'Darbe ihtimalinin altında Gül, Babacan ve Davutoğlu'ya mesaj mı var?'

ABD merkezli RAND Corporation'ın, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içinde orta rütbeli subayların rahatsız olduğunu ve yeni bir darbe ihtimalini yazdıktan sonra, Ankara kulislerinin en çok konuşulan konularından biri yeni bir darbe girişimi ihtimali. 

Ancak kimi yorumlarda böylesi bir darbe ihtimali olmadığı, bunun Erdoğan rejiminin yeni bir tehdit algısı yaratarak muhaliflere karşı yeni bir operasyon alanı açma girişiminin bir parçası olduğu belirtiliyor.

"Ankara’nın havasını “yeni bir darbe” kokusu sardı!" başlıklı, 16 Şubat tarihli yazısında Sözcü Gazetesi yazarı Necati Doğru, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın uçağıyla yurt dışı seyahatlerine katılan gazetecilerin, "Ankara'yı yeni bir darbe kokusu sardığı" yönündeki yorum ve yazılarına dikkat çekti.

AKP yanlısı bu isimlerin, "askeri vesayet hortlamak üzere" yorumlarına işaret eden Doğru, "Onların kulis ve atlatma haberciliğinden öğrendiğimize göre Ankara'nın havasına yine 'bir düdük çaldırma' arzusu, isteği, iştahı karışmış. Birileri, askeri vesayeti güçlendirecek hamleler yapıyorlarmış. Ankara'da buna 'Emekli Paşalar Sendromu' deniliyormuş. Bu sendroma; 15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişimi sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 'sivil otoritenin emrine girmesini içlerine sindiremeyenler ve vesayet günlerini özleyenler' kapılmışlar!" satırlarıyla ironik bir yaklaşım sergiledi.

Doğru, iktidar gazetecilerine seslenerek askeri vesayet isteyenlerin nihai hedeflerine dair de 'yazma'larını istedi ve AKP iktidarı altında zarar gören bağımsız yargı, basın özgürlüğü, bağımsız yasama, laik Türkiye koşullarının geçerli olması durumunda kimin böylesi bir eyleme cüret edebileceğini sorguladı.

Doğru tespitlerini şu satırlarla sürdürdü:

"Devletten, yargıdan, ordudan, polisten, eğitimden, sağlıktan, Diyanet'ten Fetullahçılar temizlenmiş fakat yerlerine diğer tarikatlar sızdırılmamışsa, ne Amerika'ya ne Rusya'ya bağımlı olmadan 'istiklali tam' bir dış politika yürütülüyorsa, bölücülüğe taviz vermeyen, söz ve ifade hürriyetini kullananları da hapislere koymayan, devletin laik özünü kıskançlıkla koruyan, ekonomisi düzgün ve iyi yönetilen, seçimle gelenin seçimle gideceği bir Türkiye'de askeri vesayetçilerin 'düdük çalmayı' düşünecek gücü mü kalır? Demokrasi kendini savunur.

Ey iktidar gazetecileri! Dilinizin altında ne var? Size Ankara'nın havasına “askeri vesayet” kokusu sindi diye yazdırarak “safları mı sıklaştırmak” istiyorlar? İktidar saflarında! Dağılma mı var? Ahmet Davutoğlu'na, Ali Babacan'a, Abdullah Gül'e parti kurmayı bırakın, “askeri vesayet arzusu hortladı” yuvanıza geri dönün mü demek istiyorsunuz? Kim iktidarı eleştiriyorsa! Askeri vesayetçi. Kim FETÖ'nün siyası ayağını da görmek istiyorsa! İşte onlar da askeri vesayetçi."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz