‘Türkiye'de motor patladı ama yenileyebilecek bir güç yok’ - İhsan Yılmaz

Türkiye haftalardır organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan Yıldırım Demirören’e, Mehmet Ağar’dan Tolga Ağar’a kadar bir çok ismi ifşa ederek anlattığı ‘mala el koyma’, ‘şüpheli kadın ölümü’ vb suç iddialarına odaklanmış durumda. İktidar kanadından ise bu iddialara ilişkin tatmin edici bir açıklama olmadığı gibi hukuki anlamda da bir adım atılmadı.

Ahval Haber Müdürü Ergun Babahan Prof İhsan Yılmaz ile bu kez Türkiye’nin gündemindeki devlet-mafya ilişkisini masaya yatırıyor.

Gidişat’ta öne çıkan bazı ifadeler şu şekilde:

Ergun Babahan:

Susurluk ve 28 Şubat zamanı bile bunu görmedik. O dönem başka skandallar vardı. Geçtiğimiz günlerde Sedat Peker konusuyla ilgili biri ‘Susurluk zamanı medya direniyordu, bunları haber yapıyordu’ dedi. Ama bugün Peker olayında öğreniyoruz ki iddiaları doğru ise Süleyman Soylu oğlu ile birlikte FETÖ, kaçakçılık vb. ithamlarla insanların malına çöküyor, mafya dediği kişiye koruma verdiği ortaya çıkıyor… Peker bütün bunları yemek tarifi verir gibi tek kişilik şovunda anlatıyor. Büyük de ilgi görüyor ama yaprak kımıldamıyor. Hürriyet gazetesi kendi gazeteleriyle ilgili baskın haberini görmezden geliyor. Çok utanç verici bir tablo. Bu bize Türkiye ile ilgili ne anlatıyor?

İhsan Yılmaz:

Türkiye'nin özetini anlatıyor. Demokrasi denilen şey aslında bir elitler yönetimidir. Tepede, çoklu, birbiri ile mücadele eden bir elitler grubu var fakat oyunun kuralı şudur; herkes seçimle gelip gitmenin tek kural olduğunu kabul eder. Bütüne ait gruplar birbirleriyle ne kadar çatışsa da bu kurala uyarlar. Sen şimdi Türkiye’nin elitlerini anlattın; rezalet..

Ergun Babahan:

Bunun eskisi de aynı yenisi de aynı… Bir kısım insanlar 'eskisi iyiydi' diyor ya...

İhsan Yılmaz:

Kesinlikle ama bazı şeyler var değişen mesela ana akım medya. Mesela Sözcü, Cumhuriyet muhalif gazeteler ama bunlar da Erdoğan’ın çok önem verdiği şeylerde onun yanında olabiliyorlar. Ya da muhalefet yurtdışına çıktığında HDP aleyhine dışpolitikada Erdoğan ile hareket ediyor. Milli güvenlik diye süslenen ve üzerine çikolata sosu dökülerek servis edilen konularda bu insanlar hemen yan yana toplanıyor. Aslında bunların hepsi İttihat Terakki'nin çocukları.

Ergun Babahan:

Bu ülkenin siyasi partileri ve medyası sivil topluma değil devlete bağlı bir konum çiziyor diyebilir miyiz?

İhsan Yılmaz:

Doğru çünkü Türkiye’de demokrasinin dizayn edilişi de böyle. Batıya bakıyorsun orada çoklu iktidar grupları var. Burjuvazidir, sanayidir vb. Ve onların verdikleri olmadan bu işler olmuyor. Ama Türkiye’de batı baskısı var Tazminat reformlarını başlatıyorsunuz, tepeden inerek insanları modernize diyorsunuz. Halkın sokakalara dökülerek demokrasi mücadelesi verdiği bir durum söz konusu değil. Türk aydın dediğiniz insanlar bile Osmanlı paşalarının batıya yolladıkları çocukları. Bunlar bile farklı çevrelerden sosyal hareketlerden çıkan insanlar değil.

Ergun Babahan:

Yarın o bir gün AKP gitse bu TV’de gördüğümüz tipler değişecek sadece…

İhsan Yılmaz:

Kesinlikle. AKP de MHP’den bazı şeyleri devraldı. Erdoğan medyayı tamamen üzerine aldı, Susurluk zamanı parçalı bir yapı vardı birbiri ile mücadele eden…  Yüksek politika meselelerinde hepsi aynı hizadaydı ama ufak tefek mevzularda birbirleriyle mücadeleleri vardı. Erdoğan hepsini yuttu. Bu ana akım medya hala onlar demek değil. Hürriyet, Sabah hepsi çöpe dönüştü. AKP’liler bile bu gazeteleri artık okumuyorlar. Türkiye’de kimse aptal değil, halk çok uyanıktır. Erdoğan onlara imkan sunuyordu, şu an o para akışı kesildi çünkü siyasi olarak öngörülemez bir ülke. Dolayısıyla Erdoğan artık para dağıtamıyor.

Gidişat'ın tamamını buradan dinleyebilirsiniz...

Listen to "İhsan Yılmaz: Türkiye'de motor patladı ama yenileyebilecek bir güç yok" on Spreaker.