'Eylül 1922 Büyük İzmir Yangını Sakallı Nurettin Paşa'nın eseri mi?' - Ayşe Hür

Dersimiz Tarih'te Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar'ın konuğu tarihçi-yazar Ayşe Hür. 
Baydar ve Hür, İzmir yangınını ve o dönem yaşananları alternatif tarih perspektifinden ele aldı ve yangının sorumlularını, kimlerin başlattığını ve sonuçlarını konuştu.

Hür'ün açıklamalarının satır başları şöyle:

"30 Ağustos'taki son başarılı hamleden sonra, 1 Eylül'de Mustafa Kemal, 'Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir ileri' emriyle biten bildirgeyi göndermişti. Kendisi de ordu birlikleri ile İzmir'e ilerlemeye başladı. 9 Eylül günü yorgun ordunun konakladığı Kemalpaşa'da Belkahve mevkiinden İzmir'e bakarken, yabancı harp gemileriyle dolu Körfez'i gördü ve Anadolu'nun diğer şehirlerinin aksine dumanların tütmediği, bir anlamda zarar görmemiş olan şehre baktı ve, "Bu şehre bir şey olsaydı çok üzülürdüm" dediği rivayet olunur.

O gün İzmir'de nasıl bir atmosfer vardı?

"Cephe Savaşı' adlı Ermeni gazetede yayımlanan bir makalede, şehirde yaşayan bir Ermeni genç, 9 Eylül'de Türk süvari birliklerinin şehre girdiklerini, önlerindeki Rum vatandaşların korkuyla kaçıştıklarını, Yunan askerlerinin de üniformalarını çıkararak, silahlarını atarak kaçıştıklarını, gece Türk askerleri ve silahlı çapulcuların - burası önemli - daha sonra İzmir yangınının da bunlar vasıtasıyla çıkarıldığı iddialarına değineceğiz, anlatıyor. 

Bu çapulcuların karşılarına çıkan Rum ya da Ermenileri belirsiz yere götürdüklerini belirten Ermeni genç, pazar sabahı asker ve silahçı çapulcuların çarşıya dalarak sırtlarına mal ve mülkü yükleyerek Türk mahallesine taşıdıklarını söylüyor. Bu da yağma anlatılarının ilk örneklerinden biri. Aynı durumun akşama doğru Ermeni mahallerde tatbik edildiğini, "Evlere giriliyor, ne varsa talan ediliyor ve karşı koyanlar öldürülüyordu" söylüyor. Bu karşı anlatı. Türk tarafı daha sonra buna itiraz etmeyecek ancak bunu, "Bize onlar çok yapmışlardı, bizim de onlara acımasız davranmamız hakkımızdı" diyerek meşrulaştırmaya çalışacaklar.

O gün bir başka trajik olay yaşanıyor. İzmir'in Rum Metropoliti, kentin ileri gelen gayrimüslim unsurlarıyla Mustafa Kemal'i ziyaret etmek istiyor. İddialara göre, bu ekibi Sakallı Nurettin Paşa'ya yönlendiriyor. Sakallı Nurettin Paşa'nın gruba uygun bulduğu karar, onları halka linç ettirmek oluyor. Katlediliyorlar. Linçin en yakın tanıdığı, Ali Yeni Asır Gazetesi'nde bu olayı anlatıyor.

Sakallı Nurettin daha sonra, Ali Kemal adlı Kemalistlere muhalefet yapan önemli bir İstanbul bürokrat ve gazetecisini de aynı yöntemlerle linç ettirdi.

Sakallı Nurettin Paşa, 1921'de patlak veren Koçgiri ayaklanması sırasında da bastırma eylemini de o kadar vahşice ve gaddarca yapmıştır ki, daha sonra Meclis'te bu konu tartışılırken olay kınanmıştır ancak cezalandırılmamıştır. Bu da, gayrimüslimlere yönelik sert politikaların devlet politikası olduğunu düşündüren şeylerden biri."