Haz 26 2018

CHP’de yeni tartışma: Parti kireçlendi, yenilenmesi gerekiyor

24 Haziran seçimleri sona erdi ancak tartışmalar daha yeni başladı. Anamuhalefet partisi CHP’de en çok konuşulan ise değişim.

Bunun nedeni, CHP adayı Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partisinden yüzde sekiz oranında fazla oy alması. Bu yeni durum, partinin ideolojik-siyasal yönünün nereye evirildiği ve partinin bundan sonra nasıl bir siyaset izleyeceğiyle ilgili tartışmaları tetikledi.

CHP milletvekili seçiminde yüzde 22,64 oy aldı, İYİ Parti ve Saadet Partisi'yle kurduğu Millet İttifakı'nın oy oranı da yüzde 33,94 oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) kurduğu Cumhur İttifakı ise yüzde 53,66 oya erişti.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ise partisinin son yıllarda kıskacında kaldığı yüzde 20-25 aralığından çıkıp yüzde 30'un üzerinde oy aldı.

CHP'yi yakından takip eden gözlemciler, seçim sonuçlarının başarılı olup olmadığını değerlendirirken, İnce'nin yakaladığı ivme ile parti yönetiminin izlediği siyaseti ayrı tutuyor.

Ama CHP'nin bundan sonra izleyeceği yol için "yönetim değişikliği ve İnce'nin de yönetimde söz sahibi olması gerektiği" de dile getiriliyor.

BBC Türkçe’den Çağıl Kasapoğlu’nun haberine göre, İnce için, "gençlere hitap edebilen, yenilikçi ve kısa sürede kitleleri sokağa dökebilecek, meydanlara milyonları toplayabilecek bir siyaset adamı" deniliyor. CHP için ise "kireçlendiği ve yenilenmesi gerektiği" yorumları yapılıyor. Haberde şu değerlendirmeler yer alıyor:

“Başkanlık sisteminin uygulamaya geçtiği yeni düzende partiler seçimden sonra değil, seçimden önce ittifaka gitti, saflarını tuttu. CHP de siyasi ortaklarını merkez sağda aradı. Bu kararı eleştirenler CHP'nin değerlerinden uzaklaştığını, kendisini yanlış yerde konumlandırdığını söylüyor.”

CHP'yi ve Türkiye solunu yakından takip eden siyaset bilimci Doç. Deniz Yıldırım, bu durumun "stratejik bir hata" olduğu görüşünde. Her ne kadar önceki seçimlerin sonuçları rakam olarak avantaj gibi görünse de Yıldırım'a göre Türkiye'de siyasal gerçekler matematiksel analizlerden farklı.

Yıldırım, CHP ile oyların artacağı düşünülse de, bu ittifakın aslında CHP'nin almak istediği sağ oylara da engel olduğunu söylüyor ve devam ediyor:

"Özellikle Karadeniz'de sahada konuştuğum Saadet Partili ve İYİ Partililer, örgütlenme, kendilerini anlatma zorluğu yaşadılar, hakarete, tacize uğradılar. Hitap ettikleri mahalle AKP mahallesi olduğu ve bu mahallede tamamen iktidar medyası olduğu için, İYİ Parti ve Saadet düşmanlaştırıldı, görünmez hale getirildi."

Deniz Yıldırım’a göre, Kemal Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce arasında bir makas oluşmuş durumda.

CHP'nin stratejik olarak merkez sağı ortak seçmesini eleştiren isimlerden biri de eski CHP Ankara milletvekili, İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkan Vekili Şenal Sarıhan. "CHP, ülkenin sola bakan yüzüyle birlikte olmak, oradaki kuruluşlarla birlikte olmak yerine sağda bir birleşmeyi tercih etti ama yarar getirmediğini görüyoruz" diyor.

CHP içinde, ittifak stratejisinin doğru olduğunu, güçlü bir muhalefet için bunun şart olduğunu savunanlar da var. CHP'den Ankara milletvekili adayı olan ancak 24 Haziran'da meclise giremeyen siyaset bilimci Prof. Tarık Şengül, Türkiye siyasetinin yeni düzeni olarak nitelediği ittifakların kaçınılmaz olduğunu söylüyor ve devam ediyor:

"Zorlama koalisyonlar yaratıldı. AKP de MHP'ye muhtaç hale geldi. CHP de koalisyona itildi. Bunda bir sorun görmüyorum çünkü bu seçimde mücadele edebilmenin koşulu kalmadı. Türkiye siyasetinin buraya itilmiş olması son derece sağlıksız. Böyle bir siyasi çerçevede koalisyon yapmama lüksü kalmadı."

CHP ile Muharrem İnce'nin aldıkları oylar arasındaki farkları belirleyen faktörler neler?

Bu noktada, Muharrem İnce'nin kampanyası dikkat çekici bir şekilde başarılı görülüyor. Şenal Sarıhan, İnce'nin tabanda yarattığı heyecan ve beklentinin hem Türkiye siyaseti hem de partinin geleceği açısından önemli olduğu görüşünde:

"Bizim başarımız parti olarak yok. Ama Muharrem İnce'nin başarısı var ve bu partiye örnek olmalı."

Parti içinde ve partiye yakın çevrelerde "İnce ikinci tura kalsaydı cumhurbaşkanı olurdu" kanısı hakim.

Prof. Tarık Şengül de daha önceki seçimde CHP'nin Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday gösterdiğini hatırlatıp, İnce'nin adaylığı ve seçim sonuçları için "CHP'nin kendi içinden bir değeri çıkarmasını doğru buluyorum. Yenilgi yaşanmış olabilir ama kendi değerlerimizi taşıyan bir ismin çıkması uzun vadede CHP'ye kazandıracaktır" diyor.

1973'te CHP lideri olarak Bülent Ecevit, dönemin Adalet Partisi lideri Süleyman Demirel'e karşı oy oranını artırıp yüzde 33'e çıkarmış, sonuçlar CHP için bile sürpriz olmuştu. Türkiye solu 1977 seçimlerinde ise genişlemiş ve Ecevit'le CHP'nin oranı yüzde 41'e kadar çıkmıştı.

Bu durumu hatırlatıyor Doç. Yıldırım ve  Muharrem İnce için de "Kampanyası başarılı ama taşıyıcı kolonları yerelde onu destekleyecek düzeyde değil" diyor. Yıldırım, bundan sonraki sürece ilişkin ise "Artık tazelenme ihtiyacı var. Bu kampanya CHP'de liderlik değişiminin gerektiğini gösterdi. Lider arayışında CHP'yi 40 günde yüzde 30'un üzerine taşımış bir isim olarak İnce'nin genel başkan olması ve buna uygun olarak CHP'yi kendi stratejisine uygun şekilde planlaması, Mart ayındaki yerel seçimlerde de ilk kez gerçek anlamda hazırlıklı olarak kendisini göstermesi gerekir" diyor.