Babacan: ‘O günün başbakanından gelen telefonla engellendik’

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 2008-2009 krizi sonrası Türkiye’ye mali kuralı getirmeye çalıştıklarını ancak dönemin başbakanından gelen telefonla engellendiklerini söyledi.

Hükümetin ekonomideki politikalarını eleştiren Babacan, “2008-2009 krizinden sonra Türkiye’ye mali kuralı getirmeye çalıştık ama o günün Başbakanı'ndan gelen telefonla engellediler” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın istifasının ardından piyasadaki iyileşme sinyallerine ilişkin de Babacan "İlgili bakan ortadan kayboldu. Koltuk bir süre boş kaldı. Birden ekonomik göstergeler düzelmeye başladı. Demek ki gölgeleri bile ekonomiyi bu hale düşürmeye yetiyor" ifadelerini kullandı.

Partisinin 1. Olağan Tekirdağ İl Kongresi’nde açıklamalarda bulunan Ali Babacan, şunları söyledi:

"Ülkeyi koca bir laboratuvar, bu ülkenin vatandaşlarını da kobay haline  getirdiniz. Kusura bakmayın, Türkiye sizin deney laboratuvarınız değildir. Bu ülkenin vatandaşları da kobay değildir. Deneyleriniz insanları yoksullaştırdı.

Bu ülkenin çocuklarının geleceğine mâl oluyor. Deneyleriniz yüzünden işsizlik artıyor. Sizin deneyip yanılmalarınız, hem ekonomimizi hem de halkımızı bunalıma sokuyor. Yahu, sizin şu deneyleriniz yüzünden doğmamış çocuklarımız bile borca giriyor.

Sayın Erdoğan, fakirleşmesine sebep olduğunuz milletimize de bir açıklama yapmak zorundasınız. Bizi, doğmamış çocuklarımıza kadar neden fakirleştirdiniz, açıklamak zorundasınız.

Adeta kibrit çakılıp yakılan 130 milyar dolarlık döviz rezervini, hazinenin 1 trilyon 935 milyar liraya çıkan borcunu, yaşanan tüm kayıpları, mağduriyetleri açıklamak zorundasınız. Bu halkı hatırlamıyor, bilmiyor, görmüyor mu sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz.

Hatırlamayan birileri varsa, o da sizlersiniz. Siz bu halkı unuttunuz. Bir zamanlar hizmetkârı olacağınızı söylediğiniz halkımıza efendi olmaya kalkışıyorsunuz. Bugün sokaktaki hayatla, insanların şikayetiyle, ekonominin gerçekliğiyle aranızdaki bağ kopmuş. Ama halkımız hatırlıyor. Çünkü hatalarınızın bedelini halkımız ödüyor.

Bir şeyi daha hatırlıyor halkımız. Ben ve arkadaşlarımın işin başında olduğumuz dönemdeki refahı, satın alma gücünü, gençlerimizin kurduğu hayalleri hatırlıyor.

Bizim dönemimizdeki politika faizinin neredeyse iki katını uyguladığınızı halkımız görüyor. Gerçeklerin üstünü örtebileceğinizi, halkın gözünü boyayabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Yapamazsınız. Türkiye, TÜİK’in makyajlama odasından yönetilemez."

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz