İnsan hakları savunucuları bugün hâkim karşısındaydı

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı Barış Bildirisi’ni imzalayan akademisyenlere destek olmak için kendilerini savcılığa ihbar eden 18 kişi arasında yer alan dilbilimci- yazar Necmiye Alpay ve müzisyen-insan hakları savunucusu Şanar Yurdatapan hâkim karşısına çıktı.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Necmiye Alpay hakkında “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması görüldü. 

Necmiye Alpay’ın avukatı Adil Demirci, Barış Bildirisi’ne imza atan bazı akademisyenlerin Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunduğunu hatırlattı. Demirci, AYM’nin vereceği kararın beklenmesini talep etti. Ayrıca Demirci, müvekkilinin savunmasını hazırlaması için süre talep etti. 

Mahkeme heyeti Alpay’ın İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı Özgür Gündem Gazetesi ana davasının evraklarının istenmesine karar verdi. Alpay’ın savunma yapması için süre talebini kabul eden mahkeme heyeti duruşmayı 29 Kasım’a erteledi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Şanar Yurdatapan ise savunmasını yaptı.

Duruşmayı takip eden Punto24’ün Twitter hesabından yapılan paylaşımlara göre Şanar Yurdatapan’ın savunması şöyle:

“Bu dava Barış için Akademisyenler bildirisini 18 Ocak 2016 günü İstanbul Adliyesi önünde okuyan ve geçenlere dağıtan 17 kişiye açıldı.

Bize posta yoluyla gönderilen iddianameler neredeyse kelime kelimesine aynı. Sadece sanık adları ve mahkemeler farklı.

17 kişi bu bildiriyi aynı gün aynı yerde tekrarladığımız ve yayınladığımız halde neden ayrı ayrı davalar?

Bu yöntem, tek ve büyük bir davanın kamuoyu ilgisini çekmesini önleyecek, sanıklar ve basının ayrı mahkemeleri takip etmekte güçlük çekmesine yol açacaktır. Bu usulsüz davranıştan kastın bu olduğu görüşündeyim.

Bu işlem, sadece ‘görevini kötüye kullanmak’tan çok daha öte, yargının yansızlığı hakkındaki Anayasa hükmünü de çiğneyen bir suç oluşturur.

Heyetiniz, böyle bir iddianameyi iade edebilecekken bunu yapmayarak davada taraf olmak durumunda gelmiştir.

Bu gerekçe ile ‘Hâkim Reddi’ isteme hakkımı kullanıyor ve heyetinizin davadan çekilmesini bekliyorum.

Önümüzdeki tek tip iddianamede savcının bireysel yorumları var, tahminleri var, niyet okumaları var, ama suçlamalar hakkında somut kanıt yok.

Kovuşturmanın daha fazla ilerletilmeden derhal beraatle sonlandırılmasını istiyorum.

Akademisyen bildirisinde sözü edilen suçtan eser yoktur.

Bildiride bir suç örgütünün cebir, tehdit ve şiddet içeren uygulamalarını öven tek satır yok. Bu bildiri tamamen ifade özgürlüğü kapsamındadır.

İfade özgürlüğü Anayasa’nın 26. Maddesinde güvence altına alınmıştır. Bu durumun açıkça yer aldığı bir kararla aklanmayı kabul ederim.

Başka türlü bir karar çıkarsa istinaf ve Yargıtay yollarını kullanacağımdan, bu beyanımı gerektiği takdirde ‘süre tutum istemi’ olarak kaydedilmesini isterim.

1995’te Yaşar Kemal DGM mahkemelerinde yargılandığından beri yaklaşık 100 kere aynı şeyi yaptım.

Her görüşten ve her branştan insanlar vardı. Hattâ Necmettin Erbakan, Murat Bozlak ve Hasan Celal Güzel için yapılan eyleme 62 bin kişi iştirak etti.

Bir başka kişi de suçuna beş kez iştirak ettiğimiz biriydi: Recep Tayyip Erdoğan. Maalesef bundan sonra da bunu yapmaya devam edeceğim.”

Mahkeme heyeti, Barış Akademisyenleri davalarındaki kararlara ilişkin bazı akademisyenler tarafından AYM’ye yapılan başvuruların sonucunun beklenmesine hükmetti ve duruşmayı 6 Kasım’a erteledi.

Bugün, İstanbul Büyükada’da gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra haklarında dava açılan 11 insan hakları savunucusunun yargılandığı dava da vardı.

İstanbul 35’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Taner Kılıç, İnsan Hakları Gündemi Derneği yöneticisi Günal Kurşun ile Nejat Taştan ve avukatları hazır bulundu. Duruşmayı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Avrupa Birliği Delegasyonu, Af Örgütü ve Hollanda Konsolosluğundan yetkililer ile çok sayıda kişi izledi.

Mahkeme başkanı, önceki celse dosyanın esas hakkındaki mütalaa için savcıya gönderildiğini ancak savcının değiştiğini belirtti. Avukatlar, mütalaanın ardından savunma yapacaklarını ifade etti. Savcı, esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak için süre talep etti.   

Mahkeme heyeti, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması ve sanıkların esas hakkındaki savunmalarını yapmaları için duruşmayı 9 Ekim’e erteledi.