Ara 03 2018

'İktidar Demirtaş'ı bırakmamayı kafasına koymuş'

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), iki yıldız cezaevinde tutuklu bulunan HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın haklarının ihlal edildiğine kanaat getirerek, serbest bırakılmasına hükmetti.

Ancak, AKP'den gelen yoğun itirazlar neticesinde, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yapılan tahliye başvurusu, "AİHM 2. Dairesi tarafından verilen kararın Büyük Daire tarafından kesinleşmediği" gerekçe gösterilerek, Demirtaş tahliye edilmedi.

Bu kararı veren mahkeme bir yandan da Adalet Bakanlığı'na, kararın kesinleşip kesinleşmediğini öğrenmek için yazı yazma kararı vermesi, çelişkiyi de gözler önüne serdi. Mahkemenin böyle bir kararın varlığından emin olmadan tahliyeyi reddetmesi eleştirileri de beraberinde getirdi.

Artıgerçek yazarı Yetvart Dankzikyan, iktidarın Demirtaş'ı bırakmamayı bir kere kafasına koyduğunu belirtti.

"AİHM kararını da elinden geldiği kadar uzatıp uygulamama kararında. Bunun için Avrupa ile ipler kopar mı? Bilemeyiz ama zannetmem. Erdoğan'ın taktiği genel olarak şu: İpleri kopacağı noktaya kadar götürüp, bu arada meydanlarda her türlü milliyetçi propagandayı yapıp, iplerin kopmasına ramak kala hukukun gereğini yapmak. Aynı Rahip Brunson vakasındaki gibi" benzetmesi yapan Danzikyan, görüşlerini şu satırlarla sürdürdü:

"Hukukun bu kadar keyfi uygulandığı başka bir dönem herhalde 12 Eylül dönemi idi. Ancak o dönem nihayetinde bir darbe dönemiydi ve bu açıdan bakıldığında zaten cunta koşullarında olabilecek olan da oydu. AB (O zamanki AET) ve kurumları ile ilişkiler de zaten ona göre şekillenmişti: Yoktu. Burada ise başka bir durum var.

Avrupa ile ilişkiler, bakıldığında sürüyor. Hükümet'e bakarsanız demokraside şampiyonuz. İçeride iddianamesiz, mahkemesiz bir yılı aşkın süredir tutuklu bir sivil toplum çalışanı yani Osman Kavala olabilir. Özgür Gündem gazetesi ile bir günlüğüne dayanıştı diye gazeteciler hapse de atılabilir. Yüzlerce akademisyen barış bildirisine imza attı diye işinden olabilir ve yargılanabilir de. Ne gam. Bunlar Hükümet'in AB çevrelerindeki itibarını pek etkilemiyor. Seçmen nezdindeki itibarını da pek etkilemiyor."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz