'İstanbul'da yedi ve üzeri deprem ihtimali yüzde 65'e çıktı'

17 Ağustos 1999'da binlerce kişinin hayatına mal olan depremin ardından, tüm Türkiye, özellikle de İstanbul'da depremle ilgili atılan olumlu adımların bir bir geri alındığının ortaya çıkması bir yana, uzmanlar İstanbul'da yedi ve üzeri bir deprem ihtimalinin yüzde 65'lere çıktığını duyurdu.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği(TMMOB) İstanbul İl Koordinasyonu, 1999 Düzce depreminin 20. yılında düzenlediği “İstanbul Deprem Çalıştayı”nda, İstanbul'u bekleyen deprem tehlikesine dikkat çekti.

Çalıştayda, İstanbul'da 30 yıl içinde yedi şiddetinde bir deprem beklendiğine dikkat çekildi ve İstanbullulara 'ellerini taşın altına koyma' çağrısı yapıldı.

Cumhuriyet Gazetesi'nin haberine göre, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeofizik Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Haluk Eyidoğan, 30 yıl içinde İstanbul'da yedi üzerindeki büyüklükte bir depremin olma olasılığının yüzde 65 olduğunu kaydetti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı Dr. Tayfun Kahraman ise, eylül ayındaki 5.8 büyüklüğündeki depremi hatırlattı ve, "Bu depremde kamu binaları ağır hasar aldı ve binalardaki makyaj kalktı. Göreve geldiğimizden günden beri elimizden geleni yapıyoruz. 20 yılda yapılmayanlar iki günde yapılması beklenilemez. Nasıl yirmi yıl önce Marmara Depremi’ni unuttuysak, bu zamana kadar hiçbir şey yapmadıysak, kamu binaları da aynı şekilde güçlendirilmiyor. Hiçbir yapı 5.8’de hasar almaz, demek ki bu binalar zaten halihazırda hasarlıydılar" dedi.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna ise “Güçlendirilen bin civarında okul var. Fakat İstanbul’da toplam 6 bin 127 okul binası bulunuyor. Fark hala kapanmayacak kadar açık. Olası bir İstanbul depreminde çocuklarımızın can güvenliği tehlike altında. Vehametin diğer yüzü de hiç şüphe yok ki konutlar. Her ne kadar İstanbul için sağlıklı bir yapı envanterinden söz edilmese de, İstanbul’da bir milyon konutun güvenli olmadığı, bir başka ifade ile kaçak, ruhsatsız olduğu, mühendislik hizmeti almadan üretildiği, herhangi bir denetim mekanizmasına tabi olmadığı, sadece bizler tarafından değil hükümet yetkilileri tarafından da kabul edildi" yorumunu yaptı.

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz