Şub 03 2018

Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden Genel Başkan seçildi

CHP’de bugün kurultay günü. Ankara'da gerçekleşen 36. Olağan Kurultay, Türkiye iç siyaseti açısından kritik bir yerde duruyor.

İki gün sürecek olan kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce genel başkanlık için resmen aday oldu. Daha önce adaylıklarını açıklayan Ümit Kocasakal ve Ömer Faruk Eminağaoğlu ise delegelerin en az yüzde 10'undan imza toplayamadıkları için aday olamadılar. 

Kılıçdaroğlu’nun söylemi, muhalefet tarzı, muhafazakâr seçmenden oy alabilmek amacıyla sağa açılma stratejisi eleştiriliyor son dönemde. Ancak buna rağmen koltuğunu korumasına kesin gözüyle bakılıyor.

Hürriyet’in haberine göre kurultayda, Kılıçdaroğlu kendisine karşı aday olan Muharrem İnce ile yan yana otururken, diğer yanındaki koltuk ise tutuklu milletvekili Enis Berberoğlu için boş bırakıldı.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında "Hükümete açık ve net bir çağrı yapıyorum. Suriye hükümetiyle derhal temasa geçin. Suriye'de toprak bütünlüğü sağlanacaksa Suriye devletiyle ilişki kurmak gerekiyor" görüşünü dile getirdi. 

İnce’den ise ilginç bir teklif geldi. İki seçimde partiyi birinci yapamayan genel başkanın istifa etmesi yolunda tüzük düzenlemesi yapacaklarını söyledi genel başkan seçilmesi durumunda.

İnce’nin konuşması kurultaya damga vururken, “parti içinde tuzu kurular var” sözleri dikkat çekti. “Bakırköy, Beşiktaş, Kadıköy (belediyeler) onları aldı mı yetiyor” diyen İnce’ye göre Erzurum, Şanlıurfa gibi iller onları ilgilendirmiyor. 

İnce, Afrin’de TSK ile ortak operasyon düzenleyen ÖSO’yu Kuvayı Milliye’ye benzeten Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da ağır ifadelerle tepki gösterdi. 

“Kuvayı Milliye askerlerinin ekmek almaya parası yoktu. Ne diyorsun sen cahil. Kuvayı Milliye’nin askerleri emperyalistlere karşı savaştı. ÖSO’nun derdi bir tane; Esad gidince onların sorunu bitiyor” diyen İnce, partisinden ise bu söyleme yeterli bir çıkış gelmediği yolunda sitemde bulundu:

 

“Ama ne yazık ki bir taraftan o kaçak sarayda oturan o tarih cahili konuşurken CHP’nin yöneticileri de bu tarih cahilinin haddini bildiremiyor, ona cevap veremiyor.  Niye aday oluyorsun diye soranlara söylüyorum: Kaçak Saray'daki tarih cahiline haddini bildirmek için adayım. İki ayrı yol, iki ayrı ihtimal var artık. Ya kazanacağız, ya kaybedeceğiz…" 

"Çocukların üzerine bomba yağdırılıyorsa ‘Kürtlere sahip çıkmayayım’ demeyeceğiz. 12 yaşındaki Kürt çocuklara sahip çıkacağız" diyen İnce, partisinin Kürt meselesine yaklaşımını da şu sözlerle eleştirdi:

"İktidar bizi HDP ile aynı kefeye koyar diye korku. E, koysun. Kürtler doğru söyleyemez mi? Kürtlerle beraber görünmeyelim diye siyaset yapılmaz. ‘Önce HDP'lileri hapse atarlar, sonra sıra bize gelir’ dedim. Muhalefetin birini hapse attı, diğerini yanına çekti, CHP'den de böyle memnunlar.”

ByLock konusuna da değinen İnce, "Mor Beyin tuzağına düşürülüp hapse atılan AKP milletvekilini de tek ziyaret eden kişi biz olduk, hapse atılan AKP milletvekiline de biz sahip çıkacağız” diyerek AKP tabanına da mesaj yolladı.

 

Öte yandan diğer partilerden temsilciler kongreye katılım sağlarken AKP’den herhangi bir katılım gerçekleşmedi. Bunun nedeninin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın genel başkanlığa yeniden seçildiği kendi kongrelerine CHP’nin temsilci göndermemesi olduğu düşünülüyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay konuşmasında Erdoğan’ı Gülen Cemaati ile ilişkileri ve PKK ile pazarlık masası kurması üzerinden yüklendi.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında Erdoğan’ın Gülen Cemaati’ne yönelik ‘‘Ne istediniz de vermedik’’ sözleri ile Oslo’da kurulan barış masasını hatılırlattı ve "Bu kurultay salonunda terör örgütlerine 'Ne istediniz de vermedik' diyenler yoktur. Bu kurultay tanımında terör örgütü tarafından aldatılanlar yoktur. Bu kurultay salonunda terör örgütleri ile pazarlık kuranlar yoktur’’ dedi.

