Haz 05 2018

"Bütün parti yöneticilerinin telefonları dinleniyor, bunu diktatörler yapar"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, emek ve meslek örgütleri yöneticileriyle bir araya geldi.

Şişli'de bir otelde düzenlenen toplantıda bir konuşma yapan Kemal Kılıçdaroğlu, sandık güvenliğine dair açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu, “Sandıkların güvencesi konusunda hiç kimsenin en ufak bir endişesi olmasın. Bu konuda alınması gereken bütün önlemler, Türkiye sathında alınmış durumda. Gönüllüler, sivil toplum kuruluşları, barolar ve siyasal partiler ortak hareket ediyoruz. Bütün sandıkların güvenliğini sağlayacağız. O zaman bize düşen gidip oy kullanmak. Tatil, şu, bu falan değil, gidip oyumuzu kullanacağız. Demokrasisi gelişmiş, insan hakları gelişmiş, yargı bağımsızlığı sağlanmış ve örgütlenme önündeki bütün engelleri kaldırıldığı bir Türkiye'yi inşa etmek için sandığa gideceğiz" dedi.

Kılıçdaroğlu, seçimlere iki farklı tercih olduğunu, bunun birincisi dikta yönetiminde yana olan Cumhur İttifakı, ikincisi olan Millet İttifakı'nın ise demokrasiden yana olduğunu belirterek, “Eski parlamenter sisteme dönmek istemiyoruz. Her gittiğimiz yerde söylüyoruz. Darbe hukukundan arındırılmış bir hukuk sistemiyle demokrasiyi yeniden inşa edeceğiz. Soruyorlar 'Siz eski parlamenter sisteme mi dönmek istiyorsunuz?' Hayır efendim. Asla dönmek istemiyoruz. 12 Eylül darbe hukukunun inşa ettiği bir parlamenter sistem, eski sistemdir, köhnemiş sistemdir. Biz daha çağdaş, daha uygar, önünde hiçbir engelin olmadığı, darbe hukukundan arındırılmış güçlü bir meclisin, demokratik, gelişmiş parlamenter sisteminden yanayız. Aramızda dağlar kadar fark var. Yüzde 10 baraj sisteminin olduğu yerde demokratik parlamenter sistem olmaz. Yıllardır itiraz ediyoruz biz buna. Dün darbe hukukundan yana olanlar bugün bize demokrasi dersi vermeye kalkıyorlar. Yüzde 10 seçim barajının olduğu parlamenter sisteme dönmek istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, yargı bağımsızlığına da değindi konuşmasında ve şunları söyledi:

“Gelişmiş ülkelerin demokrasisi ne ise Türkiye'ye getirilmesini istiyoruz. Demokrasiyi herkes için savunuyoruz. Yargı bağımsızlığını savunuyoruz. Her milletvekili parlamentoda özgür iradesiyle karar vermeli ve oyunu kullanmalıdır. Bizim demokratik parlamenter rejimden kast ettiğimiz budur. Gelişmiş bir ülkede hangi demokratik standartlar varsa tamamının Türkiye'ye gelmesini istiyoruz. Bu ülkenin insanları üçüncü sınıf demokrasiye layık değildir. Üçüncü sınıf demokrasiyi bizim için nimet olarak görenleri asla ve asla kabul etmiyoruz. Can ve mal güvenliğinin teminatı yargı bağımsızlığıdır. Yargı bağımsız değilse, bir kişiden talimat alıyorsa kimin can ve mal güvenliği olabilir? Bir kişi talimat veriyor, savcılar, güvenlik güçleri harekete geçiyor. Hakim saraydan nasıl bir talimat gelecek diye bekliyor. Bir yerlerden talimat alan hakimi, hakim olarak kabul etmiyoruz. Savcıyı da savcı olarak kabul etmiyoruz."

Kemal Kılıçdaroğlu, “Bir istibdat dönemi yaşıyoruz. Hepinizin cep telefonları dinleniyor. Hepimizin normal telefonları da dinleniyor. En başta benimki ve benim partili arkadaşlarımın. Bütün parti yöneticilerinin telefonları dinleniyor. Bir istihbarat devletine dönmüş durumdayız. Bunu diktatörler yapar. Özgüveni olmayan, diktatörler yapar. Diktatörler bir ülkeyi barış içinde yönetemez" dedi.