Deniz Yücel'e işkence olayı hem Anayasa Mahkemesi'nde hem de AİHM'de

Die Welt muhabiri Deniz Yücel'in Türkiye'de tutukluyken işkenceye maruz kaldığı yönündeki ifadesinin yankısı sürüyor. Deniz Yücel'in avukatı Veysel Ok DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada, Yücel'in kendisine kötü muamelede bulunan infaz koruma memurlarına yönelik şikayetinin yeni olmadığını söyledi.

Ok olayın gerçekleştiği dönemde de gerekli hukuki adımları attıklarını hatırlatarak, "Biz işkence ve kötü muamele şikayeti için iki yıl beklemedik. Olayın hemen ardından şikayette bulunduk. Ancak bir sonuç alamadık. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı işkence mağduru müvekkilimin ifadesini bile almamıştır. Bu da soruşturmanın şeffaf ve adil yürütülmediğinin göstergesi. Savcı sadece gardiyanların ifadesini alarak takipsizlik kararı verdi" dedi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının takipsizlik kararına itiraz ettiklerini söyleyen avukat Ok, bu itirazı ele alan Silivri Sulh Ceza Hakimliği'nin de Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın verdiği kararı onayladığını hatırlattı. Avukat Ok, "Bunun üzerine işkence ve kötü muamele şikayetimizi hem Anayasa Mahkemesi, hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM)  taşıdık" dedi.  

Veysel Ok, kötü muameleye dair şikayeti gizlemediklerini, sadece o dönemde medya ve kamuoyuna açıklama yapmadıklarını söyleyerek, "Ancak gerekli hukuki bütün adımları attık. Türk yetkililer müvekkilimin cezaevinde maruz kaldığı muameleden haberdardı" dedi. 

Yücel'in cezaevinde kendisine kötü muamelede bulunduğunu belirttiği infaz koruma memurlarının görev yerinin olaydan kısa bir süre sonra değiştirildiğini söyleyen Ok, "Başsavcılık bu kişiler hakkında kovuşturmaya gerek görmedi ama suçlamanın ardından görev yerleri değiştirildi. İddialar doğru değilse neden yerleri değiştirildi?" diye konuştu.

Avukat Veysel Ok

Avukat Veysel Ok

Deniz Yücel'e kötü mualemede bulunan  infaz koruma memurları hakkında soruşturma açılması gerektiğini belirten Ok, "Eğer soruşturma açılsaydı, bu kişiler tespit edilseydi ve adil ve şeffaf bir soruşturma yürütülseydi, bu, Türkiye'ye artı değer katardı" dedi.

İşkencenin zaman aşımına uğrayan bir suç olmadığını hatırlatan avukat Ok, "Bununla ilgili şikayetlerimiz AİHM ve Anayasa Mahkemesi'nde duruyor" dedi.

Yücel'in ifadesi 

Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel Türkiye'de "terör örgütü propagandası” ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla yargılandığı dava kapsamındaki savunmasını geçen cuma günü Berlin Tiergarten Asliye Mahkemesi'nde yaptı.

Yücel savunmasında, "Silivri 9 No'lu Cezaevi'nde üç gün boyunca işkenceye maruz kaldım. Belki Türkiye Cumhurbaşkanı'nın ya da yakın çevresinin talimatıyla, ama her hâlükârda onun tarafından hedef gösterilerek, onun sorumluluğunda işkence gördüm. Öyle ya da böyle yaşadıklarımın bir numaralı sorumlusu, Recep Tayyip Erdoğan'dır" dedi. 

Deniz Yücel'in bu anlatımı tartışma yarattı. Peki Yücel, işkenceyle ilgili şikayette bulunmuş muydu?

DW Türkçe'de yer alan habere göre, Deniz Yücel kendisine Silivri Cezaevi'nde işkence ettiğini belirttiği infaz koruma memurları Osman Andıç, Mustafa Aydın, Fırat Koçoğlu, Bilgican Kodal ve Adel Yada hakkında 4 Nisan 2017 tarihinde şikayetçi oldu.

Yücel'in avukatları Veysel Ok ve Ferhat Çağıl Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdikleri dilekçede, müvekkillerinin Silivri'ye sevkedilmesinin akabinde yoğun ve sistematik bir kötü muameleye maruz kaldığını, psikolojik ve fiziki müdahalelerin yaklaşık bir hafta sürdüğünü ve ardından sona erdiğini belirttiğini kaydetti.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı Yücel'in şikayetçi olduğu şüphelilerin (infaz koruma memurları) ifadelerini aldı. Şüpheliler Başsavcılığa verdikleri ifadede, Yücel'i darp ya da hakaret etmediklerini belirtti. Başsavcılık bu ifadelerin ardından Yücel'in avukatlarının kovuşturma açılması talebini reddetti.

Bunun üzerine Deniz Yücel'in avukatları 7 Şubat 2018 tarihinde karara itiraz etti. İtirazı değerlendiren Silivri Sulh Ceza Hakimliği ise 13 Şubat tarihinde verdiği kararda, itirazı reddetti.

Kararda Yücel'in Silivri Cezaevi'ne girdikten sonra ilk muayene formunda yazılı olarak darp ve cebir görmediğini belirttiği, revir kayıtlarında darp-cebir ve sağlık raporlarının bulunmadığı kaydedildi. Sulh Ceza Hakimliği bu gerekçelerle, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına Yücel'in avukatlarının yaptığı itirazı reddetti. 

Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Yücel'in işkence ifadeleri üzerine Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün yaptığı açıklamaya tepki göstererek, "Türkiye’yi karalamaya çalışan bu tür asılsız iddiaların resmi makamlarca ciddiye alınmasını ayrıca manidar buluyoruz" demişti.