Aksünger'e PYD incelemesi başlatan CHP, Kılıçdaroğlu'nun sözlerini unuttu mu?

Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusuna yönelik saldırısı Cumhur ve Millet İttifakı'nı Meclis'te birleştirirken CHP içinden farklı sesler geliyor.

CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi ve eski milletvekili Erdal Aksünger, “PYD terör örgütü değildir” sözleri nedeniyle partisince dışlanma girişimine maruz kaldı.

Parti yönetimince inceleme başlatılan Aksünger, ''Amaç linç etmek'' dedi.

Aksünger, CNN Türk canlı yayınında “PYD konusunda ilk günden diyorum görüşülmesi gerekiyordu. Terör örgütü değil benim gözümde” ifadelerini kullanmıştı.

Artı Gerçek’ten Meryem Yıldırım'a açıklama yapan Aksünger, parti soruşturmasına ilişkin henüz kendisine ulaşan herhangi bir bildirimin olmadığını belirtirken, “Bana herhangi bir şey ulaşmadı, ben de yeni gördüm ama ne kadar gerçekçi bilemiyorum. Böyle bir şeyin olması mantıksız zaten” ifadesini kullandı.

Aksünger hakkındaki inceleme, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ekim 2014'te yaptığı benzer açıklamayı akıllara getirdi.

Öyle ki Kılıçdaroğlu, PYD değil, "YPG için terör örgütü değildir" ifadesini kullanmıştı.

Kılıçdaroğlu, Kuzey Suriye’de IŞİD ile savaşan PYD’nin silahlı gücü YPG’yi “terör örgütü olarak değil, vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşum olarak gördüğünü” söylemişti.

O dönem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “PYD şu anda bizim için PKK ile eştir, o da bir terör örgütüdür” demiş ve  “Türkiye’nin NATO’da beraber olduğu ABD’nin PYD’ye silah yardımına Türkiye’nin evet demesini beklemenin çok yanlış olacağını” vurgulamıştı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, 21 Ekim 2014'te partisinin grup toplantısının ardından İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Kulübü öğrencileriyle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, öğrencilerle sohbetinde, Türkiye'nin IŞİD saldırısı altındaki Kobane'ye peşmerge güçlerinin geçişlerine izin vermesi ve ABD'nin “YPG'nin terör örgütü olarak görülmediği” yolundaki açıklamasına ilişkin olarak değerlendirmelerde bulunmuştu.

Kılıçdaroğlu, bir öğrencinin “Hükümet Kobane'ye peşmerge geçişine izin verdi. Yine dün ABD, YPG'yi terör örgütü olarak görmediklerimi açıkladı. Financial Times'ın Türkiye'nin Kobene'de u dönüşü yorumuna yol açan bu gelişmeyi siz parti olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, şöyle yanıt vermişti:

"Bizim için YPG terör örgütü değildir. Şimdi bir kere terör örgütü olarak sivillere genç, yaşlı, kadın, erkek demeden öldüren örgütlenmelere biz ‘terör örgütü’ diyoruz. PKK bu bağlamda terör örgütüydü, çünkü genç, yaşlı, kadın, erkek demeden katletti. Ancak YPG'nin şu ana kadar Türkiye'ye veya kendi halkına yönelik böyle bir uygulaması olmadı. Olursa tabii ona  da karşı çıkarız. YPG kendi vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşumdur.

Şimdi hükümet Barzani'ye silah gönderdi. Barzani de diyor ki, biz bunları YPG'ye verdik. Bizim korkumuz şu; bu Silahların PKK'nın eline geçeceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Bu silahlar bizi vurabilir. Bunu göz önüne almak lazım. Biz silah göndermektense askerimizin oraya gitmesinden yanaydık.”

Şimdi "PYD terör örgütü değildir" sözleri nedeniyle hakkında inceleme başlatılan Erdal Aksünger, şunları kaydediyor:

''PYD 2003’te Esad döneminde daha böyle konular yokken bir parti olarak kurulmuş. Daha sonrası itibariyle PYD Türkiye’deydi zaten. Buradaki amaç sadece linç etmek ve iktidarın oyunlarına gelmekten başka bir şey değil. Şu an linç yapmaya çalışıyorlar. Parti eğer soruşturma açıyorsa parti de katılıyor demektir.

PYD ya da başkası fark etmez. 2015’e kadar bunların hiçbirisi terör örgütü filan değildi. 7 Haziran 2015’ten sonra iktidar, HDP ne zamanki ‘Biz seni başkan yaptırmayacağız’ dedi, Selahattin Demirtaş’ın söyleminden sonra, Türkiye’de ciddi bir şekilde bunların hepsi farklı bir düzleme oturdu. Bir kere rasyonel olarak konunun ne olduğunu incelemek lazım. Devamlı hamaset üzerinden devamlı bir siyaseti körüklemek, Erdoğan’ın izlediği siyasetin arkasına takılmak anlamına gelir. Bu yapılanların hepsini Türkiye’nin yaptığını söylemek doğru değil, bu aslında iktidarın kendi yaptığı bir politika aslında."

''Geçmişte de bunların yaptıkları politikalarda ne yanlışlar yapıldığını ortaya koymak adına şunu söylemek lazım'' diyen Aksünger, şunları kaydetti:

''Türkiye gerçekten büyük ülkeyse, ki büyüktür, AKP iktidarı döneminde büyük olmadı Türkiye sonuçta; bu şartlar altında oturup barışı kendi başına sağlayabilir. Ben şunu izah ettim zaten orada: Suriye’de eğer siz başlangıcında böyle olaylar gerçekleştirmeseydiniz ne orada öyle bir olay olacaktı ve kazanımlar bugünün çok ilerisinde olacaktı.

Bugün kazanım diye konuştuğumuz şey 2009’dakinden çok daha geride. Eğer iktidarın politikası Amerika ile kalkıp içeride bir eğit-donat, Suriye’de Şam rejimine karşı darbe girişiminde bulunanlarla yaptıkları bu çalışmaların hepsi Amerika’nın ürünü.''

''Amerika hem bir taraftan IŞİD’i yarattığı konusunda kendi açıklamaları var öbür taraftan da gelip hem Türkiye ile hem de Kürtlerle birlikte ortaya tam bir emperyalist senaryo koydu'' şeklinde konuşan Aksünger, sözlerini Suriye ile barış vurgusu yaparak, "Buradan baktığımız zaman zaten konu ortada. Biz eğer ilk günden Suriye’de barışın tarafında ve Suriye’nin parçalanmaması noktasında diyalog içerisinde olsaydık bugün bu kadar cinayetlik işler yaşanmazdı. Ne Türkiye ordusu ‘Milli Suriye Ordusu’ diye ne olduğu belli olmayan bir orduyu önüne katıp bir yerlere gitmezdi, böyle bir saçmalık olmazdı" görüşünü dile getirdi.