May 15 2018

Tanrıkulu, 8 bin kişinin dinlendiğini açıkladı: Arkasında MİT mi var?

MİT TIR’ları davasında ‘casusluk’la suçlanan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, 25 yıla mahkum edilip apar topar tutuklanmış, hemen ardından Kılıçdaroğlu, Ankara’dan İstanbul’a adalet talebiyle yürüyüşe çıkmıştı.

Yüz binlerce insanın katıldığı ‘Adalet Yürüyüşü’, Berberoğlu’nun dışında tüm olağanüstü hal uygulamaları ve tutuklama furyalarına karşı itirazın adresi haline gelmişti.

Sosyal medyada da Adalet Yürüyüşü'ne destek verenlerce binlerce mesaj atılmıştı. Almanya'da yayın yapan Süddeutsche Zeitung gazetesi sosyal medyada paylaşılan bazı mesajlarda CHP'lileri hedef alan casus yazılımını yazmıştı..

Haberde yer alan bilgilere göre Adalet yürüyüşü sırasında CHP'lilerin cep telefonlarına Alman Finfisher şirketi tarafından geliştirilen virüs bulaştırıldı. Twitter'da #adaleticinyürü hastagi ile atılan bazı tweetlerin altında, "yürüyüşte ve gösteride son durum" linki bulunuyordu. Linkin yönlendirdiği sitede ise casus yazılım bulunuyordu.

Almanya'dan satın alınan casus programla dinlenenler arasında CHP yöneticilerinin de olduğu ifade ediliyor. Dinlenenler arasında bulunan Sezgin Tanrıkulu Artı Gerçek'e yaptığı açıklamada casus program aracılığı ile en az 8 bin kişi dinlendiğini ve izlendiğini paylaştı.

Dinlenen kişilerden CHP’li olanların listelerinin kendilerinde mevcut olduğunu dile getiren Tanrıkulu, “Listedekilerin tamamının kimlerden oluştuğunu bilmiyoruz. Bizde CHP yönetimi ile ilgili olanların listesi var. Dinlenenlerden biri benim. Ayrıca kendimle ilgili kısımlar da var” dedi. Adı listede olanların onayı olmadan isim vermesinin doğru olmadığını belirten Tanrıkulu, söz konusu casus programın ağına takılanların sadece dinlenmediğini, aynı zamanda izlendiğini de belirtti. Tanrıkulu, “Bunları sadece dinlenen kişiler olarak değerlendirmek gerekmiyor. Casus programla takibe alınanlar hem izlenen hem de dinlenen kişilerdir” dedi.

Tanrıkulu, Alman Hükümetinden de açıklama beklediklerini ifade etti:

“Almanya hükümetinin onayı olmadan bu casus programının üçüncü taraflara, başka bir ülkedeki kuruma satılması mümkün değil. Zaten bu program şahıslara satılabilen bir program değil.”

Tanrıkulu'nun değerlendirmesine göre ise casus program Türkiye'den bir kuruma satıldı ve bu kurum MİT olabilir:

“Bu program mutlaka Türkiye’de resmi bir kuruma satılmıştır. Varsayalım ki bu Avusturya’dan bir kuruma satıldı. Onların CHP’yi dinleyecek halleri yok herhalde. CHP’yi başkaları dinleyip ne yapsın? Sonuçta dinleyecek olan Türkiye’deki kurumlardır. Burada Adalet Yürüyüşü sırasında bizi dinleyenler AK Parti’ye bağlı kurumlardır. MİT falandır.”

Yarın suç duyurusunda bulunacaklarını ifade eden Tanrıkulu, “Başvuruyu hazırlıyoruz. Tabi ikinci adım olarak da Alman hükümetinden açıklama bekliyoruz. Eğer bir açıklama olmaz ise bu kez Alman adli makamları nezdinde girişimde bulunacağız. Söz konusu şirket bu programı kime satmış? Alman hükümetinin bu satışa onayı var mı? Bunların yanıtını Alman hükümetinden bekliyoruz. Sonuç itibariyle Almanya’da bağımsız ve tarafsız bir yargı var. Yani hükümet yanıt vermezse bu kez adli olarak işin peşine düşeceğiz” diyor.

Tanrıkulu'nun ifadesine göre casus yazılımla ilgili CHP, haberin yayınlanmasından iki gün önce haberdardı:

“Bize bu konuyla ilgili bilgiler 2 gün önce ambargolu olarak gelmişti. Bu nedenle kullanmadık. Alman basınına yansıması bize bilgi verenlerle bağlantılı tabi. Konu basına yansıdıktan sonra bizden görüş alındı ve geniş biçimde kamuoyuna yansıdı. Biz bu işin peşini bırakmayacağız.”