'Çığa Cumhurbaşkanı başdanışmanı sebep oldu' diyen HaberTürk temsilcisi özür diledi

Van'ın Bahçesaray ilçesinde meydana gelen ve 38 kişinin ölümüne neden çığ faciası ile ilgili HaberTürk Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AKP eski Gülşen Orhan'ı suçladı.

Aydemir, "Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve eski AKP milletvekili uyarıları dinlemedi. İş makinaları ile yolu açtırdı. Yüksek desibel çığı tetikledi ve minibüs çığın altında kaldı" ifadelerini kullandı. 

Ancak açıklamadan saatler sonra Aydemir özür diledi.

Orhan'ın iddiaları yalanlamasının ardından Aydemir, sözleri nedeniyle özür dilediğini açıkladı.

Aydemir, "Bu acıyı çok yakından hissediyoruz. Bölgeden aldığım bilgiyi aktardım. Teyitsiz bilgi verdiğim için Gülşen Orhan'dan, vatandaşlardan özür diliyorum" dedi.

BirGün Gazetesi'nin haberine göre, Van'da iki kez çığ felaketi meydana gelirken, ilkinde beş kişi yaşamını yitirirken, ikinci çığ düşmesinde de arama-kurtarma çalışmalarına katılan çok sayıda kişi çığ altında kaldı ve toplamda 38 kişi yaşamını yitirdi.

Aydemir ise hayli tartışılacak bir iddia ortaya attı, çığ felaketinin AKP'li Orhan yüzünden yaşandığını öne sürdü.

Canlı yayında olanları anlatan Aydemir, Orhan’ın uyarıları dikkate almayarak iş makinaları ile güzergahındaki yolu açtırdığını ve makinaların çığa neden olduğunu savundu ve ekledi:

"Olayı anlamaya çalışmam anlamında birkaç telefon görüşmesi yaptım. Çatak’ta bir yemek organizasyonu var. Ak Parti eski milletvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ki kendisi de yaralı, Gülşen Orhan bir etkinliğe katılıyor. Kendi seçim bölgesi. Oradan çıkarken diyorlar ki ‘Burada çığ tehlikesi var, buradan yola çıkmayın, doğru değil.’ Ancak heyetle birlikte yola çıkıyor. Harabet diye bir geçit. Bu geçitten geçilmesi mümkün değil, kar kapatmış olabilir, burada çığ tehlikesi var. Üst noktada. ‘Narlıca’dan dahi geçemeyebilirsiniz’ diyorlar. Yani yol sıkıntılı. Yola çıkmadan önce Gülşen Orhan 4-5 iş makinasını yanına alıyor.

Narlıca Kara Yolları İstasyonu’ndan alıyorlar araçları. İş makinaları yolu açarak buradan geliyor. Burada çığ tehlikesi var kar yolu kapatmış iş makinalarıyla öncesinde müdahale edilmiş başka bir noktaya. Çığı tetikleyen şeylerden biri de yüksek desibel. Buraya kadar geliyorlar. Yolda telefon çekmiyor. Burada 3 bin 500 metre rakımdan söz ediyoruz. Ve orada çığın altında kalıyor minibüs. Daha sonra Can ve Şırnak’tan askerler oraya sevk ediliyor. Jandarma ve korucular da ikinci çığın altında kalıyor ve şehit oluyor. Öncesinde bir tedbirsizlik olduğu kesin. ‘Yola çıkılmasın’ deniliyor çıkılıyor iş makinası ile yol açılıyor. Sonrasında bu tür olaylarda aynı bölgede ikinci çığ tehlikesi olabileceği beklentileri var. Tedbirsizlik olduğu görülüyor. Olayın meydana gelmesinden önce yola çıkılması."

Orhan Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, iddiaları yalanladı. 

Bir yandan da çığ faciasında çok sayıda kişinin nasıl ve neden hayatını kaybettiği tartışmaları sürüyor.

Türkiye Dağcılık Federasyonu antrenörü Erhan Çalışkan, çığın düştüğü bir yerde ikincisinin gerçekleşme ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirtti. Çığ felaketinde, arama-kurtarma çalışmalarına katılacakların yanlarında DVI denilen bir sinyal cihazı olması gerektiğini ifade eden Çalışkan, "Bu cihaz çığ altındaki kazazedenin bulunduğu derinlik ve açı bilgisini ekrana yansıtır. Bu şekilde kazazedelere daha hızlı ulaşılır. Dağcılık faaliyetlerinde ve arama kurtarma çalışmalarında hayati önemde bir cihaz" yorumunu yaptı.

Çığ altında kalanları kurtarma çalışmalarına katılan AFAD, jandarma ve itfaiye, meydana gelen ikinci bir çığın altında kalmıştı. Üçüncü bir çığ ihtimali nedeniyle çalışmalara ara verilmişti.

