TBMM'de yeni dönem: Meclis'in adı var kendi yok

24 Haziran sonrası Türkiye rejim değişikliğine gitti. Parlamenter sistem yerine Cumhurbaşkanlığı sistemi getirildi. TBMM, yeni yasama dönemi çalışmaları için bugün açılıyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle birlikte meclisi de yeni bir dönem bekliyor. Muhalefete göre, değişiklikler meclisi susturdu ve işlevsizleştirdi.

Haziran’daki seçimlerin ardından cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş yapan Türkiye’de yeni sistemin yeni meclisi işbaşı yapıyor. Yeni sistemde gücü zayıflamış bir organa dönüşen meclis, yetkilerinin büyük bir kısmını cumhurbaşkanına devretmiş durumda.

DW Türkçe’de yer alan Hilal Köylü’nün haberine göre, yeni sisteme göre meclisin, cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlara sözlü soru yöneltme yetkisi yok. Yazılı sorular ise sadece cumhurbaşkanı yardımcılarına ve bakanlara yöneltilebiliyor. Cumhurbaşkanına ise yazılı ya da sözlü soru sorulamıyor. Türkiye’de muhalefet partisi temsilcileri ve siyaset bilimciler meclisin sözlü soru sorma yetkisinin kaldırılmasıyla sistemin zayıflatıldığına işaret ediyor.

Ana muhalefet partisi CHP’den Özgür Özel Türkiye’de 98 yıllık parlamenter sistemin "sona erdiğini" anlatırken, sadece Erdoğan istediği için sistem değişikliğine gidildiğini söylüyor. “Tekrar tekrar söyleyeceğiz. Meclis, halkın meclisi değil iktidarın meclisi haline geldi” diyen Özel, yeni sistemde başbakanlık makamının kaldırıldığını, partili bir cumhurbaşkanının da yürütmenin başı olduğunu hatırlatıyor:


“Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede görev yapan bakanlardan bürokratlara kadar herkesi kendi atıyor. Kimseye sormuyor, danışmıyor. Meclisin görüşünü de almıyor. Kendi takımını kuruyor. Ülke böyle yönetilmez.”

HDP’den Meral Danış Beştaş ise yeni sistemde cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar hakkında suç işledikleri iddiasıyla soruşturma başlatmanın da engellendiğine dikkat çekiyor. Soruşturma önergesi verilirken üye tam sayısının salt çoğunluğunun gerekmesini, bir engelleme olarak yorumluyor.

Yeni sistemde meclisin gensoru yetkisi de ortadan kalktı. Gensoru ile hükümet ve bakan düşürme yolu da yeni sistemde kapalı. Siyaset Bilimci Prof. Baskın Oran, Erdoğan’ın Türkiye’de halen "kuvvetler ayrılığı varmış" gibi göstermeye çalıştığını, bu yüzden sistem değişikliğinden sonra "güçlü meclis" mesajını öne çıkardığını söylüyor. Oran’a göre aslında herkes yeni sistemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm yetkileri elinde topladığının farkında.

“Yargıyı da bütünüyle kontrol altına aldığı için herkes cumhurbaşkanını ya da sistemi eleştirmeye korkuyor” diyen Oran, cumhurbaşkanını denetleyemeyen bir meclisten "halkın sesi olmasını beklemenin" anlamsız olacağını dile getiriyor. Oran, “Kuvvetler ayrılığının olmadığı sistemdeki sıkıntıları, meclisin işlevsizliğini önümüzdeki dönemde daha açıkça görebileceğiz” yorumu yapıyor.

Bu arada TBMM'nin nasıl çalışacağına ilişkin kuralları belirleyen iç tüzük de, yeni sisteme uygun hale getirilecek. 

“Meclis'in anayasası” niteliğindeki tüzükte iktidar partisi AKP, muhalefet karşı çıksa da ilk değişiklikleri gerçekleştirdi. Bu değişikliklerle muhalefetin meclisteki görüşmelerde yaptıkları konuşmaların sürelerinde kısıtlamaya gidildi, milletvekillerinin parlamentoya pankart gibi protesto amaçlı görsel malzeme getirmesi yasaklandı.

Bunu CHP’li Özgür Özel, “AKP’nin tek amacı, meclisi susturup, cumhurbaşkanını konuşturmak” diye yorumluyor.
HDP’li Meral Danış Beştaş ise, bu görüşe “Ne yazık ki yeni dönemde güçlü meclis değil, güçlü Erdoğan göreceğiz" sözleriyle katılıyor.