Şub 06 2018

'AKP zulmüne karşı CHP’den etkin muhalefet beklemek hayal'

CHP, 36. Olağan Genel Kurultay’ını tamamladı. Kemal Kılıçdaroğlu bir kez daha genel başkanlık koltuğunu sağlama alırken, parti yönetimine gelen eleştiriler sonrası CHP’nin izleyeceği rota merak konusu.

Kılıçdaroğlu, değişim sözü veriyor ve 2019’da AKP’yi iktidardan indireceklerini söylüyor.

60 kişilik Parti Meclisi’ne giren isimler Kılıçdaroğlu’nun, partideki değişim talebinin bir yansıması olarak yorumlandı bazı kesimlerce. Ne ki, kendisini desteklemeyen ve kurultay öncesi değişim çağrısı yaparak dikkat çeken Selin Sayek Böke ve İlhan Cihaner de Kılıçdaroğlu’nun listesine yer aldı ve seçildiler.

CHP, Partiyi 2019’a taşıyacak yeni kadrosu ile Türkiye’de AKP iktidarının sonlanmasını sağlayacak mı? Partide bunu aksiyona çevirecek bir heyecan yaşanıyor mu?

Bu soru, son dönemde CHP üzerinden dönen tartışmaların temelini oluşturuyor.

Artı Gerçek Genel Yayın Yönetmeni Celal Başlangıç, önce delegelerin oylamasını irdeliyor bugünkü yazısında. 

Kılıçdaroğlu, 790 oy alarak genel başkanlığa seçilirken, Muharrem İnce, 447 oyda kalmıştı.

Milletvekili çıkaramayan ya da çok az çıkaran, belediye başkanlıklarını büyük ölçüde kaybeden kentlerin delegelerinin görünür bir şekilde Muharrem İnce’ye yöneldiğini söylüyor Başlangıç. Örnek olarak da, 8 nolu Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu delegelerinin sandığını veriyor. Burada, Kılıçdaroğlu’na 26, İnce’ye ise 24 oy çıktı.

Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa delegelerinin oy kullandığı 23 nolu sandıkta ise Kılıçdaroğlu 22 oy alırken İnce 29 oyla önde çıktı.

Kurultaydaki konuşmasında partisinin Kürt meselesine yaklaşımını eleştiren İnce, "İktidar bizi HDP ile aynı kefeye koyar diye korkuyoruz. E, koysun. Kürtler doğru söyleyemez mi?” demişti.

CHP’nin AKP’nin tek başına iktidarını kaybettiği 7 Haziran seçimi sonrası, dokunulmazlıkların kaldırılması ve 16 Nisan referandumundaki tutumunu eleştiren Başlangıç, gelinen süreçteki olayları bir bir sıralarken, “İşte hafta sonu yapılan kurultaya CHP, temel politikalarda AKP’ye teslim olmuş bir yönetimle gidiyordu” görüşünü dile getiriyor ve ekliyor:

“Normal şartlar altında böyle bir parti yönetiminin kurultayda değiştirilmesi, yerine daha tutarlı, daha etkin muhalefet yapacak bir parti başkanının ve yönetimin gelmesi beklenir. Ancak, bu da Türkiye’de siyasetin bir cilvesi olsa gerek, AKP karşısında bu kadar etkisiz kalmış yönetimin lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi görece olarak CHP’nin daha solda kalacağı, İnce’nin seçilmesi ise partiye ulusalcıların hakim olacağı, yönetimi parti içi sağın ele geçirmesi anlamına gelecekti. İşte CHP’nin ‘sol’u da bu, ‘sağ’ı da bu.”

Önceki kurultaylara göre daha ‘sol’dan bir Parti Meclisi seçildiğini söylemenin mümkün olduğu şerhini düşüyor sonra Başlangıç: 

“Anlaşılan o ki Kılıçdaroğlu da kendi listesi için direksiyonu biraz ‘sol’a çekmişti.”

Bu yapısıyla Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinde bir değişiklik olmayacağını savunan Başlangıç, “AKP iktidarına, hukuksuzluğuna, zulmüne karşı  parti liderliğinden gelecek bir etkin muhalefet beklemek hayal” ifadesini kullanıyor.

Ancak parti içinden ve geniş halk kitlelerinin, toplumsal dinamiklerin arkadan itmesiyle CHP’nin doğru bir ana muhalefet çizgisine oturabileceği görüşünü öne süren Celal Başlangıç’a göre, kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den beklememek gerekiyor…