Nis 27 2019

24 yıldır dinmeyen çığlık: Yakınlarımızın kemiklerini verin

Onlar, 24 yıldır gözaltına kaybedilen yakınlarının akıbetini soruyor. Yakınlarının kemiklerinin kendilerine verilmesini ve dua edecekleri bir mezarlarının olması talepleriyle yıllardır seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Cumartesi Anneleri'nin bu çığlığına önceki iktidarlar gibi AKP de duyarsız. 

Kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 735’inci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelmek isteyen Cumartesi Anneleri, bir kez daha polis tarafından engellendi.

Cumartesi Anneleri, polis engeli üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin bulunduğu sokakta eylemlerini gerçekleştirdi. Sokak, polisler tarafından her hafta olduğu gibi yine ablukaya alındı. Eyleme gelenler, üzerinde kayıpların fotoğraflarının olduğu tişörtler giyerek, gözaltında kaybedilenlerin fotoğraflarıyla karanfil taşıdı. 

MA'da yer alan habere göre, bu hafta 14 Nisan 1995’te gözaltında kaybedilen Kadir Keremoğlu’nun akıbeti soruldu.  

Bu haftaki açıklamayı yapan 12 Eylül 1980 darbesinde gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in ablası İkbal Eren, “Türkiye demokratik bir hukuk devleti olmadığı için, devleti yönetenler kendilerini hukukun üstünde gördüğü için, bizim barışçıl toplanma ve protesto hakkımız 36 haftadır keyfi bir biçimde engelleniyor. Bu engelleme, bizim haklarımızı ihlal ettiği gibi Anayasa'yı da ihlal eden gayrimeşru bir uygulamadır” diye belirtti. 

Yüksekovalı olan Keremoğlu ailesinin Van'da yaşadığını ifade eden Eren, şunları söyledi: 

 “Varlıklı olan aileyi tehdit eden JİTEM mensupları, ‘ölüm listesinde adınız var’ diyerek haraç istiyordu. Aile haraç ödemeyi reddedince hedef haline geldi. 75 yaşındaki Kadir Keremoğlu 14 Nisan 1995 tarihinde Van merkezdeki Keremoğlu Camii'nden çıkarken 01 EA 600 plakalı Beyaz Toros, 65 ER 279 plakalı Doğan, 06 FH 600 plakalı Broadway ve 34 ALL 82 plakalı otomobildeki kişiler tarafından kaçırıldı” diye hatırlattı. Aile yaptığı araştırma sonucunda, kaçırıldıktan sonra Yeşil kod isimli Mahmut Yıldırım'a teslim edilen babalarının önce Van JİTEM merkezine, daha sonra da Van Jandarma Alay Komutanlığı'na götürüldüğünü öğrendiklerini dile getiren Eren, “Ayrıca kaçırmayı gerçekleştiren araçlardaki JİTEM'le ilişkili şahısların kimlik bilgilerine de ulaştı. Van Valisi Mahmut Yılbaş'a giderek yardım talebinde bulunan aileye vali, ‘bana yazılı başvurmayın, size ancak sözlü olarak yardımcı olabilirim’ dedi. Van Emniyet Müdürü ise, ‘Siz devlete karşı isyan mı çıkaracaksınız’ diyerek aileyi tehdit etti. Dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’la görüşen aile buradan da sonuç alamadı.” 

Daha sonra söz alan Keremoğlu’nun oğlu Bahattin Keremoğlu ise, “Adalet talebiniz var. Devlete sesleniyorum; bırakın bu işkenceyi. Tek isteğimiz kemikleri bize versinler. Babamın da bir mezarı olsun. Haftada ayda bir Fatiha okuyacak bir mezarımız olsun. Adalet demekten vazgeçmeyeceğiz Hep bu alanlarda olacağız” dedi. 

Haberin detayına buradan ulaşabilirsiniz