Oca 17 2018

HDP ve DBP'yi hedef alan 'Çöktürme Planı'nda yargı da var medya da

 

HDP'yi ve DBP'yi hedef alarak siyaset dışı bırakmaya çalıştığı iddia edilen ve "çöktürme planı" olarak nitelenen belgenin ikinci bölümü için HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü bir araştırma önergesi verdi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından yönetilen belediyelere yönelik planın Anayasa ve kanun dışı yöntemlerle DBP'ye diz çöktürmeyi amaçladığını belirten Kürkçü, "Yaşam hakkı, örgütlenme özgürlüğü, ifade özürlüğü gibi birçok Anayasal hakkı askıya alan çöktürme planının bütün boyutlarıyla açığa çıkarılması” gerektiği çağrısında bulundu.

Sözkonusu belgelerde geçen bazı ifadeler şöyle:

“Bundan sonra asla iç tehdit olmayacak. Legal alanda örgütlenmesinin verdiği avantajlar, anayasanın kendilerine verdiği Anayasal hakları ve koruma zırhı terör destekçisi partiyi, dağdakilerden daha avantajlı duruma getirmiştir. Devletimizin ve milletimizin birlik ve bütünlüğüne kasteden bu hain grup, devlet olanaklarını da devletimize karşı kullanarak her türlü hokkabazlığı yaparak ülke bütünlüğümüzü tehdit derecesine varmışlardır.

Terör örgütünün uzantısı malum partinin kadroları ve ellerinde bulunan belediyelerin kademeli olarak tasfiyesine öncelik verilmesine azami önem verilmesi gerekmektedir. İç İşleri Bakanlığı yetkisinde olan belediyelerin terör örgütünün yardakçısı sözde partiden alınıp devletimizin denetimine verilmelidir.”

Kürkçü, belgede bahsedilen bazı tedbirlerin hayata geçirildiğini belirtti ve ekledi:

"Genelkurmay Strateji Plan Dairesi tarafından yazıldığı öne sürülen belgede halka karşı insanlık suçları işlenmesinin teşvik ettiği, planlamasının yapıldığı ve söz konusu birçok adımın geçtiğimiz iki yıl içinde atıldığı görülmektedir."

Soru önergesinde Kürkçü, hükümetten şu sorularına yanıt verilmesini istedi:

“Basına yansıyan haberlerde Kamu Güvenliği Müsteşarlığı’nca 2014’te hazırlandığı iddia edilen ‘çöktürme planı’nın 2. kısmının da olduğu ve söz konusu belgelerde ‘Bölgede yapılan harekatta alınacak acil tedbirler ve 84933840-3000-350-14 Askeri Birimlerinin Yetkileri’nin düzenlendiği ifade edilmektedir.

“Bu belgelerde şu ifadelerin geçtiği iddia ediliyor: ‘Bundan sonra asla iç tehdit olmayacak. Legal alanda örgütlenmesinin verdiği avantajlar, anayasanın kendilerine verdiği Anayasal hakları ve koruma zırhı terör destekçisi partiyi, dağdakilerden daha avantajlı duruma getirmiştir. Devletimizin ve milletimizin birlik ve bütünlüğüne kasteden bu hain grup, devlet olanaklarını da devletimize karşı kullanarak her türlü hokkabazlığı yaparak ülke bütünlüğümüzü tehdit derecesine varmışlardır. Terör örgütünün uzantısı malum partinin kadroları ve ellerinde bulunan belediyelerin kademeli olarak tasfiyesine öncelik verilmesine azami önem verilmesi gerekmektedir. İçişleri Bakanlığı yetkisinde olan belediyelerin terör örgütünün yardakçısı sözde partiden alınıp devletimizin denetimine verilmelidir.’

“Daha sonraki paragraflarda ise HDP’ye yönelik kanun ve Anayasa dışı tedbirlere başvurulacağının açıkça dile getirildiği görülmektedir.”

Sözkonusu belgede bir de basın bölümü mevcut. Buna göre, yabancı basının akreditasyon yöntemi ile denetim altına almanın gerekliliği vurgulanırken, bölgeye yerleştirilen AA ve TRT muhabirleri aracılığıyla çekilen görüntü ve haberlerin paylaşılması öngörülüyor.

Yine belgedeki bir diğer madde de şöyle:

“Sivil ölümlerinin duyurulmasının önüne geçilmesi, operasyon güçlerimizin moralmen çöküntü yaşatabilecek haber ve görüntülerin kullanılmamasına dikkat etmek yönetici konumdaki personelin sorumluluğu dahilindedir.”

Belgenin düzenlemeye çalıştığı bir diğer alan da yargı alana.

Buna göre;

“Bölgede operasyonlarda bulunan tüm personelimizin terör örgütünün ve yardakçısı partinin belini kırana kadar devletimizin tüm kurumları tam bir seferberlik içinde olduklarını akıllarında çıkarmamaları gerekir.

“Bu seferberlik vesilesi ile istenilen tüm lojistik destek, araç gereç ve yasal engellerin anında ve seri bir şekilde önlerinden kaldırılacağını bilmeli ve bunu operasyon içinde bulunan idari birimlerin dikkatini dağıtmaması gerektiği bilinmeli ve buna göre rahat hareket edilmelidir.”

“Savcının karşısına çıkma korkusu ile silahını kullanmaktan çekinen personelin yapmış olduğu davranışın sonuçlarının çok ağır olabileceği, bu sebeple şehit verebileceğimiz, silahını kullanmayarak devletin milletin bekasını tehlikeye düşüreceği, vatan hainlerinin, teröristlerin ve devlet düşmanlarının kendilerinde daha fazla güç bulacaklarını tüm personeller akıllarından bir an bile çıkarmayacaktır.

“Silah kullanımı konusunda yasal prosedürler düşünülmeyecek, bir seferberlik ve olağanüstü durum yaşandığı bilinmeli ve askeri mahkemelerde gereken her türlü düzenlemenin yapılacağı bilinmelidir.