Çalışkan çığ felaketi sonrasında yapılacaklarla ilgili şunları söyledi:

"Bütün arama kurtarma çalışmalarında ilk kural kendi güvenliğinizi sağlamaktır. Yani bir araç kazası gördüğünüz zaman bile önce kendi güvenliğinizi sağlama almanız daha sonra diğerlerine yardımcı olmanız gerekir. İlk yardım ekiplerine verilen eğitimlerde ilk söylenen temel bilgi budur. Çünkü kişi kendini kurtarmadan diğerlerini kurtaramaz.

Çığda arama kurtarma çalışmalarında öncelikle bölge gözlemlenir. Güvenli ve riskli alanlar belirlenir. Çünkü çığ düşmüştür. Başka çığlar düşebilir. Gözlemci güvenli bir noktadan olası çığ parkurunu gözlemleyerek olası düşmelere karşı ekibi uyarmakla görevlidir. Birkaç gözlemci de olabilir. Kazazedelerin bulunabileceği öncelikli noktalar belirlenir, alanda çalışan kişilerin kayıtları tutulur, tecrübesiz kişiler alandan uzaklaştırılır. Profesyonel ekipler çığ sondası, DVI denilen sinyal cihazı, çığ kaytanı gibi malzemelere alanda arama çalışmalarına başlarlar."

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) de çığ felaketi ile ilgili bir açıklama yayımladı:

"Elazığ’da meydan gelen depremin yaraları daha taze iken Van’nın Bahçesaray ilçesinde meydana gelen çığ felaketi tüm halkımızı derin bir yasa boğmuştur. Üç gündür devam eden çığ felaketinden dolayı halkımız bir taraftan çığın altında kalan insanlarımızı kurtarmaya çalışırken diğer taraftan tüm toplum bunun etkisiyle büyük bir üzüntü içine girmiştir.

Bizler çığ felaketinde yaşamını yitiren insanlarımıza Allahtan rahmet kederli ailelerine baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Yaralanan insanlarımızın bir an önce sağlığına kavuşmasını umut ediyoruz.

Doğa olayları, yıllardır halkımızın karşı karşıya kaldığı durumlar-mış  gibi gösterilse de gerçekler hiçte böyle değildir. Kürdistan’da yaşanan bir çok doğa olayı  irdelendiği  zaman arka planında tarihsel ve siyasal ihmalkarlıkların olduğu rahatlıkla ortaya çıkmakta ve tüm kamuoyu bu gerçeği bilmektedir. 

Bahçesaray’daki birinci çığ felaketi, kısmen doğa ile ilişkilendirilse de felaketin öncesinde yollarla ilgili yıllardır gerekli tedbirlerin alınmaması, olası felaketlere yönelik teknik hazırlıkların önemsenmemesi, yetkililerin çığ bölgelerine yönelik  seyahat saatleri ile ilgili uyarıları zamanında yapmaması, insan yaşamının buralarda yetkililer açısından ne kadar kıymetsiz olduğunu ve felaketlerin kader değil tedbirsizlik ve sorumsuzluk sonucu  olduğunu ortaya koymaktadır. 

İkinci çığ felaketi  de  yıllardır alınmayan önlemlere, yetersiz siyasal aklın ısrarı ve insan yaşamını kıymet biçmeyen sorumsuz tavrın eklenmesi ile ortaya çıkmıştır. Basında ve kamuoyunda da belirtildiği gibi kalabalık bir insan grubunun kimi uyarılara rağmen  hava destekli , ağır araçlar eşliğinde çığ bölgesine sürüklenmesi  ikinci  bir felaketin asıl nedeni  olmuştur. Bu hareketlilik ikinci bir çığ felaketini adeta tetiklemiştir.

Akp iktidarı, kriz içinde kriz üreten bir duruma gelmiştir. Yaşanan doğa felaketlerini bile fırsata çevirmek için insan yaşamını gözünü kırpmadan tehlikeye atan bu siyasi çizgi adeta bir çürümüşlük yaşamaktadır. Toplumun sorunlarını çözmekten öte daha da derinleştiren  AKP iktidarının  toplum  için büyük bir risk haline geldiğini tüm kamuoyu görmelidir.

Bu temel de Van- Bahçesaray ‘daki çığ felaketinden dolayı tüm kamuoyunu duyarlı olmaya ve hakikatin arkasında durmaya çağırıyoruz. Mağdur olan ve yaşamını yitiren tüm insanların aileleriyle dayanışma içinde olmak  bizim için insani bir tutumdur.

DTK olarak tüm toplumla bu acıyı paylaşmak için iki günlük yas ilan ediyoruz. Halkımızın bu tür felekatlerde dayanışmacı karakterini biliyoruz. Bu duyarlılıkla başta halkımızı, duyarlı STK’ları ve siyasi partileri Van-Bahçesaray halkıyla dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz. Van halkını ancak ve ancak siyasal menfaatlere alet edilmemiş samimi ve dürüst bir dayanışma ruhu ısıtabilir."