Eyl 11 2018

Prof. Ahmet İnsel yorumluyor: 'Atatürk Cumhuriyet'i' ve 'Erdoğanizm'in ortakları

Cumhuriyet Vakfı'nda yaşanan yönetim değişikliği sonrası gazetede radikal değişiklikler yaşanıyor.

Cumhuriyet'te birçok isimle yollar ayrılırken istifa edenlerle birlikte 23 isim artık gazetede yok. Pof. Ahmet İnsel de bu isimler arasında yer alıyor.

Birikim Dergisi'ne yazdığı ilk yazıda, “AKP’nin Cumhuriyet’i içerden fethetmesi” yorumuna katılan İnsel, Euronews Türkçe’ye verdiği mülakatta, Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili ve Türkiye Raportörü Kati Piri’nin, “Cumhuriyet Erdoğan'la uyumlu aşırı milliyetçilerin eline geçti” sözlerini değerlendirdi.

Kati Piri'nin değerlendirmesine katıldığını belirten İnsel, “Yalnız orada 'tek bağımsız gazete' diyor, Evrensel, Birgün gibi traji az olmakla beraber Türkiye'de bağımsızlıklarını devam ettiren bir iki gazete kaldı, onların hakkını yememek lazım. Bu gazeteler yayınlarına çok zor şartlarda devam ediyorlar. Onlar ne kadar dayanır bilmiyorum” diyor.

Cumhuriyet’teki yönetim değişikliğinin ardından Uğur Dündar’dan Metin Feyzioğluna, birçok isim “fetih” yorumları yaparken bu durum tartışmaya yol açmıştı.

İnsel, “Uğur Dündar'a sormak lazım. Sözcü Gazetesi ile Aydınlık Gazetesi'nin karması bir Cumhuriyet Gazetesi ise kurtarılan kale zaten Sözcü ve Aydınlık var, bir de Cumhuriyet olur şimdi. Bir arkadaşımızın dediği gibi: 'Cumhuriyet'in Aydınlık Sözücü'sü' veya 'Aydınlığın Cumhuriyet Sözcüsü" üçlüsüne cevaz vermiş olur” diyor.

Türkiye'de sadece iktidar ve çevresinin 'Erdoğanizmin' yarattığı bir demokrasi eksikliği sorunu yaşanmadığını kaydeden İnsel, Baro Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun, “Yeniden Cumhuriyet... Artık her sabah umutla uyanmak için yeni bir sebebimiz daha var” sözlerini hatırlatarak, “Türkiye'nin halinin, hal-i pürmelalinin yansıması maalesef bu cephesiyle de” ifadesini kullanıyor.

“Türkiye'de Erdoğan ve AKP iktidarının taraftarı olmayan bir basın var ama bu basın başka bir ideolojik saplantı içinde” diyen İnsel, “Dolayısıyla ilginç olan Erdoğan ve çevresinin katı, milliyetçi, ırkçılığa yakın bir Kürt düşmanlığı sergileyen çevrenin muhalefetinden rahatsız olmadığının anlaşılması, bunu tercih ettiğinin anlaşılması” ifadesini kullanıyor.

Prof. İnsel, Cumhuriyet’teki değişim için, “Erdoğan ve çevresinin yargı aracılığıyla, Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla, Vatan Partisinden bir milletvekili adayını, büyük bir iş insanını, CHP'nin ulusalcı bir milletvekilinin oluşturduğu bir ittifakı destekleyerek hukuk dışı yöntemlerle yönetim değişikliğine cevaz vermesi dışarıdan bakıldığında anlaşılması zor gibi gözükür. Ama Türkiye'deki milliyetçi ittifakın aslında temel, en derin, ittifak olduğunu gösteriyor” görüşünü dile getiriyor.

İnsel’in değindiği önemli bir nokta da Erdoğan’ın iktidarını sadece kendi taraftarları ile devam ettirmediği yorumu. İnsel’e göre Türkiye'de AKP'nin iktidarda kalmasının, kalabilmesinin nedenlerinden bir tanesi, yegane değil ama, bir tanesi de ona karşı gibi gözüken çevrenin aslında aynı otoriter, kaba ve medeniyet yoksunu tavrı paylaşıyor olması…


Söyleşinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.