Nis 22 2018

Ayşe Öğretmen'le cezaevine giren kızı Deran'a mektup yazdı

'Çocuklar ölmesin' çağrısında bulunduğu için 'terör örgütü propagandası' suçlamasıyla, hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezası verilen Ayşe Çelik, altı aylık kızı Deran ile birlikte 20 Nisan Cuma günü cezaevine konuldu.

Televizyon programcısı Beyazıt Öztürk'ün sunduğu Beyaz Show'a bağlanan ve sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan ölümler karşısında, 'çocuklar ölmesin' diye konuşan öğretmen Çelik'in başvurusu Anayasa Mahkemesi'nin gündemine alınsa da, cuma günü bir karar çıkmayınca Çelik, Diyarbakır E Tipi Cezaevine konuldu.

Euronews'un haberine göre, Türkiye'de altı yaş altı toplam 668 çocuk anneleri ile birlikte cezaevinde ve yüzde 23'ü henüz bir yaşının altında. Adalet Bakanlığı verilerine ise, altı yaşından küçük çocukların sayısı 560.

Deran Bebek ve annesi Ayşe Çelik'in cezaevine konulmasına çok sayıda tepki geldi. Onlardan biri de Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı Aydın Engin'e ait. Deran Bebek'e hitaben bir mektup kaleme alan Engin, "Sen bu mektubu okuyacak yaşa geldiğinde belki ben bu dünyadan göçmüş olurum. O yüzden acelem var. O yüzden sana şimdi, daha bu günden mektup yazıyorum" diye başladığı satırlarını şöyle sürdürdü:

"Sen öğretmen Ayşe Çelik’in kızısın. Hani dünyası rating hesapları üstüne kurulmuş bir show starının programına telefonla bağlanıp acıdan titreyen sesiyle “Çocuklar ölmesin” diyen o kömür gözlü annenin kızısın.

Bu sabah uyandığın şu küçücük yer eviniz değil, bir hapishane hücresi. Sen, annen “Çocuklar ölmesin” dediği için, bu sabah bir hapishane hücresinde uyandın Deran Bebek."

Engin, Deran Bebek'e seslendiği mektubunda, Çelik'in sütünün kesilmesi durumunda mamayı cezaevine sokmanın zorluğunun altını çizdikten sonra, satırlarına şöyle devam etti:

"Adaletin çöktüğü, hukuk vicdanının karardığı şu zorlu günlerde yaşadıklarından dolayı annenin sütü kesilmediyse sarıl annenin memesine. Yok, sütü kesildiyse Ayşe Öğretmen’in, seni zor günler bekliyor. Anne sütü yerine sana mama bulmak zor değil. Ama o mamayı hapishane hücresine ulaştırmak zor.

Beton zeminde emeklemeyi öğreneceksin Deran Bebek. Sonra diş çıkaracaksın ve diş çıkarırken annene uykuyu haram edeceksin. Olsun, Ayşe Çelik nelere katlandı bir bilsen. Dik durdu, başının gölgesini önüne düşürmemeyi hep başardı. Yine başarır. Korkma, güvendesin. Annenin sıcaklığı, kokusu, ninnisi hep seninle olacak.

(Deran Bebek, şimdi burada senin için ve senin adına kocaman bir parantez açıyorum:

Ey Fazıl Say, ey Sezen Aksu, ey Şanar Yurdatapan, ey adlarını buraya sığdıramayacağım bu ülkenin bestecileri, müzik ustaları!...

Sözüm sizedir:

Sıvayın kolları ve Deran Bebek için bir ninni besteleyin. Hapishane hücrelerinde annelerinin incecik ve belki de eğitimsiz sesleriyle söyleyebilecekleri kadar yalın, sıcak bir Deran bebekler ninnisi olsun… Parantezi kapatıyorum.)

Bu mektup çok uzadı Deran Bebek ve ben dokunsalar ağlayacak kadar kederli, patlayacak kadar öfkeliyim.

Ama bil, şimdiden bil Deran Bebek, iki gündür sen bu ülkede vicdanı kararmamış milyonların bebeğisin artık.

Sen bizim de bebeğimiz, bizim de kızımızsın."

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/962222/Deran_Bebek_e_mektubumdur.html