Oca 17 2018

Hastane skandalı: 39’u Suriyeli 115 hamile çocuğun kaydı gizlendi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2017 yılında 387 çocuğun istismara uğradığını bildirdi. Bu rakam kayıt dışı vakaları kapsamadığı için gerçek sayının ne kadar dehşet verici olduğunu tahmin etmek zor değil.

İstanbul Küçükçekmece’deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ortaya atılan bir iddia, kayıtdışı çocuk istismarı vakalarının vehametini sergiliyor.

Hürriyet’te yayınlanan habere göre, 1 Ocak 2017- 9 Mayıs 2017 zaman dilimi içerisinde, yaşları 18’in altında 39’u Suriyeli 115 çocuğun hamile olduğu saptandı. Çocuklara ilişkin hazırlanan listeye göre 38 çocuk 15 yaşından küçük.

Hastanede görevli bir personel, çocuklarla ilgili kayıtların polise bildirilmediğini saptayınca önce tutanak hazırladı ardından da durumu savcılığa bildirdi. Hastanenin üst düzey bir yetkilisi konu ile ilgili bir ihmal olmadığı bilgisini aldığını, ancak raporu görmediğini ifade ederken, durumu ihbar eden görevli hakkında inceleme başlatıldığı ve görev yerinin iki kez değiştirildiği bildiriliyor. Sağlık Bakanlığı, hamile oldukları anlaşılan 18 yaşından küçük tüm çocuklara ilişkin bilgilerin Emniyet'e bildirilmesini şart koşuyor.

Herşey 2012 yılından beri hastanede görev yapan Ş.İ.N.’in (33), geriye dönük yaptığı incelemede 1 Temmuz 2001 doğumlu bir çocuğun hamile olduğuna ilişkin kayıtlara hastane sisteminde ve sosyal hizmet biriminde tutulmadığını anlamasıyla başladı.

18 yaş altındaki hamile çocuklara ilişkin bilgilerin adli birimlere ulaştırılmasının zorunlu olduğuna işaret eden görevli, hastanede psikolog olarak çalışan I.Ö. ile birlikte durumu tutanak altına aldı ve ikilinin imzaladığı tutanaktan sonra Ş.İ.N. geriye dönük incelemeler yapmaya başladı.

Yaptığı incelemeler doğrultusunda hastaneye 1 Ocak 2017- 9 Mayıs 2017 tarihleri arasında gelen 115 çocuğa ilişkin kayıtlar incelendiğinde, hamile oldukları tespit edilen 115 çocuktan 77’sinin 15 yaşın üstünde, 38 çocuğun ise 15 yaşından önce hamile kaldıkları anlaşıldı. 15 yaşın altındaki hamileliklerde rıza aranmaksızın çocuğun cinsel istismarı kapsamında olduğu belirtilen 12 Haziran 2017 tarihli tutanak Ş.İ.N.ve Psikolog I.Ö. tarafından imza altına alındı.

Tutanakta, yasal sorumluluğun bildirimi yapmayan Sosyal Hizmet Uzmanı N.D.’ye ait olduğu iddia edildi. Durum hastane yönetimine bildirilirken, ancak, yapılan bildirime rağmen işlem yapılmaması nedeniyle bu kez Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunuldu. Ş.İ.N.’nin savcılığa yaptığı başvuruda şüphelilerin “kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” suçunu işledikleri öne sürüldü.

Anılan suç 1 yıl hapis cezasını gerektirmekte; çocuğun 15 yaşından küçük olması durumunda ise verilecek ceza yarı oranında artırılıyor.

Savcılığın talebi ile sorumlu görülen başhekim yardımcısı Dr. A. A. ve Sosyal Hizmet Uzmanı N.D. için soruşturma izni verilmesi istenirken İstanbul Valiliği, 4 Aralık 2017 tarihli yazısıyla iki görevli hakkında soruşturma izni verilmediği yönünde karar verdi. Valilik, adli görevin ihmal edilmediği, görevliler hakkında görevi kötüye kullanma suçunun oluşmadığını bildirdi.

Çocuk istismarına yönelik vakaların mutlaka adli makamlara bildirilmesinin zorunlu olduğu kaydedilerek valiliğin kararının iptali için İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz başvurusu yapıldı. Başvuruda “Bu ihmalin varlığını araştırması gereken kurum cumhuriyet başsavcılıkları iken, valilik makamınca soruşturma izni verilmemesi hukuka aykırılık teşkil emekte. Asıl sorumluların araştırılmasına engel teşkil etmektedir” ifadeleri kullanıldı.


115 hamile çocuğa ilişkin kayıt listesine göre 2003 doğumlu iki çocuk da listede bulunuyor. Listede yer alan çocuklardan 11’inin 2002 doğumlu oldukları anlaşılırken aynı listede doğum tarihinden hastaneye geliş tarihine dek bir dizi bilginin yer aldığı listede yer alan çocuklardan 39’unun ise, Suriye’deki savaş nedeniyle Türkiye’ye göç eden ailelerin çocukları olduğu bildiriliyor.

Olaya ilişkin önce tutanak tutan daha sonra konuyu savcılığa bildiren Ş.İ.N. hakkında ise inceleme başlatıldı ve görev yeri iki kez değiştirildi.

Sağlık Bakanlığı’nın 2012’de tüm illere gönderilen “Kadına Yönelik Şiddet, Adolesan Gebeliği ve Doğum Vakaları” konulu yazısında yer alan ifadeler şu şekilde: “Adolesan gebeliği (çocuk gebeliği), doğum vakaları ve çocuk ihmali, istismarı vakaların tamamının olayın geçtiği yerde bulunan İl/İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği’ne bildirilmesi, çocuğun örselenmesini önlemek amacıyla adli sürecin sağlık kuruluşunda bulunduğu zaman zarfı içinde izlenmesi…”

İstanbul Barosu’na üye avukat Tuba Torun bu gelişmeler ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Yalnızca bir hastanede 115 çocuğun gebeliği hukuka aykırı ve suç teşkil eder şekilde gizli tutulmuş ve gerekli mercilere bildirilmemişse, diğer hastanelerle birlikte düşünüldüğünde ülkedeki çocuk hak ihlallerinin dehşet verici bir boyuta ulaşmış olduğu şüphesizdir. Çocuk gebeliğinin bir yasal zorunluluk olarak ilgili kurumlara bildirilmemesi, açıkça çocuk istismarının üzerini örtmek ve suça ortak olmak anlamına gelir… çeşitli şekillerde konunun üzerinin kapatıldığını görüyoruz.”