. Biz Manisa'da iken annem, İstanbul, babam ise Çorum'da.

Biz, beş-altı yıldır babamdan, dört aydır ise annemden ayrıyız. Üç kardeş olarak, şu anda akrabalarımızın yardımlarıyla, bir umut ikisini de bekliyoruz.

Bu süreç, bu ayrılık ve bu hasret ne zaman bitecek kimse bilmiyor. Bu yorgunluk ne zaman üstümüzden kalkacak kimse bilmiyor. Bu bilinmezlik daha ne zamana kadar devam edecek, kimse bilmiyor...

Bildiğim bir şey var ki, o da bu durumda olan bir sürü insan bir sürü aile ve bir sürü hayat var. Biz, onlardan sadece bir tanesiyiz. Hani herkesin acısı kendine deniliyor ya, ben ona karşıyım.

Eğer acılarımızı içimize gömersek, sözlerimizi vicdanlarımıza kapatır ve çıkmalarına izin vermezsek; acımızın, daha büyük acılara sebep olduğunu acı bir şekilde anladım. 

Benim isteğim ve demek istediğim şu ki:

Eğer, biz acılarımızı dile getirmezsek, kimsenin de bize yardım etmesini bekleyemeyiz.

İşte bu sözleri de bu yüzden yazıyorum. Bir isteğim var ve bunu dile getiriyorum. Ricam ve niyazımdır ki, annem ve babam ile alakalı bir gelişme yaşansın, bir değişim olsun. Bu en basitinden bize yakın olmaları bile olur. Ama yeter ki bir gelişme yaşansın.”

Bu yazımı yazdıktan sonra gerisini Allah' a bırakıyorum. Eğer birileri okur da derdimi paylaşırsa da bu sıkıntıların azalmasını umud ediyorum. Çünkü hiçbir dert yoktur ki çözülmeyen, elbet benimki de çözülür Allah'ın izniyle..."