Zülfikar Doğan
Oca 30 2018

CHP’nin ‘3 seçimlik maraton’ kurultayı

Türkiye ve dünyanın en eski ve köklü partilerinden birisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP), 3-4 Şubat 2018’de yapılacak 36. Büyük Kurultayı, gerek CHP gerekse Türkiye iç siyaseti açısından, kritik önemde.

Yerel seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Parlamento seçimleri olmak üzere, üç seçimin birden yapılacağı 2019 yılı öncesinde, ana muhalefet partisinin kurultayında parti içi siyasi mücadele ön planda.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısında 3 genel başkan adayı var; eski İstanbul Barosu Başkanı Prof. Ümit Kocasakal, eski Yargıçlar ve Savcılar Sendikası (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce.

Asıl mücadele 60 üyeli Parti Meclisi (PM) için yapılacak. PM üyeliği için, kıran kırana bir yarışın yaşanması, bin dolayında adaylık başvurusunun yapılması bekleniyor.

Kurultay öncesinde Kılıçdaroğlu’nun söylemi, muhalefet tarzı, muhafazakâr seçmenden oy alabilmek amacıyla sağa açılma stratejisi eleştiriliyor.

Oy oranının uzun süredir yüzde 20-25 aralığında takılmış olması, Atatürkçü-Ulusalcı-Kemalist çizgiden uzaklaşıldığı, sol-sosyal demokrat kimliğin geri plana itildiği iddiaları gündeme getiriliyor.

CHP’deki “sol muhalefeti” simgeleyen iktisatçı Selin Sayek Böke ve eski Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaner, 4 maddelik bir manifesto ile CHP yönetimini ve delegeleri, OHAL rejimine, tek adamlığa gidişe, siyasal İslam ve Neoliberalizme karşı durmaya, toplumsal muhalefeti örgütlemeye öncülük etmeye çağırdılar.

Böke ve Cihaner, “Bu siyaset, kapsayıcı bir sosyal demokrat programa ve anti-faşist mücadelenin gerektirdiği örgütlenmeye dayanmalı.

Zamanın ruhu dünyayı ve Türkiye’yi sağ siyasetin değerleriyle okuyan değil, sosyal demokrasinin ilkeleri ışığında, sınıf temelli, emekten yana, kendi ideolojik çizgisi ve toplum talebi konusunda net bir sol siyaseti çağırıyor.” dediler.

Ahval’e, Kurultaydan değişim beklediklerini söyleyen Böke, “CHP’nin önünde tarihi bir fırsat ve tarihi bir sorumluluk var. Bunun için yeni bir siyaset lâzım. Manifestomuza çok olumlu geri dönüşler var. Değişim umudu ve heyecanı yükseliyor. Bu umut, sadece bu kurultayla sınırlı değil ama başlangıç bu kurultayla olacak” diyor.

Partinin güçlü isimlerinden CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak Ahval’e şöyle devam etti:

“Kurultay’da, hızla rejim ve sistem değişikliğine götürülmek istenen Türkiye’nin, içerde ve dışarıda karşı karşıya bulunduğu tehlikeleri bizim gibi görenlerle, ortak bir zemin ve birliktelik oluşturacak yapıyı ortaya çıkartmak önemli.”

2019’da seçimleri kazanıp, demokratik parlamenter rejimi geri getirmeyi amaçladıklarını kaydeden Toprak, şöyle diyor:

“Kurultay’da Genel Başkan değişikliği beklemiyorum. 2019’da üç büyük seçim yapılacak. Yorulan kadrolarda kapsamlı bir değişiklik şart. Partimizin deneyimli ve güven veren kadrolarının göreve gelmesini bekliyorum.

Ekonomide, dış politikada ağır sorunlar, tehlikeler söz konusu. Ortak akıl reddedilmiş, bireyin özgürlüğü ortadan kaldırılmış durumda. Hukuk, adalet, yargı bitirilmiş halde. Partinin sağa, sola kaymasını tartışarak, ayrışmalar yaratacak bir dönem değil. Fakat asıl önemlisi, bu tehlikeleri öncelikli gören diğer kesimlerle, ortak zemin yakalayabilecek bir yönetim değişimini sağlayarak bu kurultaydan çıkmak.”

Daha önceki kurultayda, Kılıçdaroğlu’na karşı genel başkan adayı olan İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ise parti tabanının ve delegelerin “radikal bir yönetim ve politika değişikliği beklediği, bu beklenti karşılanmazsa kurultayın bitmiş olmayacağı, mücadelenin süreceği” görüşünde.

Parti içinde “derin ve dopdolu bir kurultay” beklentisinin hakim olduğunu kaydeden Balbay, Ahval’e şunları söyledi;

“Selin Sayek Böke’nin yayınladığı manifesto, daha önce parti kadrolarında olmamalarına rağmen, genel başkanlığa aday olan Kocasakal ve Eminağaoğlu’nun çıkışları, İnce’nin çağrıları bunun göstergesi. CHP bugüne kadar üç devrim gerçekleştirdi; Cumhuriyetin kurulması, çok partili sisteme geçiş, ortanın solu. Bu kurultayda dördüncü devrimin, özgürlükler ve demokrasi devriminin gerçekleştirilmesi beklentisi önde.

