Kas 07 2017

'Merkez Bankası dolarda büyük hata yaptı'

 

Döviz kurundaki artış hiç soluklanmadan devam ediyor. Son olarak dolar Cuma günü 3.892 ile yeni bir rekoru gördü ve 11 Eylül'den bu yana ciddi bir artış eğiliminde. 

Dolar'daki bu artış, döviz ile borçlanan, hammadde satın alan yani üretim fiyatları ve dolayısıyla tüketici fiyatlarının artması nedeniyle zora giren herkeste bir kriz algısı oluşturuyor. 

Herkesin sorduğu temel soru, "Neler oluyor?" 

Dün Merkez Bankası (MB) bu döngüyü kırmak için iki hamle yaptı. Birincisi bankaların kendisine TL karşılıklar yerine geçmek üzere yatırdığı döviz karşılıkların katsayısını düşürmekti.

Bu sayede bankaların elindeki döviz likiditesi artacak ve MB'ye TL verecekler. Böylece TL'yi miktar olarak azaltma, dolar kurunda kısmi ve geçici bir gerileme yarattı.

Hürriyet Gazetesi ekonomi yazarı Uğur Gürses, bir sonraki adımın ihracat ve döviz kazandırıcı hizmet kesimine verilen reeskont kredilerinde “kur sabitlemesi” yapılması olduğunu yazdı.

Buna göre bu kesim, 1 Şubat 2018’e kadar olan üç aylık dönemde, vadesi dolacak olan reeskont kredilerini vadelerinde öderse; dolar kuru 3.70 olarak kabul edilerek TL cinsi geri ödeme yapmaları kabul edilecek. Euro için 4.30, pound için de 4.80 belirlenmiş. Banka ayrıca diyor ki; kredinin ilk kullandırım tarihindeki kur seviyesi 3.70’lik sabitlenmiş kurdan yüksekse kullandırım tarihindeki kur esas alınacak. Özetle, ilk kullandırımda kur 3.75 ise örneğin, 3.70’lik kurdan geri ödeme yapılamayacak; “arbitraj sağlanmadan” 3.75 üzerinden ödenecek.

Gürses'e göre, herhangi bir kur hedefi olmayan MB'nin 3.70 seviyesini normal karşılaması büyük bir hata. Aynı zamanda uygulama, arbitraj gibi görünmese de özü itibariyle arbitraj. MB'nin bir yandan piyasalardaki fiyata oluşumlarını yapay bulup ardından da kurun tabanını 3.70 olarak ilan etmesi, hem kuru bu seviyeye çekeceği gibi hem de yükselişin önünü açabilecek bir karar.

Benzer bir hatanın Şubat-Mayıs arası dönemde kurun 3.53'e sabitlenmesiyle yapıldığına dikkat çeken Gürses, bu karar nedeniyle o dönem aylık 1.3 milyar döviz kuru olan MB'nin 1 milyar doları zar zor topladığına değiniyor.

Gürses'e göre, "Merkez Bankası elindeki en güçlü silahı, TL faizlerini kararlı biçimde kullanmaktan kaçınıp, yan yollarda “araç geliştirip” TL’ye “saadet bulacağım” derken, tam tersine ekonomiyi, hane halkı ve şirketleri ve ülkeye para getiren “sıcak paracıları” dolarizasyona itiyor."