Tem 02 2018

‘Türkiye’nin ‘Çılgın Projesi’ gayrimenkul piyasasını çıldırdatacak’

İktidarın Çılgın Proje olarak tanıttığı, Kanal İstanbul projesi çevre katliamına yol açacağı endişesiyle tepkiye yol açıyor. Aynı zamanda bir rant kapısı da olacak bu proje. 

Forbes'tan Brennan Cusack, projenin gayrimenkul piyasasına bakan yönünü ele alyor ve "Türkiye’nin ‘Çılgın Projesi’ gayrimenkul piyasasını çıldırdatacak" diyor.

Cusack'ın bölgeden izlenimlerine de yer verdiği yazısı şöyle devam ediyor:

İstanbul’un dışındaki Sazlidere kıyısındaki küçük köyde sıradan bir gün. Kadınlar, köy pazarından aldıkları sebzelerle dolu alışverişi torbalarıyla, evlerine dönüyor. Erkekler bakkalın önünde oturmuş, çaylarını içiyor. Dışarıdan bakıldığında, bu köyün, 2023 yılında Marmara ile Karadeniz’i birbirine bağlayacak 400 metre genişliğindeki, 45 km uzunluğundaki kanalın geçtiğimiz ocak ayında açıklanmış güzergahı üzerinde olduğunun anlaşılması imkansız.

Köylüler buna hazır mı değil mi bilinmez ama, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “çılgın projesi” inşa edilecek. Haziran ayında bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı seçilmiş Erdoğan, Kanal İstanbul’u gerçekleştirmek için tam hız işe koyulmaya hazır. Bu onun, 2016 yılında açılan Üçüncü Boğaz Köprüsü ve bu yıl sonunda bitirilecek dünyanın en büyük hava limanından sonra, üçüncü mega projesi olacak. 

Ancak ülke ekonomik bir krize doğru ilerlerken, 24 Haziran’da sandık başına giden seçmenler, ikinci bir kanal için 15 Milyar dolar harcamaya değip değmeyeceği konusunda bölünmüşlerdi. Ne var ki Cumhurbaşkanı sanayii sektörüne ivme kazandırmak için bu projenin gerekli olduğunu söylüyordu. Gelgelelim, şimdilik bu projeye umutlarını bağlamış gibi görünen tek sektör, gayrimenkul sektörü. 

Sazlıdere’nin hemen arkasında gökdelen apartmanlardan müteşekkil yepyeni bir duvar yükseliyor. Tamamlanmış inşaatların arasındaki inşaat vinçleri caddelerdeki tabelalarda reklamı yapılan yeni inşaatlara malzeme taşıyorlar. İçinde şaşırtıcı sayıda pilates stüdyosu barındıran alışveriş merkezi’nin üçte biri boş. Dükkanların camlarına “kiralık” ilanları asılmış. 

Bu bölgedeki gayrimenkul fiyatları Mega projelerin ilk açıklandığı 2011 yılından bu yana artmış. Sadece Kanal değil,  yapılması planlanan kanalın hemen kuzeyinde yer alan yeni havaalanı da İstanbul’un Batı bölgelerindeki gayrimenkul fiyatlarının artmasına neden olmuş. TSKP Gayrimenkul Değerlendirme şirketinin genel müdürü Makbule Yönel Maya “yatırımcıların son yedi yılda bölgeye olan yoğun ilgisi fiyatların artmasına neden oldu. İnşaat firmaları da hızla bu bölgede yer tutmaya başladılar,” diyor. 

Köyün hemen arkasındaki ada olan Tahtakale’ye yatırım yapan firmalardan biri, devlete bağlı bir kuruluş olan Emlak Konut. Şirketin internet sitesine göre Emlak Konut bu bölgede altı adet konut inşaatı projesini bitirmiş, iki proje de halen sürüyor. Söz konusu projelerin tanıtımında, yapılan evlerin eski ve yeni havalanlarının tam ortasında, stratejik bir konumda yer aldıkları vurgulanıyor. Kanal projesi tamamlandığında, bu evler kanalın kıyısında da kalacaklar. TSKB’nin rakamlarına göre, gayrimenkul fiyatları bu bölgede 2010 ile 2018 yılları arasında metrekare başına %40 oranında artış göstermiş. 

Kanalın güzergahındaki diğer bölgelerde de benzer artışlar görülmüş. En yüksek artışlar ise Kanal’ın kuzeyindeki, kanala ve yeni havaalanına yakın Arnavutköy’de gerçekleşmiş. TSKB’ye göre bu bölgede metrekare birim fiyatları ortalama %60 civarında artmış. Bu patlamadan Emlak Konut da nasibini almış. İnternet sitesinde yer alan bilgilere göre, Emlak Konut’un Istanbul’daki 59 projesinden, tamamen ya da kısmen bitmiş 35’i kanal yakınındaki bölgelerde yer alıyor. 

Emlak Konut bu projelerin inşaatına devam etse de, Türkiye’deki ekonomik daralmadan onlar da etkileniyor. Emlak Konut’un hisse fiyatları geçtiğimiz yıl %11 oranında düşmüş ve bir daha da yükselmemiş, Haziran ayında ise son beş yılın en düşük seviyesini görmüş. Ayrıca Aralık 2015’te 4 Milyon dolar seviyesinde olan satılmamış konut ve ticari gayrimenkul stoğu, Haziran 2017’de 273 Milyon dolara yükselmiş. Ülke yüksek enflasyon ve yüksek faiz oranları ile mücadele ederken, Mart ayında konut satışları %14 oranında düşmüş. 

Bu durumda Kanal manzaralı evleri kimler alacak? Görüldüğü kadarıyla hükümet umudunu yabancılara bağlamış durumda. Türkiye 2017 yılından beri 1 Milyon dolar’ın üzerinde gayrimenkul alımı yapan yabancılara vatandaşlık veriyor. Bu sene bu teşviği 300 bin dolara düşürmeyi öngören bir kanun teklifi de verildi. Ayrıca hükümet ödemeyi kendi ülkelerinin para birimi ile yapan yabancılardan %18 KDV’yi de almayacak. Bu tür doğrudan yabancı yatırımların, bu sene başından beri %17 değer kaybetmiş Türk lirasındaki aşınmayı yavaşlatmaya yardımcı olması mümkün.

Gayrimenkul firmaları bu “çılgın projelere” yedi yıldan beri yatırım yapıyorlar. Artık yaptıkları bu yatırımlardan kazanç elde etmeye ihtiyaçları var. Türkiyeliler Kanal’a yapılacak milyonlarca dolarlık harcamayı ve kanal güzergahında yaşanacak yıkımı sorgulaya dursun, inşaat firmaları Kanal’ın inşaatına bu yakınlarda başlanmaması halinde kaybedecekleri milyonlarca doların hesabını yapıyorlar. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim kampanyasında “Kanal İstanbul Projesiyle dünyaya bir mesaj vereceğiz” demişti. Dünya bu mesajın satır aralarında Türkiye’de Gayrimenkule yatırım yapması bir davetiye bulabilir.