Eyl 20 2019

Ana davada mahkeme tahliye verdi, savcı soruşturma açtı, tutuklama kararı verildi

HDP önceki dönem Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın savunması sona erdi. Avukatların savunması ardından mahkeme heyeti Demirtaş ve Yüksekdağ'ın tutuklu yargılanması kararı verdi. 

Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Demirtaş'ın avukatları, ana davada mahkemenin tahliye kararı verdiği müvekkillerinin cezaevinden çıkması için tutuklu olduğu sürenin hesaplanması için yaptığı başvuru karara bağlandı. 

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Demirtaş’ın kesinleşmiş dört yıl sekiz aylık cezasının ana davada tutuklu kaldığı süreden mahsup edilmesine karar verdi. Bu kararla tahliyenin önü açıldı. Ancak bu sırada Ankara Başsavcılığı, yeni bir soruşturma açarak Demirtaş'ı tutuklamaya sevk etti.

Sulh Ceza Hakimliği'nde görülen duruşmada Demirtaş tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile ifade verdi. Demirtaş'ın ifadesi ardından Kandıra Kapalı Cezaevi'nde bulunan Yüksekdağ'ın ifade işlemi başladı.

Yüksekdağ'ın da ifadesi alınması ardından duruşma avukat savunmalarıyla devam etti. 

Yüksekdağ'ın avukatları konuya dair şu açıklamalarda bulundu:

"Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6-8 Ekim tarihlerinde yaşananlarla ilgili olarak 2014/46757 sayılı soruşturma dosyasında HDP Eş Genel Başkanları ve MYK üyeleri hakkında soruşturma başlatılmıştı. Eş Genel Başkanlar ve milletvekilleri yönünden dosyalar hakkında ayırma kararı verilip Diyarbakır’daki ana soruşturmayla birleştirilmişti. Bu fezleke sebebiyle müvekkilimiz Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş tutuklu yargılanıyor iken bugün aynı olayla ilgili ifadeye çağrılmış ve TCK’nın 302. maddesinden savunma yapması istenmiştir. Savcılık aynı olay nedeniyle ikinci defa tutuklanmalarını talep etmiştir. Çok açıkki bu kararla, müvekkilimiz Yüksekdağ’ın 27 Eylül tarihli duruşmasında tahliye ihtimaline karşılık özgürlüğünün önüne geçmek için açık bir müdahale gerçekleşiyor. Bu açık hukuksuzluğa karşı herkesi sürecin takipçisi olmaya çağırıyoruz."

Avukatların savunması ardından mahkeme heyeti Demirtaş ve Yüksekdağ'ın tutuklu yargılanması kararı verdi. 

Demirtaş ve Yüksekdağ 6-7 Ekim 2014 yılında gerçekleşen Kobane eylemlerinde yaşanan olaylar sırasında meydana gelen "cinayet", "yaralama", "mala zarar verme", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "hırsızlık", "yağma", "iş yeri ve konut dokunulmazlığının ihlali" gibi iddialardan açıldığı öğrenildi.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ana davasında verilen tahliye kararının ardından tutuklu bulunduğu sürenin mahsup edilerek serbest bırakılması beklenen Selahattin Demirtaş hakkında yargıdan yeni bir hamle geldi. 

Bu kararın ardından Selahattin Demirtaş'ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlar dikkat çekti. Paylaşımlarda "Yargıda adalet ve reform mu? Alın size reform: 6-8 Ekim’den dolayı ben ve Figen Hn (Figen Yüksekdağ) zaten üç yıldır tutuklu yargılanıyorduk. Bu sabah Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı suçlamaya dair, yasaya aykırı olarak ben ve Figen Hn hakkında ayrı bir soruşturma üzerinden tutuklamaya sevk kararı çıkardı. Yani yargı yok, adalet yok, kanun yok, hakim yok. Sadece bize değil, hiçbirinize yok. Biz iyiyiz, moralliyiz, haklıyız, suçsuzuz ve güçlüyüz. Herkese selamlarımızı, sevgilerimizi gönderiyoruz" ifadeleri yer aldı. 

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “26. ACM mahsup kararı verdi. Bugün denetimli serbestlik başvurusu yapıldı. Olası tahliyesini engellemek için Ankara Savcılığı Demirtaş’ın yargılandığı davayla aynı konudan ayrı bir soruşturma başlatıp tutuklamaya sevkini istedi” ifadelerini kullandı.

