Oca 27 2018

115 hamile çocuk skandalı: Mağdurlar şikayetçi olmadı, 5 tutuklu var

Bu ay İstanbul Küçükçekmece’deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne doğum için gelen yüzlerce çocuk olduğu, ve çocuklarla ilgili kayıtların polise bildirilmediği iddiası gündemdeki diğer konuların gölgesinde kaldı. Sağlık Bakanlığı tarafından üzerine soruşturma başlatılan iddialara göre, 1 Ocak 2017- 9 Mayıs 2017 zaman dilimi içerisinde, yaşları 18’in altında 39’u Suriyeli 115 çocuğun hamile olduğu saptanmıştı. Çocuklara ilişkin hazırlanan listeye göre 38 çocuğun 15 yaşından küçük olduğu bildiriliyordu.

Hürriyet gazetesi yazarı Deniz Zeyrek, "115 hamile çocuk" skandalıyla ilgili kaleme aldığı yazıda bu vahim iddialara ilişkin son gelişmeleri paylaşıyor. Davadaki son gelişmeler şu şekilde:

-Küçükçekmece Adliyesi’nde bir başsavcıvekili ile iki savcı bu dava üzerinde çalışıyor. Bir taraftan küçük yaşta hamilelik mağdurlarının ve zanlıların ifadelerini alıyorlar, diğer taraftan da memur suçları açısından olayı ilgili birimlere bildirmeyen kamu görevlileriyle ilgili soruşturma yürütüyorlar. Şimdiye kadar elde edilen veriler şöyle:

- Hamile çocuk vakalarını bildirmedikleri (TCK 279/1) gerekçesiyle 2 kamu görevlisi hakkında adli kontrol kararı alınırken başka failler çıkar diye dosya açık tutuluyor. Verilebilecek cezanın üst sınırı 2 yıl olduğundan davada tutuklama yasağı var.

- Dosya sayısı 115 olarak açıklanmıştı, mükerrer olanlar ayıklanınca 110’a düştü.

- 50 dosya, zanlıların adrese dayalı nüfus kaydı esas alınarak “yetkisizlik” gerekçesiyle İstanbul’da Bakırköy, Çağlayan, Anadolu adliyelerinin yanı sıra Şanlıurfa, Bitlis, Van gibi adliyelere iletildi.

- 20 şüphelinin, 50 mağdurun ifadesi alındı. İfadeleri psikolog eşliğinde alınan 15 yaşından küçük mağdurlara karşı eylemleri gerçekleştiren şüpheliler, şikâyet aranmaksızın resen “tutuklama” talebiyle adliyelere sevk edildi. An itibariyle 5 şüpheli tutuklandı.

Soruşturma sırasında ortaya çıkan gerçekler, kız çocuklarını esir alan o “öğrenilmiş çaresizlik” durumu, meselenin adliyeler ya da Sağlık Bakanlığı’ndan önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın meselesi olduğuna ışık tutuyor.

Şöyle ki, ifadesine başvurulan mağdurların tamamı, hem Suriyelilerin, hem doğudan İstanbul’a göç eden vatandaşların yoğun yaşadığı bölgelerden. Hiçbiri şikâyetçi olmadı. Hiçbiri tecavüz ya da ensest iddiasında bulunmadı. Hiçbiri resmen evli değil.Çoğunun yaşı şüphelilerle aynı ya da 1-2 yaş küçük ve son olarak hepsinin çocuğu var.

Zeyrek’e göre 115 hamile çocuk haberi sonuçları bakımından son yılların en önemli habercilik olaylarından biriydi, çünkü ıız çocuklarının bu çağda hâlâ “evlenmek ve anne olmak zorunda bırakılması”durumunun ülkemizdeki yaygınlığını gözler önüne serdi.

Ayrıca bu tablo bize Medeni Kanun’un alanına giren konularda ve eğitim sisteminde son dönemde yapılan mevzuat değişikliklerinin, kız çocuklarını okulda tutacak devlet denetimini zayıflattığını da göstermiş oldu.

Öte yandan bu sorunu görüp engellemesi ve sorumluları cezalandırması gereken kurumların olayı “görmezden geldiğini”, hatta daha da kötüsü “meşrulaştırmaya çalıştığına’’ da şahit olduk.