Oca 08 2018

Tahşiye davasında sanık, Cumhuriyet davasında tanık!

 

15 Temmuz darbe girişiminden bu yana yargının imza attığı en tartışmalı kararlardan biri de Cumhuriyet Gazetesi çalışan ve yöneticilerini tutuklamak oldu.

Ancak bu tutuklamalar için gösterilen gerekçe de en az tutuklamaların kendisi kadar tartışma konusu. Zira, şimdilerde 'FETÖ' geçmişte ise Gülen cemaati olarak anılan grupla ömrünün büyük bir bölümünü birlikte geçiren Hüseyin Gülerce, Cumhuriyet davasında tanık konumunda, hem de Taşhiye davasında örgüt üyesi suçlamasıyla sanık olarak tanımlanırken.

Cumhuriyet Gazetesi'nden Canan Coşkun'un haberine göre, Gülerce, Tahşiye davası gerekçeli kararında hakkında soruşturma yürütülen bir örgüt üyesi olarak tarif edildi.

Buna karşılık, Gülerce 14 aydır cezaevinde bulunan Cumhuriyet çalışanlarının tutukluluğuna gerekçe gösterilen ifadeyi veren kişi. 

Gülerce’nin Cumhuriyet iddianamesine dayanak yapılan sözleri 14 aydır yazar ve yöneticilerimizin tutukluluğuna gerekçe olarak gösteriliyor.

Habere göre, Tahşiye örgütü davasında gerekçeli karar açıklandı. 

Davada daha önce sanıklardan istihbaratçı polisler ile Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, El Kaide yanlısı oldukları iddiasıyla soruşturulan kişilere kumpas kurmak gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılmıştı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan kararda, Gülerce 'FETÖ'nün basın ayağı'nda yer alan kişi olarak tanımlandı.

Gerekçeli kararda, Fethullah Gülen'in 2009'da yaptığı bir konuşma aracılığıyla, Mehmet Doğan ve grubunu hedef gösterdiği belirtildi. Bu konuşmayı talimat gibi algılayan emniyet birimlerinin bu kişileri El Kaide yanlısı olduğu iddiasıyla soruşturduğu aktarıldı.

Yine o dönem cemaatin televizyon kanalı Samanyolu TV'de yayınlanan 'Tek Türkiye' isimli dizi üzerinden de 'FETÖ' mensuplarına 'subliminal' mesaj verildiği ve Gülerce'nin de 'örgütün basın ayağı'ndaki isimlerden olduğu kaydedildi. 

Gülerce o dönem Zaman Gazetesi'nde köşe yazarı olarak görev yapıyordu. 

14 aydır tutuklu bulunan Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarıyla ilgili davada, AKP medyasının iftira kampanyaları ile bilinen isimleri Cem Küçük, Latif Erdoğan ve Hüseyin Gülerce 'tanık' sıfatıyla yer alıyor.