Suriye’de krizin çözümü için hükümeti ile temasa geçilmesi gerektiğini avunan CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Suriye hükümetiyle derhal temasa geçiniz. Suriye'de toprak bütünlüğü sağlanacaksa Suriye devletiyle ilişki kurmak gerekiyor. Benzer ilişkiyi Irak hükümetiyle de kurmalıyız"  diye konuştu.

Cezaevinde tutuklu bulunan CHP milletvekili Enis Berberoğlu'nu da anan Kılıçdaroğlu, rahatsızlığı nedeniyle Kurultaya katılamayan Deniz Baykal ile Berberoğlu’nu şu sözlerle andı:

"İki değerli yoldaşımız aramızda yok. Biri Deniz Baykal, inşallah kısa sürede aramıza katılacak.

Ve aramızda olmayan milletvekilimiz Enis Berberoğlu. Enis Berberoğlu, hakkın, hukukun ve adaletin olmadığı ülkede hiçbir somut gerekçe gösterilmeden içeride tutulmaktadır.

Bütün yol arkadaşlarımın selamını gönderiyorum. Enis Berberoğlu'nun tutuklanma gerekçesi hiçbir belgeye dayanmayan belgeyle içeride. Onu tutuklayanlar şu an içeride.

Terör örgütlerinin bildiği nasıl devlet sırrı olur. İstediğiniz kadar baskı kurun. Biz bildiğimiz yoldan asla dönmeyeceğiz. Çünkü biz, Kuvayı Milliyeciyiz."

BBC Türkçe'den Fundanur Öztürk'ün aktarımlarına göre ise salonda atmosfer şöyleydi:

Kurultay başladığından bu yana en coşkulu anlar, Muharrem İnce'nin konuşması sırasında yaşandı. Öyle ki İnce'nin sözleri defalarca salondan yükselen destek sloganlarıyla bölündü. İnce, genel başkan seçildiği takdirde 45 gün içinde parti içi tüzük değişikliği yapılacağını söyledi.

İnce'nin konuşması sürerken, salonun coşkusuna karşın delegelerin tepkisiz kaldığı gözlendi. Öyle ki İnce'yi destekleyen izleyiciler, birkaç defa delege sıralarına seslendi.

Kurultay sırasında yaşanan belki de en gergin an, İnce'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'yla ilgili konuşması sırasında yaşandı.

İnce'nin Kılıçdaroğlu'nu 'ismi bile bilinmeyen' bir aday seçmekle eleştirdiği sırada salondan yuhalamalar yükselmeye başladı. 

Fakat İnce, "Yuhalamak yok, yolsuzluk yapanları yuhalayın. Bizim genel başkanımız yanlış yapar ama haram yemez" diyerek susturdu.

büyükerşen

Divan Başkanı Yılmaz Büyükerşen, "CHP'nin iki başkan adayı vardır, seçime de bu şekilde gidilecektir. Bu kadar." diyerek seçimlere geçilebilmesi için salonun hazırlanması talimatı verdi. 

Yeterli imzayı toplayamadığı için Genel Başkanlığa aday olamayan Ömer Faruk Eminağaoğlu ise sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "mevcut genel başkan 1136 delegenin imzasını Genel Merkezde alıp Kurultaya geliyorsa, gizli oy nerede, Kurultay nerde başlıyor, bu durumda seçim neden yapılıyor... 12 Eylülün %10ları ülkede iktidar yaratıyor, yetmiyor partiye taşınıyor, partide de iktidar için kullanılıyor... Adalet Kurultayında gücün hukuku uygulanıyor... Adalet ve Cesaret Kurultayında, adalet nerede cesaret nerede..." sözlerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi 36. Olağan Kurultay sonuç bildirgesi yayımlandı. Bildirgede şu ifadelere yer verildi:

CHP, kökleri Kuvayı Milliye'ye dayanan ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün izinde tam bağımsız, laik, demokrat ve çağdaş Türkiye'nin kurucu Partisidir. 80 yıllık (1923 - 2002) Cumhuriyet tarihi boyunca bütün Cumhuriyet hükümetlerinin katkısıyla uçurumun kenarında yıkık bir ülkeden, içerde ve dışarıda saygın ve güçlü bir ülke konumuna gelmişti.  Ancak; bugün Cumhuriyetimizin temeli olan kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılmış, tek adama dayalı parti devleti kurulmuştur. 

Darbe girişimi bahane edilerek karşı darbe gerçekleştirilmiş ve ilan edilen OHAL aracılığıyla temel hak ve hürriyetlerimiz yok edilmiştir.

Milli servetimiz ve birikimlerimiz yağmalanmış, geniş halk kitleleri işsizlik ve yoksulluğa mahkum edilmiştir. 

Daha acı olanı ise, birlikte yaşama irademiz; ayrıştıran, kutuplaştıran ve ötekileştiren kimlik siyaseti ile aşındırılmıştır.

Hiç kimse unutmasın bu ahval ve şerait içinde ülkemizin umudu kuruluşun ve kurtuluşun Partisi olan CHP Cumhuriyetin temel değerleri ve sosyal demokrasinin evrensel ilkelerinden ödün vermeksizin yoluna devam edecek, ülkemizi çağdaş uygarlığa taşıyacaktır. Hiçbir güç bizi bu kutsal davamızdan alıkoyamayacaktır. 

