Ağu 02 2019

CHP'li Oran'dan erken seçim çağrısı

Türkiye seçim maratonunu geride bırakırken tekrar erken seçim ihtimalleri konuşuluyor. İyi Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ufukta erken seçimin görüldüğünü iddia etmişti.

Türkkan, yaptığı paylaşımda, "Herkes soruyor ‘neler oluyor’ diye. Kasım’da seçime hazırlanın..!" dedi.

CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran'dan da erken seçim çağrısı geldi. 

Oran, AKP’nin işsizlikle mücadele için hiçbir plan ve önceliğinin olmadığını, Türkiye’nin her anlamda sıkıştırıldığını, ancak iktidar bloğunun tükenmişlik içinde işi gücü bırakarak sadece içinden çıkacak partilere odaklandığını belirtti.

Bu nedenle “Henüz seçimden çıktık!” söyleminin yanlış olduğunu çünkü erken seçimlerin yaratacağı olası hasarın her durumda, mevcut iktidarın “tükenmişliğinin yarattığı hasardan küçük olacağına” işaret eden Umut Oran partisi CHP’ye de çağrıda bulundu.

Yerel seçimdeki göreceli başarının yeterli görülmeyerek büyük bir seferberlik hareketi başlatılarak, “daha iyi bir Türkiye’yi inşa etme” kararlılığının ortaya konulmasını isteyen Umut Oran, şöyle devam etti:

"Türkiye’de acilen bir iktidar değişikliği olması gerektiğine önce CHP üst yönetimi inanmalı ve halkı da inandırmak için çalışmalara derhal başlamalıdır. Türkiye’nin gerçek ihtiyacının tüm eksiklik ve olumsuzluklarından arındırılmış bir parlamenter sistem olduğu düşüncesini kitlelere mal etmek, en çok Cumhuriyet Halk Partisinin görevidir. Rejimin değiştiği ve Mustafa Kemal’in Cumhuriyeti’nden geriye sadece anıların kaldığı bir dönemde, yapılması gereken en son şey ‘iktidar bloğuyla uzlaşmak ve iktidarın zulüm düzeninin devam etmesi için’ sessiz kalmak olacaktır. Cumhuriyet çocuklarının beklemeye tahammülünün olmadığı herkes tarafından bilinmelidir."

Yazılı bir açıklama yapan CHP’li Umut Oran, açıklamasında özetle şunları aktardı:

"İktidar bloğu, her rüzgarla savrulan ve kendisi savrulurken Türkiye’yi de sürekli savrulmaya mahkûm eden bir düzen kurmuştur. Her gün yüzlerce işyeri kapanırken iktidar bloğu bir gözünü Babacan/Gül ortaklığına, diğer gözünü de Davutoğlu’na dikmiş beklemektedir. İktidarın, hiçbir ciddi konuda adım atacak halinin olmadığını gören iç ve dış güçler de Türkiye’yi sıkıştırmaya ve kendi çıkarları için Türkiye’nin geleceğini karartmaya odaklanmış durumdadır.

Gelinen noktada mevcut iktidar zihniyetinin Türkiye’ye ve Türk Milletine verebileceği hiçbir umut, güzel günler için atabileceği hiçbir adım yoktur zira iktidar bloğu “tükenmiştir.”

Ancak bilinmelidir ki bu tükeniş “geçici değil kalıcıdır.” AKP zihniyetinin Türkiye’yi, bölgeyi ve dünyayı anlama kabiliyeti olmadığı gibi geleceğe yönelik adım atma imkân, kabiliyeti de yoktur. Bu manada “Henüz seçimden çıktık!” söylemi yanlıştır zira erken seçimlerin yaratacağı olası hasar her durumda, mevcut iktidarın “tükenmişliğinin yarattığı hasardan küçük olacaktır.”

Öte yandan “erken seçim”, sorunlar yumağında boğulmak üzere olan Türk milletine bir umut olma kabiliyetindedir. AKP ve zihniyeti, mutlak suretle seçmenlerin karşısına çıkmalı ve “güvenoyu” almalıdır. İktidar bloğunun, kitlelerin gözünde, eğer hala küçük bir meşruiyeti varsa, sandıkta bir kez daha bunu ispatlamalıdır.

Şayet herkesin gördüğü gibi geniş toplum kesimleri iktidar zihniyetinden desteğini çektiyse o durumda da sandık sonuçlarını kabul etmeli ve ülkeyi daha fazla germeden “muhalefet rolüne” kendilerini hazırlamalıdır.

Bu noktada asıl görev muhalefet bloğuna ve doğal olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ne düşmektedir. Yerel seçimlerde elde edilen “göreceli başarı” üzerinden mevcut durumu “yeterli görmek” yerine, büyük bir seferberlik hareketi başlatarak “daha iyi bir Türkiye’yi inşa etme” kararlılığı ortaya konulmalı ve seçmenlerin parçası olmak isteyeceği yepyeni bir Türkiye hayali kitlelere aktarılmalıdır.

Bu hayalin ilk adımlarıysa CHP’nin baştan aşağıya kadar kurumsal değişimini tamamlaması, tüm anti-demokratik tüzük ve yönetmelik maddelerinin kaldırılması, seçmenlerin “Neden CHP’ye oy vermesi gerektiğinin” net olarak halka anlatılması, CHP’nin gerçek bir iktidar alternatifi olduğunun kitlelere gösterilmesi ve atılacak her adımın partinin öz evlatlarıyla belirlenmesinin sağlanmasıdır. Türkiye’de acilen bir iktidar değişikliği olması gerektiğine önce CHP üst yönetimi inanmalı ve halkı da inandırmak için çalışmalara derhal başlamalıdır. Türkiye’nin gerçek ihtiyacının tüm eksiklik ve olumsuzluklarından arındırılmış bir parlamenter sistem olduğu düşüncesini kitlelere mal etmek, en çok Cumhuriyet Halk Partisinin görevidir.

Aksi her durumda, hala ciddi bir oy desteğine sahip olan iktidar bloğunun yeniden oyun kurmasına, kitleleri algı operasyonlarıyla yeniden yanına çekmesine ve çöküş sürecine girmiş iktidarının ömrünü uzatmasına destek verilmiş olunacaktır. Oysa rejimin değiştiği ve Mustafa Kemal’in Cumhuriyeti’nden geriye sadece anıların kaldığı bir dönemde, yapılması gereken en son şey “iktidar bloğuyla uzlaşmak ve iktidarın zulüm düzeninin devam etmesi için” sessiz kalmak olacaktır. Cumhuriyet çocuklarının beklemeye tahammülünün olmadığı herkes tarafından bilinmelidir."

Haberin tamamı için tıklayın