Muhalefetin mücadelesi yetmedi: 'Çoklu baro' yasası yürürlüğe girdi

Erdoğan talimat verdi, AKP hareket geçti, yasa taslağı hazırladı, MHP destek verdi, muhalefetin ve baroların karşı çıkmasına rağmen "çoklu baro" yasası mecliste kabul edildi. 

Yasa Tayyip Erdoğan’ın onayının ardından Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 

Yasanın yürürlüğe girmesi ile CHP, yürürlüğün durdurulması ve iptali istemi ile Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) gidiyor.

CHP’nin "Anayasaya aykırılık" itirazının temelleri çoklu baro sistemi ve TBB Delegelik yapısı üzerinde kuruldu. Barolar ise yasaya karşı eylemlere devam edecek.

AKP-MHP’nin baroların yapısını ve seçim sistemini değiştiren, kamuoyunda “çoklu baro” olarak bilinen 28 maddelik Avukatlık Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kanuna göre, avukat sayısı beş binden fazla olan illerde asgari iki bin avukatla yeni bir baro kurulabilecek. Bu şartlara göre bugün itibarıyla barolara kayıtlı avukat sayısı dikkate alındığında birden fazla baro, yalnızca İstanbul, Ankara ve İzmir'de kurulabilecek.

Dört kişilik kurucular kurulu, iki bin avukatın imzasını alarak kuruluş işlemlerini altı ayda tamamlayacak.

Türkiye Barolar Birliği (TBB), kuruluş işlemlerini yerine getirmek üzere kurucular kurulunu görevlendirecek. Kurucular kurulu, yeni baronun genel kurulunu toplayacak ve genel kurulda yeni baronun organları seçilecek.

Seçim sonucunun TBB'ye bildirilmesi üzerine baro, tüzel kişilik kazanacak.

Avukat sayısının iki binin altına düşmesi halinde TBB, ilgili baroya yazılı bildirimde bulunacak ve altı ay içinde kuruluş için gerekli olan asgari avukat sayısı sağlanamazsa o baro tasfiye edilecek.

Her baro, TBB Genel Kurulu'nda, baro başkanı ile sabit üç delege ve her beş bin avukat için ilave bir delegeyle temsil edilecek.

Kuruluş tarihine bakılmaksızın tüm barolar için, baro organlarının seçimi iki yılda bir ekim ayının ilk haftası içinde, TBB organlarının seçimi ise dört yılda bir aralık ayı içinde yapılacak. Seçimler, sonu çift rakama tekabül eden yıllarda yapılacak.

Duvar'ın haberine göre CHP, yürürlüğün durdurulması ve iptali istemi ile Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) gidiyor. 

CHP’nin Anayasaya aykırılık itirazının temelleri şu başlıklardan oluşacak:

"Çoklu baro Anayasanın 135. Maddesine aykırı: Her il için öngörülen tek baro yerine çoklu baro ve demokratik olmayan temsil, Anayasaya madde 135’e çok yönlü olarak aykırıdır. Çoklu baro sistemi, bölünmüş ve belki de kutuplaşmış avukatların ortak gereksinimlerini karşılamayı zorlaştıracaktır. Birbirlerine karşı, kayıtlı oldukları baroya göre partizan ve hasmane şekilde davranacak avukatlar ortaya çıkacaktır.

Baro seçimlerinde siyasi partiler belirleyici olacak: Barolar, “kendi üyeleri tarafından gizli oyla seçilen… Organlarının seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremezler.” Madde 135 çerçevesinde tekli baro uygulaması için geçerli olan bu kuralın çoklu baro uygulamasında olmayacağı açıktır. Zira çoklu baro örgütlenmesi, siyasal görüş farklılıkları ve ideolojik temelde gerçekleşeceğinden, böyle bir yapılanmada siyasal partilerin belirleyici olacağında kuşku bulunmamaktadır. Kuruluşunda bir siyasal partinin belirleyici olması kuvvetle muhtemel olduğu bir baroda aday belirleme işlemi de partiler tarafından kotarılacaktır.

Çoklu baro adil yargılanma ilkesine aykırı: Çoklu baro örgütlenmesinde siyasal ve dinsel faktörler, ideolojik ayrışmalar öne çıkacaktır. Avukatlara kendi iradeleriyle baro kurma imkânı tanındığında, bu amaçla bir araya gelecek kişiler, ister istemez yaşamlarında belirleyici olan siyasal, felsefi ve dinsel ölçütler temelinde buluşacaklardır. Oysa bu tür gruplaşmalar için siyasi partiler ve dernekler vardır; bu çeşit ölçütlerle oluşacak baro kamu tüzel kişiliği, kamu tüzel kişiliği kavramının doğasıyla çelişen şekilde partizan bir nitelik taşıyacaktır.

Barolar siyasal-dinsel-ideolojik aidiyetlere göre ayrışacak: İki bin üye ile kurulan bir baro, var olan baro karşısında üye sayısını artırmak için ve kuruluş gücünü muhtemelen bir parti veya cemaatten aldığı için, hukuk fakültesi öğrencileri ile, “siyasal kliantelizm” benzeri (burs, yurt gibi) bir ilişkiye girecek, baroya kaydı sağlandıktan sonra da, kendisine iş vaadi gibi mali sıkıntıyı aşıcı vaatlerde bulunulacaktır. Siyasal-dinsel-ideolojik aidiyetlere göre, daha öğrencilik döneminde başlayan ayrışmalar, tarafgir avukat görüntüsünü aşikâr hale getireceği için, siyasal gücü arkasına alan savunma, jursidictio (haklı ve gerçek olanı dile getirme) sürecinin bağımsız ve tarafsız bir biçimde ortaya çıkmasını engelleyecektir.

TBB delege sistemi eşitsiz ve ölçüsüz: Türkiye Barolar Birliği seçimlerine ilişkin olarak delege sayıları bakımından öngörülen eşitsiz temsil ilkesi (kanun teklifi, md.18) tamamen ölçüsüz olup, Anayasa madde 2, 13, 67 ve 135’in gereklerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Yönetilenlerin yönetime dengeli bir biçimde katılmasının sağlanması gereğini ve temsilde adalet ilkesini istikrarlı şekilde vurgulayan AYM içtihatlarına açıkça aykırı kapsamda bir kanun teklifini kanunlaştırmak, Anayasa’nın 11. maddesine ve 153/son maddesine de aykırı bir tavır oluşturur. Bu düzenlemenin yasalaşması durumunda baroların özerkliği ve bağımsızlığı ötesinde adil yargılanma hakkı ilkeleri ve demokratik hukuk devletinin temel gerekleri, geriye dönülmesi zor bir biçimde zedelenecek; hukuk güvenliği ve toplumsal barış açısından da ciddi sakıncaları beraberinde getirecektir.

‘Çoklu baro’ yasasının TBMM Adalet Komisyonu görüşmeleri sırasında komisyona girme talebi ile günlerce Meclis kapısında ‘Savunma Nöbeti’ tutan, yasanın geçmemesi için ‘Müzakere ve diyalog’ önererek ‘teklifi geri çekin’ çağrısında bulunan çok sayıda baro başkanı, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren yasanın Anayasa Mahkemesi sürecinde de eylemlerine devam edecek. Anayasa Mahkemesi başkanından randevu talep edecek süreci anlatmak isteyen baro başkanları bu süreçte de AYM önünde nöbet tutmayı hedefliyor."