Eyl 11 2018

Aydın Engin: 'Yeni Cumhuriyet’e Erdoğan'la aynı pencereden bakan Kemalizm hakim olacak'

Cumhuriyet Vakfı yönetimini AKP ile işbirliği yaparak devralmakla suçlanan Alev Coşkun ve ekibinin göreve başlamasının ardından gazetede istifa ve görevden alma furyası yaşanırken Aydın Engin de yolları ayrılan isimler arasında yer aldı.

Bir dönem yazı işleri müdürlüğünü de yaptığı Cumhuriyet'te, yeni yönetimle birlikte "bıktırıcı bir Kemalizm’in hâkim olacağı" görüşünü dile getiriyor ve darklı bir ses çıkmasına izin verilmeyeceğini düşündüğünü kaydediyor.

Taz Gazete'den Tunca Öğreten'in sorularını yanıtlayan Engin, Cumhuriyet için "Şanlı olduğu kadar karanlık sayfaları olan da bir gazetedir" ifadesini kullanıyor.

Aralarında yönetim değişikliği sonrası görevden alınan Murat Sabuncu’nun da bulunduğu Cumhuriyet çalışanlarının tutuklu yargılandığı mahkeme sürecinde fiilen gazetenin yönetiminde de sorumluluk üstlenen Engin, vakıf başkanlığına getirilen Alev Coşkun ile ekibi için ‘aşırı milliyetçi olarak tanımlayabileceğim, ultra Kemalist ideolojiye sahip insanlar; Kürt sorununda çözümü askeri yöntemlerde arayan, Avrupa Birliği ile ilişkileri Batı emperyalizmi olarak tanımlayan isimler’ nitelendirmesi yapıyor.

Akın Atalay’ın vakıf başkanı seçilmesiyle gazetede bir yenilenme yaşandığını ve Kemalist olarak tanımlanamayacak isimlerin yazmaya başladığını söyeyen Engin, "Bu değişim, gazetenin Kemalist kanadında tepkiye neden oldu. Gazete içerisinde çalışanlardan da kendilerine taraftar buldular. Onların yanında yer alanların bazıları ideolojik nedenlerle, bazılarıysa 'Bu çekişmede gazete zarar görür. Gazete kapatılırsa işsiz kalırız' diyerek taraf oldular ve değişime ayak direttiler. Şimdi bu ekip iş başında" ifadesini kullanıyor.

Değişimin ardından yeni yönetimin yaptığı "Uğur Mumcu gazeteciliği yapılacak" açıklamasını "Aslında o açıklamada Uğur Mumcu’nun Kemalist kimliğine vurgu yapılıyordu" diyerek değerlendiriyor ve şöyle açıyor sözlerini:

"Kemalist derken de, Kemalistleri bir bütün olarak ele almamak gerekir. Laiklik dinine tapan Kemalistler var, bir de laikliği savunan Kemalistler. İkisi arasında da ciddi nüans var. Mumcu, benim iyi arkadaşımdı. Gazeteciliğe aynı gün başladık. Aramızda da ideolojik olarak her zaman dostça bir itiş kakış vardı. Rakı masasında bana 'İşçileri kafaya takmışsın. Bir araba dolusu işçiyi bilinçlendireceğime, bir albay bilinçlendiririm daha kestirme olur işler' diye takılırdı. Bu elbette bir espriydi ama aynı zamanda bir bakış açısını da yansıtıyordu. Dolayısıyla arkadaşların 'Uğur Mumcu gazeteciliği’ tanımı bana bir şey ifade etmiyor. Bu gazetede Mumcu gibi araştırmacı gazetecilik yapan pek çok insan oldu."

Değişimin iktidar cephesine bakan yönünü de irdeleyen Engin, şu yorumda bulunuyor:

"AKP 2002’de iktidara geldiğinde, Gülen Cemaati onun koalisyon ortağıydı ve pek çok suçu birlikte işlediler. Erdoğan, AKP hükümetine darbe yapacağı gerekçesiyle Cemaat’e bağlı yargı mensuplarınca başlatılan Ergenekon davalarının savcısı olduğunu kendi söylüyordu. Erdoğan’ın izni olmadan o generaller tutuklanamazdı. Daha sonra Gülen Cemaati ile düşman olunca yeni ortaklara ihtiyaç duydular. Ergenekon yargılamalarında tutuklanan generalleri dışarı çıkardılar ve kilit görevlere atadılar, itibarlarını da iade ettiler. Eski Ergenekoncular artık Erdoğan’a yakın duruyor. Tüm bu anlattıklarımı birleştirdiğimde, bugünkü Cumhuriyet yönetiminin de Erdoğan ile aynı pencereden baktığını söyleyebilirim."

Kendi dönemlerindeki yayın çizgisi konusunda öz eleştiri yapan Engin, Cumhurbaşkanlığı seçiminde sadece Tayyip Erdoğan’ın karşısında aday olduğu için CHP’nin adayı Muharrem İnce’ye fazla prim verdiklerini söylüyor ve ekliyor:

"İnce’yi eskiden beri tanıyan, politik çizgisini bilen bir gazeteciyim. Onu bu kadar yukarı çıkarmamız doğru değildi."

Engin, "Cumhuriyet davasında haklarındaki hapis cezalarının onanması durumunda ertesi günkü Cumhuriyet’in manşeti ne olur?" sorusuna ise şöyle cevap veriyor:

"İnanın bunu ben de çok merak ediyorum. Artık o kadar da zelil duruma düşmez, “Arkadaşlarımızı mahkum ettiler“ falan derler diye düşünüyorum. Ancak duruşma sırasında savcının şahitliğini yapmış Alev Coşkun şu anda vakıf başkanı. O yüzden 'Adalet tecelli etti' diye bir başlıkla karşılaşırsam da 'Aa olamaz, inanamıyorum' diye çığlıklar atmam."


Söyleşinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.