Bu çerçevede; önümüzdeki dönemin Parti Örgütünün hedef ve öncelikleri aşağıdaki ilkeler olacaktır.

1-Tek adam rejimine son verilecek ve kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter sisteme geçilecektir.

2-Cumhuriyet ve demokrasinin temeli olan laiklik ilkesinden taviz verilmeyecek ne dinin siyasallaştırılmasına ne de siyasetin dinselleştirilmesine izin verilmeyecektir.

3-Din, vicdan ve inanç özgürlüğüne müdahalelere izin verilmeyecek, yaşamın her alanında adalet ve huzur sağlanacaktır.

4-OHAL derhal kaldırılacak, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) yasama ve yargı denetimine alınacak ve 15 Temmuz hain darbe girişiminde bulunan FETÖ'nün siyasi ayağı kesinlikle ortaya çıkarılacaktır. 

5-Yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü sağlanarak, tüm vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği güvence altına alınacak, seçimler adil ve güvenli olacaktır. 

6-Kürt sorunu eşit yurttaşlık temelinde, ulusal bütünlük ve toplumsal uzlaşı ile çözülecektir.

7-Çağdaş demokrasilerde 4. güç olarak benimsenen medya özgürlüğü sağlanacaktır.

8-Yüksek katma değerli kapsayıcı büyüme hedeflenecek, eğitim ve sağlık parasız, kaliteli ve ulaşılabilir olacaktır. 

9-Herkes milli gelirden hakkını alacak, açlık ve yoksulluk sıfırlanacak, gelir dağılımı adaletini ve bölgesel kalkınmayı sağlamak devletin temel görevi olacaktır.

10-Tarımsal üretim planlanacak, ekilmeyen tarım arazisi kalmayacak, çiftçi desteklenerek ithalata karşı korunacak ve Türkiye tarımda tekrar kendi kendine yeten ülke konumuna getirilecektir.

11-Devlet şeffaf, tarafsız ve hesap verebilir olacak, kamuda tüm atamalar liyakata uygun yapılacak, yolsuzluk suçlarında zamanaşımı kaldırılacak, cezaları ağırlaştırılacak ve yolsuzluk yapanlardan hesap sorulacaktır.

12-Asgari ücret vergi dışı bırakılacak, taşeronların tümü kadroya alınacak, tüm kamu ve özel sektör çalışanlarına sendikalaşma özgürlüğü tanınacak, sendikalaşma özendirilecek, eşit işe eşit ücret uygulanacaktır.

13-Şehit aileleri ve gazilerimiz arasında uygulanan ayrımlar kaldırılacak, şehit aileleri ve gazilerimiz Milletvekillerine tanınan hak ve imkanlardan yararlanacak.

14-Kadınlara ve gençlere hayatın her alanında eşitlik sağlanacak, kadınlar ve çocuklar şiddete karşı korunacak, şiddet uygulayanlara verilen cezalar artırılacaktır.

15-Engellilerin sosyal ve ekonomik hayata eşit katılımı sağlanacaktır.

16-"Yurtta Barış Dünyada Barış" ilkesiyle bütün komşularımızla ulusal çıkarlarımız gözetilerek iyi ilişkiler kurulacak, AB müktesebatına uyum sağlanacak, AB'ye tam üyelik hedeflenecektir.

17-Havamız, toprağımız ve suyumuz korunacak, denizlerimizin, ormanlarımızın ve tarım arazilerimizin yağmalanmasına izin verilmeyecektir.

Cumhuriyet ve demokrasi, Laik ve çağdaş yaşam, Eşitlik, özgürlük ve dayanışma, Adalet ve Cesaret'le kurtarılacak, korunacak ve yüceltilecektir."

Yapılan hazırlıkların ardından CHP'nin yeni Genel Başkanını belirleyecek oylama 20.45 itibariyle başladı.

CHP'nin 36. Olağan Kurultayı'nda genel başkanlık seçimi  için oy verme işlemi sona erdi. Kurultayda delegeler 25 sandıkta oy verdi. Oy verme işlemi yaklaşık 2 saat sürdü.

Kurultay'da resmi olmayan sonuçlara göre Kemal Kılıçdaroğlu 790, Muharrem İnce ise 447 oy aldı. Yeniden Genel Başkan seçilen Kılıçdaroğlu'nun yaptığı ilk açıklama ise şöyle:

Önümüzdeki süreç sıradan bir süreç değildir. Zor koşullarda mücadele vereceğiz. Ülkesini seven her yurttaşın yanımızda olmasını rica ediyorum. Hapishanelerin tıka basa olduğu bir Türkiye'de kimse evinde rahat uyuyamaz. Gazetecilerin hapiste olduğu bir Türkiye'de kimse demokrasiden söz edemez.

Türkiye, tarihinin en zor dönemeçlerinden birini yaşıyor. İnsanlar kaygıyla Türkiye'nin bekasından söz ediyorlar. Şu soruyu hep beraber sormak zorundayız. 15 yılda bu beka sorunuyla Türkiye'yi kim karşı karşıya getirmiştir? Kendi ülkemizde barış içinde yaşamak istiyoruz.