Demirtaş, Buldan ve Sancar'la görüştü: 'Bu durum beni öfkelendirir'

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar,  Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı ziyaret etti.

Mezopotamya Ajansı'nın aktardığına göre Demirtaş'ın, yeni bir parti kuracağı iddialarına ilişkin olarak, "Ben siyaseti, hayatı bu partide öğrendim. Bu partide mücadele ettim, büyüdüm, yürüdüm. Dolayısıyla benim partim dışında herhangi bir mecrada, HDP dışında herhangi bir arayışta adımın geçmesi beni üzer, hatta öfkelendirir" dediği aktarıldı. 

Demirtaş'la yaptıkları görüşmeyle ilgili olarak "Kısacası barışı konuştuk" diyen Buldan, "Barış sürecini örebilmenin, geliştirebilmenin yol ve yöntemlerini konuştuk. Barış deklarasyonunu toplumsallaştırmanın yol ve yöntemlerini konuştuk. Kısacası bu süreçte herkesin üzerine düşen görev ve sorumluluğunu mutlaka yerine getirmesi gerektiğini yönündeki mesajını da sizinle paylaşmak halkımıza bu mesajı iletmek istiyoruz" ifadesini kullandı.

Demirtaş ve Abdullah Zeydan ile birer saat görüştüklerini kaydeden Buldan, şunları kaydetti:

"1 Haziran'da HDP'nin açıkladığı tutum belgesi ile 3 aşamadan ve 3 ay devam eden; halklarla bir araya gelme Hakkari’den Edirne’ye yürüyüş, STK'lar ile buluşmalar, halkla buluşmalar; bütün bu süreçlerin sonucunda 1 Eylül tarihinde partimizin deklarasyonun çok önemli ve anlamlı olduğunu Sayın Demirtaş özellikle ifade etti. O deklarasyon içerisinde yayınlanan bütün maddelere Türkiye’nin ihtiyacı olduğunu söyledi. Kısacası biz Sayın Demirtaş ile barışı konuştuk. Tüm konuşmamız barış üzerineydi. Barış sürecini örebilmenin, geliştirebilmenin yol ve yöntemlerini konuştuk. Barış deklarasyonunu toplumsallaştırmanın yol ve yöntemlerini konuştuk. Kısacası bu süreçte herkesin üzerine düşen görev ve sorumluluğunu mutlaka yerine getirmesi gerektiğini yönündeki mesajını da sizinle paylaşmak halkımıza bu mesajı iletmek istiyoruz.  

Mithat Sancar da görüşmeye ilişkin açıklamasında, "Önümüzdeki dönemde barışı soyut bir çağrı olmaktan çıkaracak, somut bir programa dönüştürecek çalışmalara yoğun bir şekilde katkısı olacak. Zaten bundan önceki bütün çalışmalarda da aynı şekilde Demirtaş arkadaşımızın katkısı oluyordu. Somut  önerileri oldu. Fikirlerini not ettik" derken, sözlerine şöyle devam etti:

"17’sinde MYK’mız var, barış eylem programımızın ayrıntılarını tartışacağız. Türkiye’de bütün kesimlere barış talebini ve çağrısını somut önerilerle birlikte aktaracağız. Her kesimden katkı bekleyeceğiz. Kendisinin de zaten temel yaklaşımı budur. Sayın Demirtaş da Türkiye’de toplumun bütün kesimleriyle çalışarak barışın sağlanabileceğini söylüyor. Bunu pek çok vesile ile zaten ifade etmişti. Şimdi bizim yeni programımız nedeniyle tekrar bu görüşünü bizimle paylaştı. 

Bazı spekülasyonlar ve tartışmalar da yaşandı bu süre içinde. Selahattin Demirtaş adı etrafında yeni parti iddiaları ortaya atıldı. Aslında kendisinin de, bizim de bunları cevap vermeye değer görmediğimiz ortada. Böyle bir iddiayı ciddiye almayız. Cevap vermeye değer bile görmeyiz. Fakat bu tartışma köpürtüldükçe kendisinin de kısa bir açıklama yapma ihtiyacı doğdu. O kısa açıklamayı yapma gereği duymuş olmak bile kendisine çok ağır gelmiş. Şu anlamda: 'Ben siyaseti, hayatı bu partide öğrendim. Bu partide mücadele ettim, büyüdüm, yürüdüm. Dolayısıyla benim partim dışında herhangi bir mecrada, HDP dışında herhangi bir arayışta adımın geçmesi beni üzer, hatta öfkelendirir' diyor. 

Zaten parti içinde bizlerin eş başkanlar olarak, yönetim kademelerindeki herhangi bir arkadaşın bu konuda tereddüdü olmaz. Yani Selahattin Demirtaş etrafında üretilen spekülasyonları ciddiye almamız bizim için zaten ayıp olur. Aklımızın ucundan geçmez. O nedenle açıklama yapma, cevap verme gereği bile duymadık. Ama kendisiyle bugün yaptığımız görüşmeden sonra bu çerçeveyi sizlere aktarmak gerekiyordu. 

Tekrar altını çizelim, “ben mücadeleyi bu partide ve önceki partilerde öğrendim, buralarda yürüttüm. HDP benim için siyasette her şeydir. Ben sadece fiziksel değil kalben de her an partinin her kademesinde bulunuyor hissederim kendimi” diyor. O spekülasyonları bir daha lütfen kimse gündeme getirmesin. 

Önemsiz midir bu spekülasyonlar? Hayır, bazı şeylere dikkat etmek açısından kayda değer buluyoruz. Bir yerlerde, birileri HDP’yi karıştırma senaryoları üretiyor olabilirler. Ama HDP’yi tanımıyorlar demek ki. HDP’nin bu tür spekülasyonlarla hele Demirtaş ismi üzerinden karıştırılması söz konusu olamaz. Böyle bir ihtimalin akla gelmesi bile akla ziyandır. 

HDP, bütün üyeleriyle, yönetim kademesiyle, içerideki yoldaşlarla, dışarıdaki arkadaşlarla bütün olarak mücadelesini sürdürecektir. Bu mücadelede de başta Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere eski dönem milletvekillerimiz, yöneticilerimiz, içerideki tüm arkadaşlarımız, belediye eş başkanlarımız, parti yöneticilerimiz; hepsinin görüşleri bizim için çok değerlidir. Elbette Demirtaş ve Yüksekdağ eşbaşkanlık yapmıştır, görüşleri bizim için her zaman kıymetlidir. Kendilerinin partiye her önerisi partinin her kademesinde ciddiyetle tartışılır.  

Biliyorsunuz Sevgili Demirtaş ittifaklarla ilgili yazılar yazdı. Kendisine de söyledik, bize doğrudan ilettiği her öneriyi, kamuoyuyla paylaştığı her görüşü biz parti kurullarımızda değerlendiriyoruz, tartışıyoruz. Kendisine de zaten değerlendirmelerimizin sonuçlarını düzenli olarak iletiyoruz.  

HDP yönetimi ile Demirtaş arasında ayrılık veya fesat yaratmaya yönelik girişimler beyhudedir. Akıllarından geçirenler bundan vazgeçsinler. Boşa uğraşıyorlar. Selahattin Demirtaş, içerideki tüm yoldaşlarımız gibi bizim çok değerli varlığımızdır. Birlikte yürüyoruz. Her aşamada, her kademede birlikte yürüyoruz. Bunun altını bir kez daha çizmek istiyoruz. Bizim iletişimimiz düzenli olarak devam ediyor, devam edecek. Kararlılığını ve moralini bu açıdan gerçekten çok yüksek bulduk. Bu da bize daha fazla güç veriyor."