Haz 05 2018

'MHP krizi büyüyor, AKP gizliden yoklama çekmeye başladı'

AKP, seçim yaklaştıkça yüzde 50+1’i yakalayıp yakalayamayacağının da hesaplarını yapmaya başladı.

MHP ile ‘Cumhur İttifakı’ kuran AKP, kamuoyu araştırmalarının ekserisine göre istediğini bulamamış gibi gözüküyor.

MHP’ye oy verip Erdoğan’a oy vermeyecek bir kitlenin oluştuğu son dönemde gündeme gelirken AKP içinde de bu ittifakın ne kadar fayda sağladığı konusunda yaşanan krizin büyüdüğü konuşuluyor.

Cumhuriyet’ten Erdem Gül’ün haberine göre AKP, henüz kampanyasını başlatmayan MHP’den ittifaka ve Recep Tayyip Erdoğan’a ne kadar oy geldiğini ölçmeye başladı.

AKP anketlerle her programını planlayan bir parti olarak öne çıkarken MHP’de ise durum tam tersi. Seçim dönemleri de dahil oy oranlarıyla ilgili anket yapma geleneği bulunmuyor... 

Erdem Gül, AKP’nin sonuçları bıçak sırtı ve ikinci tur olasılığını yüksek gösteren anketlere karşı, “Erdoğan’ın ilk turda kazandığı, parlamento seçimlerinde de kendi oyunun yüzde 46 bandında olduğu” açıklamalarını yaptığını ancak AKP sözcülerinin açıklamalarında ittifak ortağı MHP’nin durumuna ilişkin bilgi bulunmamasının dikkat çektiğini söylüyor.

Bu süreçte AKP’nin ittifak ortağı hakkında bir tür “yoklama” denebilecek anketler ve ölçümler yaptığını belirtiyor Gül ve ekliyor:

“AKP ve MHP kulislerine göre 24 Haziran’da erken seçim kararı alınmadan hemen önce MHP’de başlangıçtaki büyük oy kaybı belli bir noktada durdu. Meral Akşener’in İYİ Partisi’ne partinin neredeyse yarısı oranındaki gidişten sonra MHP, az az olsa da oylarını artırmaya başladı. Ancak araştırma kuruluşlarından bu oy artışının, muhalefetten değil bizzat AKP’den geldiği bilgileri geldi. Sahadaki gözlemler de 1 Kasım seçimlerinde MHP’den AKP’ye giden ve “Ak kurtlar” diye nitelenen oylarda belli oranlarda geri dönüş olduğu bilgisini doğruladı. Dışarıdan yeni oy gelmeyip, ittifakın kendi içinde yer değiştiren oylar, AKP’de durumu anlama ihtiyacı doğurdu. Parlamentoda çıtayı, sadece kendisi için yarıdan bir fazlası olan 301 olarak belirleyen AKP , MHP’ye gidebilecek oylarla bu hedefin altında kalıp kalmadığını ölçme ihtiyacı duydu.”

Erdoğan, erken seçim kararının alındığı ilk günlerde AKP içinde cumhurbaşkanı seçiminde kendisine oy verip, partiye oy vermeyecek seçmen sorunuyla karşılaştı.

Erdoğan, bu sorunun varlığını, “Birileri bir fitne fesat kaynatıyor. ‘Oyumu cumhurbaşkanına vereceğim ama parlamentoda AKP’ye vermeyeceğim.’ Bu oyun, bu tezgah… Kimlerin olduğunu anlıyorsunuz. İnşallah bu münafıklar çetesini 24 Haziran’da hep birlikte yere gömeceğiz” diyerek ifade etti.

Ancak Erdoğan’ın kendi partisi için ifade ettiği sorunun tam tersi MHP’de yaşandı. AKP’yi “ittifak içi muhasebe” yapmaya iten bu ikinci gelişme ise bazı MHP’lilerin başlattığı, “Kendi partimize oy veririz ama Erdoğan’a vermeyiz” kampanyası oldu. Bu kampanya MHP içinde önce sessiz ve derinden yürüdü. Daha sonra MHP’de yeniden aday olmayan bazı milletvekillerince de açıklanan bu kampanyanın MHP seçmeninin yarısına yakını tarafından benimsendiği bilgileri de AKP’yi kaygılandırdı. AKP , partisine oy verip Erdoğan’a oy vermeyecek MHP’li sayısını da öğrenmek için harekete geçti.

Bahçeli’nin, AKP’nin olur vermediği afla ilgili ısrarını sürdürürken, seçim için henüz kampanyayı başlatmamış olması ve MHP’lilerin de sahada haraketli olmaması, AKP’yi ortağının durumunu ölçmeye iten bir başka neden oldu. Ancak, siyasi kulislerde ortağının performansına ilişkin ölçüm ve değerlendirme ihtiyacı duyması ilk turu riskli görmesine de bağlanıyor. Buna göre AKP , B planı olarak ikinci tur için yeni hamle hazırlıklarının değerlendirmelerini yapmak için MHP’nin durumunu yokluyor.