Değişmeyen değişim

Murathan Mungan bir kez daha haklı çıktı.

Şu yerel seçimleri hatırısayılır bir farkla kaybettiğinden beri sesi duyulmayan, Twitter’ı bile terk eden Mustafa Sarıgül, meğer parti kurmanın hazırlığındaymış.

CHP’nin en kıdemli siyasetçilerinden Gürsel Tekin’in belirttiğine göre Sarıgül’ün partisi “ortanın sağında” konumlanacakmış.

Öyle mi değil mi kadrosu biraz daha belirlenince anlaşılacak da anlayamadığım bir şey var.

Muharrem İnce, bindi bir otobüse Türkiye’yi dolaşıyor.

Şimdi, Mustafa Sarıgül de Türkiye’yi dolaşacakmış.

Bu Türkiye’yi kısa bir süre öncesine kadar Ahmet Davutoğlu da dolaşıyordu, birçoğunda kongrelerini bile yaptı.

Bugünlerde Ali Babacan’ı da Türkiye’yi dolaşırken görüyoruz; Diyarbakır’dan Edirne’ye sürekli seyahat halinde.

Meral Akşener de uzun zamandır dolaşıyor.

HDP’de dolaşacak insan bırakmadılar, Kılıçdaroğlu ise muhalefeti tamamen Ekrem İmamoğlu’yla Mansur Yavaş’a devretti.

“Adalet yürüyüşünden” bu yana sokakta pek adım attığını gören olmadı.

Hepsinin ortak gündemi esnafın derdini dinlemek, esnaf da hepsine benzer şeyler söylüyor, sanırım her gelene de “oyum bu seçimde sizin” diyor ki her dolaşan büyük bir coşku ve alakayla karşılandığını iddia ediyor.

Ama DEVA ile Gelecek’in ben oldukça önemli partiler olarak görüyorum, ikisi birarada muvaffak olabilir mi şüpheli ama içlerinden hangisi kuvvetlenirse bence İYİ Parti’yi işlevsiz bırakacak.

Etyen Mahçupyan, Karar TV’deki yayında “dünyaya daha açık, kentli milliyetçi seçmenin” İYİ Parti’yi benimsediğini ve sahip olduğu oya bakarak “kilit parti” konumunda olduğunu söyledi.

İYİ’nin kabaca yüzde 10 oyu var, “şu anki” istatistiklere göre bu oy Gelecek’le DEVA’nın toplamının iki katı.

Ama bu seçimin İYİ’nin son seçimi olacağını düşünüyorum ben.

Bu nasıl olacak kestiremiyorum ama Millet İttifakı seçimi kazandığı takdirde Akşener’in Cumhurbaşkanı yardımcılığına çıkmasıyla olabilir ya da bu iki partiden biri AKP için “domino etkisi” yaratıp oylarını katlamaya başlarsa, İYİ Partinin de bir şey yapması gerekecek: Cumhur’a eklemlenmek veya yükselişe geçen partiyle birleşip çayın şekeri gibi içinde erimek -kendisi görünmez ama “tadını” bırakır.

İYİ’deki kıpırdanmaların altında yatan itici gücün de bu olduğunu düşünüyorum.

Bu kadroyla, bu söylemle, avuç içine yakılan kınayla gelinen yere gelindi.

Öcalan’a “Ermeni dölü” diyen bir siyasetçi değil artık Akşener, ama taban çok tutucu ve mehter takımı gibi bir gözü sürekli arkada.

“Kilit parti” meselesine gelince, bu seçimde sanırım kilit olmayan bir parti olmaya…

Derken, aklıma Sarıgül’ün partisi geldi, bir de bir eski konsolosun partisi vardı yanlış hatırlamıyorsam, bu iki partinin yanında efsanevi Vatan Partisini de ilave etmemiz gerekir, bu üçünden ikisi seçime katılabilir mi emin değilim ama toplamda 0,0001 alırlarsa bence takdire şayan bir iş yapmış olurlar.

Mustafa Sarıgül, istiyor ki Versailles’ın aynalı salonunda dolaşsın, 81 il başkanı ona “Mustafa Sarıgül” desin, o da kendisinden “Mustafa Sarıgül” diye bahsetsin.

Her yerde bir Mustafa Sarıgül ekosu…

Sarıgül…

Arıgül…

Rıgül…

Gül gül gül…

Murathan Mungan’ı düşün, dön bir daha.

Gül gül gül.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.