Tanrıkulu, Adalet Bakanı Gül‘e çağrı yaparak, şöyle dedi: 

“Yargılandığı davadan tahliye edildikten sonra olası tahliyesini önlemek için tutuklamaya sevk etmek düşman ceza hukukundan da öte bir zorbalık durumudur. Sizi, sorumluluğa davet ediyorum; HSK’yı toplayın gereğini yapın. Aksi halde bu sorumluluk size aittir.” 

Selahattin Demirtaş’ın avukatı Ramazan Demir konu hakkında yaptığı açıklamada, “Selahattin Demirtaş’ı tutuklandığı, üç yıldır yargılandığı ve geçen hafta tahliye olduğu suçlamadan tekrar tutuklamaya çalışıyorlar. Mahsup kararının verildiği ve tahliyesi önünde hiçbir engelin kalmadığı bugün. AİHM duruşmasından da iki gün sonra” dedi.

HDP Genel Merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Önceki dönem Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş ile ilgili, tahliye edilmesini engellemek amaçlı yeni bir komplo başlatıldı.

26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, avukatların mahsup başvurusunu kabul etmesi üzerine, bugün denetimli serbestlik için başvuru yapılmıştı. Tutuklu olduğu ana davasında tahliye kararı verilen Demirtaş için yapılan denetimli serbestlik başvurusunun olumlu sonuçlanmaması için savcılık harekete geçti.

Savcılık, tahliyeyi engellemek için hem Selahattin Demirtaş hem de Figen Yüksekdağ için yeniden tutuklama talep etmektedir. Türkiye’nin Saray’a bağımlı ve taraflı yargı mekanizması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de ‘sizi ve kararlarınızı tanımıyoruz’ mesajını vermektedir.

Bu açıkça bir düşman hukuku uygulamasıdır. Bu asla kabullenilemeyecek bir durumdur. Bu adımın yargıyla bir alakası yoktur. Siyasi intikam için Saray direktifi ile atılmış bir adımdır. Hukuk adı altında uygulanan tam bir zorbalıktır, adaletin katledilmesidir. Bu savcılık demokratik siyasetin de düşmanıdır.

Sözün bittiği, yargıda tuzun koktuğu bir noktadayız. Mahkeme heyetine sesleniyoruz. Savcılığın bu ağır hukuk suçu işleme eğilimi karşısında hukuk ilkelerine uygun davranın." 

Demirtaş’ın ana dava dosyası Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. 30’u aşkın dosyayı birleştirerek yargılama yapan mahkeme, AİHM’nin Türkiye’yi mahkum etmesine ve tahliyesini istemesine rağmen daha önce Demirtaş için tahliye kararı vermedi.

AİHM kararından hemen sonra ise İstanbul’da görülen tek bir dosyadan Demirtaş’a verilen 4 yıl 8 aylık ceza onandı.

T24'ten Gökçer Tahincioğlu'yun haberine göre, böylece Demirtaş, hükümlü hale geldi ve tahliyesi olanaksız kılındı. 

Türkiye ve Demirtaş, AİHM’deki bu dosyayı temyiz etti. 18 Eylül’de görülecek duruşma öncesi, Türkiye’nin AİHM kararını uygulamadığı yönündeki eleştirilerin gündeme getirileceği tartışıldı. Tam bu aşamada Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye kararı verdi.

Ancak yattığı süre ve denetimli serbestlik uygulamaları, tahliyeyi yeniden gündeme getirdi. Yargılandığı davada tutuklu yattığı sürenin, kesinleşmiş cezasından mahsup edilmesi için başvuru yapıldı. Mahsupluk kararı verildikten sonra Demirtaş’ın avukatları denetimli serbestlik başvurusu yaptı. Böylece Demirtaş tahliye olabilecekti.

AİHM’de 18 Eylül’deki duruşma geçtikten sonra, Demirtaş’ın tahliyesi beklenirken Ankara Başsavcılığı harekete geçti. 

Uzun zamandır rafta bekleyen 6-8 Ekim olayları ile ilgili bir dosya işleme konuldu ve Demirtaş, bu dosyadan tutuklanması istemiyle hakimliğe sevk edildi. Demirtaş’a da 6-8 Ekim olayları ile ilgili savunması soruldu.

Demirtaş, cezaevinden SEGBİS ile yaptığı savunmada, yüz yüze ifade verme talebini iletti. Ancak savcılık buna rağmen sevk işlemi yaptı.

6-8 Ekim olayları ilgili suçlamalar ana dava dosyasında da bulunmasına rağmen açılan ve bugüne kadar kapatılmayarak rafta bekleyen bu dosyadan tutuklama kararı verilirse, Demirtaş, tahliye ve mahsup işlemine rağmen özgür kalamayacak.