Şu anda Türkiye’de tek umut CHP. O yüzden üzerimize geliyorlar. Terör bitsin dediğimizde, ‘AKP’den yana mısınız?’ diyorlar. OHAL kalksın dediğimizde, ‘PKK-HDP’den yana mısınız?’ diye saldırıyorlar. Parti içi demokrasinin işlediği tek parti CHP. MHP’de Akşener çıktı, tasfiye edildi. AKP’de seçim kazanan Davutoğlu, Başbakanlıktan tard edildi. Demokrasiye tahammül yok. Onun için bu kurultay son şans. Öyle bir kadro, yönetim ve söylem çıkmalı ki, 2019 seçimini kazanacağına bugünden insanlar inanıp, ikna olmalı.”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun bu beklentiler çerçevesinde yeni bir ekonomi, dış politika, toplumsal barış vizyonu çizmesi, uzlaşı ve diğer siyasi hareketlerle ortak zemin çıkışı yapması bekleniyor.

AK Parti ve Erdoğan eleştirisinden ziyade, yapılacakların ön planda olacağı, gençlere ve kadınlara mesajlar verileceği belirtiliyor.

Metropoll Araştırma CEO’su Prof. Özer Sencar, Ahval’e değerlendirmelerini aktarırken, “Kongrelerde vizyon savaşından çok seçim ve delege savaşı oluyor. CHP, 2019’da iktidar hedefi ortaya koyacaksa, yeni bir siyaset üretmeli.” diyor.

Metropoll’ün Türkiye’nin Nabzı araştırmasının Aralık ayı sonuçlarında, AKP’li seçmenin yüzde 85’inin Erdoğan’ın söylem ve politikalarını onayladığına, CHP’de ise bunun yüzde 58 olduğuna dikkat çekiyor.

Prof. Sencar; “Muhalefetin uygulamalarını, kendi seçmeni bile yeterli bulmuyor. Bu ay henüz tamamladığımız araştırmamızda ise ilginç olan, AB’ye en çok karşı çıkan CHP seçmeni. CHP seçmeninin belirli konulardaki algısını, kendi partisi ve yöneticilerinin değil, iktidar partisinin oluşturduğu, kendi partisinin etkili olamadığı anlaşılıyor.” değerlendirmesini yapıyor.

AG Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı Adil Gür ise “Türkiye siyasetindeki temel sorunun muhalefet sorunu” olduğu görüşünde:

“Öncelikle, toplumun yüzde 70’i sağ, yüzde 30’u sol, o yüzden sol iktidar olamaz görüşü yanlış. 1980 öncesindeki gibi bir sağ-sol ayrımı yok. Seçmenin yüzde 50’sinden fazlası için sağ-sol fark etmiyor. Seçmen diyor ki, 15-16 yıllık bir iktidar var, şunu şunu iyi yapıyor, şunları yapamıyor. Sen ne yapacaksın? Muhalefet, nasıl çözeceğini söylemek, inandırmak, güven vermek zorunda. Bir restoran düşünün sürekli el değiştiriyor, zarar ediyor. Masa örtüsünü, menünü, mutfak şefini, garsonlarının hizmet anlayışını, asık suratını değiştirmezsen, patron istediği kadar değişsin. ‘Deniz Baykal giderse, CHP kazanır’ deniyordu, 2010’da Baykal gitti, Kılıçdaroğlu geldi durum değişmedi. CHP’nin sorunu çözüm üretememek. Kendi belirledikleri problemler üzerinden politika üretiyorlar, karşılığı olmuyor. Meselâ ABD’de Sarraf davası başladı, kalkıp 2013’teki belgeleri söylemleri gündeme taşıdılar.

Bunu o dönemde, 2014 yerel seçimlerinde yaptın, bir getirisi olmadı. 2019’a daha çok var, çok şey değişebilir ama her ay yaptığımız araştırmalara göre, CHP 1 Kasım 2015’teki oyunun altında. Yeni kurulan İYİ parti, CHP’den epey oy alıyor, daha aktif.”

Meclisteki üç muhalefet partisinden HDP’yi etkisizleştiren, MHP’yi yanına çeken AK Parti, son dönemde CHP’ye yükleniyor. Görevden alınan belediye başkanları, tutuklanan ve haklarında dava açılan milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bay Kemal” tarzındaki hitaplarla Kılıçdaroğlu’nu itibarsızlaştırma çabaları, hızlanmış durumda.

7 Haziran 2015 seçiminde, Merkez Türkiye Projesi, Emeklilere 2 maaş ikramiye, Aile Sigortası, Taşeron işçilere kadro, 1500 TL net asgari ücret gibi vaatlerle AK Parti’yi zorlayan CHP, yeni bir vitrin, vizyon, kimlik ve söylem ortaya koyarak, umut ve heyecan yaratmak zorunda.

16 Nisan referandumundaki “Hayır” blokunun, siyasal ve toplumsal tabanının daha da genişletilmesi için stratejiler üretmesi, yeni şeyler söylemesi gerekiyor.

Parti içi mücadelenin kurultay sonrasına sarkmaması, güven verecek bir yönetim değişikliğinin gerçekleştirilmesi zorunlu görünüyor.

2019’a gidilen süreçte, OHAL’den, ekonomik sıkıntılardan, enflasyon, işsizlik, kredi ve borç batağından bunalmış durumdaki suskun kitleler açısından, CHP’nin iktidar seçeneği konuma gelmesi için, Kurultay’da oluşacak yeni yönetimi zorlu bir süreç bekliyor.