Ağu 15 2019

PKK yöneticisi Kalkan cevapladı: Yeni bir çözüm süreci işareti var mı, şartlar ne olur?

Bugün PKK'nin silahlı mücadeleye başlamasının 35. yıl dönümü.

35 yıl önce bugün Eruh ve Şemdinli'de başlayan silahlı eylemlerine ilişkin Almnanya'dan yayın yapan Yeni Özgür Politika gazetesine konuşan PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, “35 yıl gibi uzun bir süre kesintisiz bir biçimde neredeyse dünyanın tüm gericiliğinden destek alan bir faşist sömürgeci-soykırımcı rejime karşı kendi öz gücüyle ve ağır bedeller ödeyerek direnmek, kuşkusuz bir halk açısından en büyük tarihi duruş oluyor” görüşünü dile getiriyor.

Bu mücadele ile Kürtlerin makus talihini yendiklerini savunan Kalkan, “Kürt halkına ve Kürdistan’a yok oluşu dayatan zihniyete karşı 15 Ağustos Atılımı başladı. 15 Ağustos Atılımı’na bu yok oluşu durdurmak, var olmak ve özgür yaşamak için ihtiyaç duyuldu. Böyle bir gerilla hamlesine bunun için girişildi” ifadesini kullanıyor.

Kalkan, “Başka türlü mücadele edilemez miydi?” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor:

“15 Ağustos 1984’e kadar 10 yıldan fazla bir süre boyunca Önder Apo ve PKK ideolojik, örgütsel, siyasi faaliyetler yürüttü. Sorunları ideolojik-siyasi mücadeleyle ortaya çıkartmak ve çözmek istedi. PKK’nin bu arayışı ve çabasına, TC sistemi 12 Eylül 1980 faşist askeri darbesiyle karşılık verdi. Darbe, Kürt soykırımını çok daha ağır ve katı, katliamcı saldırılarla yürütmek istedi. Öyle ki, Kürtler ve Kürdistan’dan söz etmeyi idamla cezalandırdı. Herhangi ideolojik-siyasi çalışma imkânı tanımadı.”

“Kürtlerin kendi kimliğini yaşaması, varlığını ifade etmesi ve özgürlük araması için hiçbir yol bırakılmadı” görüşünü savunan Kalkan, “Tek yol kalmıştı: O da gerilla direnişiydi. Bunu da Önder Apo gördü, PKK kararlaştırdı ve ölümsüz komutan Mahsum Korkmaz yoldaş öncülüğünde 15 Ağustos 1984’te Eruh ve Şemdinli eylemleriyle bir gerilla direnişine başlandı” diyor.

PKK’nin bir ‘Önderlik hareketi’ olduğunun altını çizen Kalkan, sözlerine şöyle devam ediyor:

“PKK’yi var eden ve bugüne getiren öyle rahat bir ortamda kolay bir mücadele değildir. En zor ortamlarda, en ağır faşist sömürgeci-soykırımcı baskı altında zorluk içerisinde kendi öz gücüyle kahramanlık çizgisinde yürüttüğü mücadele ile PKK bugüne gelmiştir... Önderlik gerçeği, 21 yıldır İmralı işkence ve tecrit sistemi altında rehine olarak tutuluyor. Buna karşı insan üstü bir direniş gösteriyor. Tam bir fedai duruş Önder Apo öncülüğünde zindanlarda, gerillada, tüm partide ve halkta yaşanıyor.”

Duran Kalkan, yeni dönemde nasıl bir tablo ile karşı karşıya olduklarına dair ise şunları kaydediyor:

“35. yılda hamlesel düzeyde büyük mücadeleler yaptık. İmralı tecridini kırdık, düşmana kahredici darbeler vurduk. Rojava Özgürlük Güçleri, DAİŞ’i Fırat’ın doğusunda silip attı. AKP-MHP faşizmi 31 Mart ve 23 Haziran yerel seçimlerinde ağır bir yenilgi yaşar noktaya getirildi. Bütün bunlar önemli gelişmelerdir ve kazanımlarıdır. Dikkate almalıyız ve doğru kavramalıyız. Basit görmemeli ve yaklaşmamalıyız. Bu kadar etkili mücadele yürütüp önemli kazanımlar elde etmiş olmamıza rağmen mücadele durmadı, savaş ortadan kalkmadı, süreç farklılaşmadı. Bu gerçekliği de görmemiz gereklidir. Dikkat edelim; AKP-MHP faşizmi birlik halinde faşist-soykırımcı saldırıları Kuzey, Güney ve Rojava’da arttırarak sürdürme çabasında. Hareketimizi ve halkımızı tehdit etmeye, açıktan imha edeceğini söylemeye devam ediyor. Hatta 31 Mart ve 23 Haziran yerel seçimlerinde yediği ağır darbenin intikamını faşist-soykırımcı saldırıları arttırarak almaya çalışıyor.”

CHP yönetiminin “yeni bir anayasa gerekli” söylemini de değerlendiren Kalkan, “Ama dikkat edilirse AKP-MHP faşizminin Özgürlük Hareketi’ne ve halkımıza karşı yürüttüğü saldırılara karşı çıkmıyor, tam tersine destek veriyor. Rojava’ya saldırısına destek verdiğini açıkça söylüyor” yorumunu yapıyor.

HDP’nin çözüm için çabalarına da değer biçtiklerini söyleyen Kalkan, “...Böyle bir süreç olursa ‘evet’ diyoruz. Böyle olmaz da faşist-soykırımcı güçler, Uluslararası Komplo temelinde Hareket ve halk olarak bizi yok etmek amacıyla topyekun özel savaş saldırılarını sürdürürlerse elbette bunun karşısında eli-kolu bağlı duracak, kurbanlık koyun gibi boynumuzu uzatacak, böyle bir saldırganlığa boyun eğecek değiliz. Tersine 15 Ağustos Atılımı çizgisinde bu saldırganlığı kırmak için 36. yılda çok daha büyük bir mücadeleyi ortaya çıkartacağız” diyor.


Söyleşinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.