Tem 26 2019

Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a: ‘Bakkal yönetememiş damadına ekonomiyi teslim ettin’

CHP’nin yerel yönetim politikalarını belirlemek amacıyla Sandıklı’da gerçekleştireceği çalıştay başladı. Çalıştayda konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, başkanlardan yedi ilkeye uymalarını istedi.

Konuşmasının başında siyasete duyulan güvenin zedelendiğini belirten Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

“Bizim topraklarda güven duyulan insana özü ve sözü bir insan denir. Bugün Türkiye'nin en temel sorunlarından birisi siyasete duyulan güven. Güçler ayrılığı olursa devlet güven verir. Ben bir haksızlığa uğradım, mahkeme bana adil davranıyorsa ben o ülkede güven içinde yaşıyorum demektir. Güvensizlik üzerine sağlıklı politikalar inşa edemezsiniz. Bir kişinin sözleri mahkemede, yasama organında kabul görür ve bir sözü ile yürütme harekete geçerse güvensiz bir toplumda yaşanır.

Ne oldu tek adam rejimine geçtiğimizden bu yana. Ülke binde üç büyüdü. Neden düştü? Türkiye hızla büyüyecekti sözde. Tek Adam rejimine geçtikten sonra Türkiye'nin milli geliri 135 milyar dolar düştü. Kişi başı gelir 9 bin dolara düştü. Soruyorum şimdi hangi vatandaşımızın evine yıllık 9 bin dolar giriyor. Demek ki size verilmesi gereken gelir başkalarına veriliyor, gelir dağılımında bozukluk var. Bankalardaki mevduatın yüzde 51'den fazlası dolar. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Türk lirasına güvenmiyor, geldiğimiz nokta bu. Bunu tetikleyen tek adam rejimidir.”

Yargıya güvenin yüzde 38’e indiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eskiden yargı bağımsızdır derdik. Bugün Türkiye'nin itibari tüm demokratik ülkelerde zedelenmiş durumda. Neden Türkiye Cumhuriyeti Devleti hukukun üstünlüğü konusunda geri gidiyor. Basın özgürlüğü konusunda da geriledik. Hapisteki gazeteci sayısı 134.”

Cumhuriyet kurulurken yapılan ilk işlerden birinin Osmanlı'nın borçlarını ödemek olduğunu anımsatan Kılıçdardoğlu; “Londra'daki bir avuç tefecisine Türkiye'nin bütçesi teslim edilmiştir. Ticari kredilere uygulanan faizlerin yüksekliğinden, Türkiye'nin üretimden kopma süreci ile karşı karşıyadır. Güçlü devlet üreten devlettir. Her alanda üreten devlettir. Her alanda üreten devlet dünyada saygın devlettir. Tek adam rejiminde Türkiye üretimden koparılmaya başlandı. Bu güzel topraklarda tamamını üretip satmamız gerekirken çiftçimiz perişan halde. Tablo geriye doğru gidiyor” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, konuşmasının ilerleyen bölümlerinde Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’a yüklendi:

“Bu topraklarda üretim satmamış gerekirken çiftçi perişan halde. Hani tek adam rejiminde bunlar düzelecekti. Bu devasa ekonomiyi, güçlendirilmesi gereken ekonomiyi bir bakkal dükkanını dahi yönetmemiş bir sosyetik damada emanet ettiniz. Baba- oğul devleti yönetiyor. Fakirlik yoksulluk bilmeyen birini getiriyorsunuz fakirlik sorununu çöz diyorsunuz. Haberi bile yok. Tek adam rejimi hanedanlık rejimidir. Örnek Türkiye Cumhuriyeti. Bu sosyete damat 15 paket açıkladı. 10- 15 paket açıklandı işsizlik arttı. 15 milyon işsiz var. Başarısızlığı tescil edilmiş kişi hala o koltukta oturuyor. AK Partililere sesleniyorum. Senin de çocuğun işsiz. Sosyete damadın hiçbir derdi yok.”

Kılıçdaroğlu CHP’li belediyelerde liyakatın esas alınmasını istedi ve başarının CHP’nin değil, halkın başarısı olduğunu vurgulayarak şu yedi ilkeyi belediyelere asmalarını istedi:

“1 - Yönettiğiniz belediyede hemşerilerinizi inançları, kimlikleri ya da yaşam tarzları itibariyle ötekileştirmeyiniz. Tüm vatandaşları kucaklayınız...

2 - Hizmeti belli kişiler, zümreler, akrabalar, yandaşlar için değil, halk için üretiniz. Sizi, bulunduğunuz makama taşıyanın belde halkı olduğunu asla unutmayınız.

3 - Fakir mahallelere pozitif ayrımcılık yapınız. Yatırımlarınızda bu mahallelere öncelik veriniz... Hizmet programınızda özellikle engelli - dezavantajlı gruplar ve kadınlar lehine irade ortaya koyunuz...

4 - Yoksullara yardım yaparken insan onurunu koruyunuz, ailenin ya da kişinin yoksulluğunu asla teşhir etmeyiniz. Yani halkçılığın temel ilkelerinden olan "sağ elin verdiğini sol el görmeyecek" anlayışına uygun davranınız...

5 - Harcamalarınızı, yatırımlarınızı mali disiplin içerisinde planlayınız. Harcadığınız her kuruşun hesabını millete veriniz. Bütçe kullanımlarınızla ilgili olarak belli aralıklarla belde sakinlerini ve kamuoyunu bilgilendiriniz. Bu aynı zamanda "israfla mücadele" demektir. Hiç kimse unutmasın "kul hakkı" halkçılığın temel ilkelerinden biridir...

6 - Yönetici atamalarında liyakat esasına mutlaka uyunuz. Partizanca uygulamalardan kesinlikle kaçınınız. Halkçılığın bir diğer temel ilkesi olan "işi ehline verme" kuralını, her atamada göz önünde bulundurunuz. Kamu yararına uygun olması şartıyla sizden önce başlatılmış projeleri sürdürünüz...

7 - Belediyeyi "adaletle" yönetiniz... Hakkı, hukuku ve adaleti her ortamda savununuz ve gereğini yapınız. Belediye çalışanlarının özlük haklarını eksiksiz koruyunuz, kimsenin işiyle ve aşıyla uğraşmayınız. Böylece size oy vermeyenlerin dahi size saygı duymasını sağlarsınız...”

Kılıçdaroğlu sözlerine çok konuşulacak ifadelerle devam etti:

“Belediyede siyaset yapacak kişi sadece Belediye Başkanıdır. Yardımcılarınız yapacak ise onu kapının önüne bırakabilirsiniz. Onlar o makamlara halka hizmet için geldiler. Neymiş efendim sizin söylediklerinizi değil de başka bir projeyi yapacakmış. Neden? Vekil adayı olacakmış. Hiç dinlemeyin. CHP'li vekilin akrabasıymış, Genel Başkanın yakınıymış dinlemeyin koyun kapının önüne!”


Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.