Mar 08 2018

Savcılık kararını haberleştirmeye de ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturması

Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasının ardından neredeyse her gün birilerine ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ten davalar açıldığını, gözaltılar uygulandığını ve hatta tutuklama kararları çıkarıldığını görüyoruz.

Türk Ceza Yasası’nın 299. Maddesi, özel olarak Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu düzenlemesini içeriyor. Maddeye göre, Cumhurbaşkanı’na hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırıyor. Suçun alenen işlenmesi durumunda, verilecek ceza altıda biri oranında artırılıyor.

Önceki haftalarda ilk defa 'Cumhurbaşkanına hakaret'ten bir milletvekilinin vekilliği düşürüldü. Vekilliği düşürülen isim HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım’dı.

Bu kez bir savcılık kararını haberleştiren muhabir için ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

Cumhuriyet muhabiri Alican Uludağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kasım 2017'de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın oğlu, kardeşi, dünürü ve eniştesinin, vergi cenneti olarak bilinen Man Adası'nda kurulan bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiği iddiasına ilişkin başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı veren ancak para transferlerini doğrulayan kararını haberleştirmişti.

Cumhuriyet hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaretten’ soruşturma başlatılırken Erdoğan’ın avukatı habercilik faaliyetini organize suçmuş gibi gösterdi.

“Savcılık: Man belgeleri gerçek” başlığıyla yayımlanan haber için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel, 19 Şubat’ta savcılığa suç duyurusunda bulundu. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da Uludağ’ı ifadeye çağırdı. 

Cumhuriyet’in haberine göre Erdoğan’ın avukatı, karardaki savcılık tespitlerine dayanan “Dosya kapatıldı ama... Savcılık: Man belgeleri gerçek” başlığı ve “Savcılık ‘vergi kaçırma varsa biz bakmıyoruz’ dedi” ara başlıkları ile Erdoğan’ın küçük düşürülmek istendiğini, kişilik hakları ihlal edildiğini öne sürüyor.

Avukat Özel, söz konusu haberin yayımlanmasını “örgütlü suç” olarak nitelerken şu görüşleri savunuyor:

“Cumhuriyet gazetesi gibi her fırsatta müvekkilimi (Erdoğan) kamuoyu önünde karalamayı ve suçlamayı yayın politikası haline getirmiş Birgün ve Sözcü gazeteleri de bu iddiaların çarpıtılarak kamuoyuna sunulmasında öncülük etmekte, müvekkilimin şahsına ve itibarına yönelik saldırı eylemlerini birlikte gerçekleştirmektedirler.”