Kılıçdaroğlu: Eski vekilin kızı özel kalem yapıldı, Soylu soruşturma açtırmadı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis'te partisinin grup toplantısında konuştu ve eski bir milletvekilinin kızının özel kalem yapıldığını, şikayete rağmen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun soruşturma açtırmadığını söyledi.

Şehir Üniversitesi'nin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kararıyla kapatılmasına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Üniversitelerimizi korumak, var olan sorunları çözmek, parlamentonun ve toplumun ortak görevidir. İstanbul Şehir Üniversitesi kapatıldı. Neden? İntikam almak için üniversiteyi kapattılar. Kimden? Sayın Ahmet Davutoğlu’ndan. Devlet kin ve öfkeyle yönetilmez. Devlette hak, hukuk, adalet, bilgi, deneyim olması gerek. Kapatan kararı Erdoğan Resmi Gazete’den yayınladı. Devlet, kinle, öfkeyle yönetilmez. Devlette, adalet, hukuk olması lazım. Siz bu benim rakibim, benim partimden ayrıldı, üniversitenin kurucusuydu dediniz. Bu zamana kadar bu üniversiteye bir çok yardımlar yaptınız, biz buna ses çıkarmadık. Şehir Üniversitesi kapatıldı ama gün gelir, devran döner, bu üniversite yeniden açılır" ifadelerini kullandı.

Gündeme damgasını vuran 'Z kuşağı' tartışmasına da değinen Kılıçdaroğlu, "Geçen hafta en çok tartışılan konulardan biri kuşağıydı. Üniversite sınavına giren gençler… Turist gelecek, otellerin dolması lazım deyip sınava erkene alalım, aileleriyle tatile çıkıp 5 yıldızlı otellerde tatil yapsınlar dediler. Sayın Erdoğan bu gençleri nasıl kandırıp oy alırım diye program yaptı ama bence o da pişman oldu. Çıktı, bunlar bir sürü laf etti ama onlar gerekli dersi verdiler. Sen Z kuşağından ya da Y kuşağından oy almak istiyorsan onların ne istediğini bileceksin. O kuşaktan oy alacaksan gençler asla baskıcı yönetim istemiyorlar, bunu yapabilecek misin? Gençler ‘Biz dayatmayı kabul etmiyoruz’ diyorlar. Önce sınav tarihini öne alarak dayatmayı gösterdin" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarının satır başları şöyle:

"Gençler ‘Seçilme tercihlerime karışma. Tercihlerimde özgür olmalıyım’ diyorlar. ‘Beni tornadan geçirmeye, tek tipleşmeye girişme’ diyor. Gençler ‘Eğitimde dünyayı yakalayacaksın. Beni dar bir alanla eğitime hapsetme. Sorgulama hakkımı elimden alma, beni kobay olarak kullanma’ diyor.

18 yılda 15 kez eğitim politikası değişti. Bu gençler seni samimi bulur mu? Hayatın her alanını sorguluyorlar. Gençler adalet, fırsat eşitliği istiyorlar.

Gençler, kim olursa olsun herkesten saygı görmek istiyorlar. İster siyasetçi, ister mahalle bakkalı, ister sade bir vatandaş…

Davranışlarına saygı görmek istiyorlar. Gençler hata yapabilir. Saygı içinde yapılan hatayı hoşgörü gösterin diyorlar. Gençler, adamını bulanı değil işini iyi yapanın kazandığı bir sistem istiyorlar. KPSS’yi kazanan biri adamını bulamadığı için iş alamıyor. Gençler iş istiyorlar. ‘Bize iş alanı yaratmıyorsun, Anayasa’yı ihlal ediyorsun’ diyorlar.

Bu kuşağı yakalamak gerekir. Teknolojiyi en iyi onlar kullanıyorlar. Bilgileri, birikimleri, dünyayı sorgulamaları daha ön yargısız. Herkese, her olaya daha objektif bakıyorlar. Sen gençlere öyle bakabildin mi? Z kuşağından oy istiyorsan dürüst olacaksın. Z kuşağı sınava girdi. Yarın inşallah kazanacaklar. Onlar annelerinin olmadığı yerde üniversite kazanırlarsa yurt sorunu karşılarında olacak. Gençler umudumuz ve geleceğimiz.

Bu ülkenin geleceği gençlere emanet edilmiştir. Daha yeteneksizler torpille işe başlarken, daha iyi iş için yurt dışını gösteren iktidardan hesap sormayacaklar mı?

Kütahya’dan bir örnek vereyim. Eski bir Kütahya milletvekilinin bir kızı var. Bu kıza hiçbir sınava girmeden memur olarak işe alıyorlar ve özel kalem yapıyorlar. Bu kız Kütahya’da değil, Ankara’da oturuyor. Tam 143 gün Ankara’da oturdu, yurt dışına çıktı, rapor gönderdi ve maaşını tıkır tıkır aldı.

Sanki Kütahya’da adam kalmadı Ankara’dan adam alalım dediler. Olay şikayet ediliyor. Ayrıntıların hepsi var. Hiçbir tahkikat yapılmıyor. Soruşturma açılmasını istemeyen Süleyman Soylu.

Sonra, Ankara’ya TOKİ’ye uzman olarak atıyorlar. Ben sınava giren 2,5 milyon genç kardeşime soruyorum: Kanada’ya gönderdiniz gencecik çocuğu oraya hizmet ediyor. Hiçbir geçerliği olmayan rapor gönderen kişiyi TOKİ’ye gönderiyorsunuz.

Bunlara gençler oy verir mi? Bu gençler size oy vermez. Saray’dakilerin iktidarına son verecekler de bu gençler olacak.

Altı üniversiteye rektör atandı. Dördünün yayınlanmış bir tane makalesi yok.Hani liyakat vardı? Nerede liyakat? O, kıskançlığından makale yazanları cezalandıracak. Böyle bir anlayışla üniversite bilgi üretebilir mi?

Türkiye adına üzülüyorum. Üniversiteler bilgi üretemez noktaya geldi. Vatandaş diyebilir bilgi üretse ne olur üretmese ne olur diye. Bir üniversite bilgi üretirse sanayici katma değeri yüksek ürün üretir. Bilgi üreten insanı kapının önüne koymazsak yapabiliriz.

Türkiye, bilgi üretiminde 18 yılda Suudi Arabistan, İran, ve Yunanistan’ın gerisine düştü. Saray’da oturan bu memleketi nereye getirdiğini biliyor mu? Y kuşağına ve Z kuşağına sesleniyorum. Size söz veriyorum, YÖK denen darbe kurumunu kaldıracağız. Üniversitelerin bilimsel ve yönetsel özerkliği olacak. Üniversitelerin mali özerkliği olacak. Üniversite tam anlamıyla bilgi üreten kurum olacak."

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz