Ara 26 2017

'Cumhuriyet'in sonuna geldik'

 

"Sivil güçlerin terör eylemlerini bastırma çabaları" sırasında kullandıkları şiddeti aklayan ve cezasızlık zırhı getiren 696 no'lu KHK'nın ardından Türkiye'nin geleceğinin karanlık olduğu ve hatta iç çatışma ihtimalinin her zamankinden daha fazla olduğu tezleri dillendiriliyor.

Hatta kimi yorumcular Cumhuriyet yönetiminin sonunun geldiği görüşünü ileri sürüyor. 

Gazeteduvar yazarlarından Aydın Selcen de onlardan biri. Selcen bir hukuksuzluk ve hukuk boşluğu doğduğunu, bunun da 1918 Mondros Mütarekesi ile 1923 Cumhuriyet'in ilanı arasındaki dönemi andırdığını savunuyor. 

KHK'nın 121. maddesi ile de devletin şiddet tekelini kendi eliyle paylaşıma açtığını düşünüyor Selcen.

KHK 668’deki 37. yani “15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.” maddesine gelen ek fıkra olan 121. maddede 'resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın’ ibaresi yer alıyor.

121. maddede “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır” denildi.

Bu durumun tehlikelerine dikkat çektikten sonra Selcen anamuhalefet partisi CHP'yi eleştiriyor. CHP'nin böylesi önemli bir gündemde Yunanistan ile adalar polemiğine girmesini ti'ye alan Selcen, "Amacım dertleşmek değil" diyor ve ekliyor:

"Bizim ancak figürasyon yapabildiğimiz bu kötü film de bitti işte. Bu cumhuriyetin sonu geldi."

Selcen rejimin değiştiği iddiasında bulunuyor ve ekliyor:

"Sayıklamalarımın özcesi şu azizim: Rejim değişti, iş yeni rejime hukuk esvabının giydirilmesine kaldı. Anayasa hukukçusu değilim ama görebildiğim kadarıyla son iki KHK ile OHAL olağanlaşmış, yerleşikleşmiş oldu. Artık hukuk devletinden çıktık. Hukuksuzluk, hukuk boşluğu, gri alan, (hukuken sanki 1918 Mondros Mütarekesi ile 1923 Cumhuriyet ilanı arasındakini andırır) bir “interregnum” dönemindeyiz. En korkuncu devletin şiddet tekelini kendi eliyle paylaşacak olması."

CHP'nin daha aktif bir rol üstlenip gerçek bir muhalefet yapması gerektiğini ifade eden Selcen, mevcut siyasi durum için "beyaz darbe" terimini kullanıyor ve şu sözlerle devam ediyor yazısına:

"...anamuhalefete düşen ise olağanüstü durumun gerektirdiği olağanüstü yaratıcılıkla cumhuriyete sahip çıkmak, devletçiliği bırakıp, siyaset yapmaya başlamaktır. Aksi takdirde, hukuk devletinin tabutuna çakılan son iki çivi, cumhuriyetimize Fatiha okutacaktır."

 

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz