AKP'li yazarları bile çileden çıkartan 'cami siyaseti'

AKP iktidarı altında, siyasetin camilere girmesine AKP'li yazarlardan da tepki gelmeye başladı.

Karar Gazetesi yazarı Akif Beki, siyasetin camiye sokulmasına güncel bir örnek üzerinden itiraz etti. 

"Samsun Ayvacık Merkez Camii imamı İmdat Atmaca, vaaz kürsüsünü siyasi platforma dönüştürmesiyle gündemde" girizgahının ardından, Beki, 15 Kasım Perşembe günkü yazısında, "Cuma cemaatine gümbür gümbür adaylık propagandası yapıyor. İlçeye hizmete devam için belediye başkanlığına talip olduğunu bildiriyor" diye de ekledi.

Camide siyaset yapılmasına tepki gösteren Beki, "Kampanyasını kürsüde açıp aday adaylığını ilan etmekle kalsa yine iyi. İstifasını duyururken aday olamaz ya da seçilemezse arayı açmadan başka bir camide imamlığa döneceğini de müjdeliyor" satırlarıyla dini bir makamın böylesi bir amaç uğruna yol geçen hanına çevrilmesini de eleştirdi.

Beki, eleştirilerini şöyle sıraladı:

"Oda, borsa başkanına yasak olan siyasi faaliyet, cami imamına alabildiğine serbest. Ticaret odasının insicamını bozan partizanlık, caminin kimyasına neler yapmaz, orada ne işi var denmiyor. Ticarete, para pul işlerine partizanlığın karıştırılması sakıncalı. Ama mabede bezirgan sokulmasında mahzur yok. Hatta bırakın önyargıları, abartmayın, nedir sizdeki bu din düşmanlığı, hacıya hocaya gareziniz ne ki siyaseti çok görüyorsunuz havaları hakim.

Ne arıyor, camiye de particilik sokmayıverelim denecek yerde, TOBB'a da sokalım, herkese hak da onlara değil mi noktasına gelinmiş demek.

Olacağı buydu; popülist şovmenliklere, siyasi gösterilere podyum olmaktan koruyacaktınız camiyi, o kapıyı hiç aralamayacaktınız...

Dini faaliyetle siyasi faaliyet iç içe geçti mi, soluğu nerede alacağınızı kestiremezsiniz bir daha.

Vaazla propaganda, ayetle slogan birbirine karışır.

Camiyle parti arasında fark kalmaz.

Cemaati partizan taraftar yerine koyar imam. İmamı, tribün kızıştıran amigo lideri gibi görmeye başlar cemaat.

İbadet için mi, miting için mi toplanıldığı ayırt edilemez artık."

Beki, bir örnek üzerinden bu yaklaşımın terk edildiği Tunus'u, "Müslüman Kardeşler'in Tunus kolu Nahda Partisi bile buna son verdi, camiyle partiyi ayırdı, vaaz kürsüsündeki hatiple oy cazgırlığı yapan propagandisti karıştırmıyor. Onlar kadar da mı olamıyoruz!" sözleriyle işaret etti.

Bu konuda hayli keskin eleştiriler yönelten Beki, "Ha camiye parti çığırtkanı sokmuşsunuz, ha partiye din tüccarı" ifadesinin ardından, şöyle devam etti:

"Diyanet İşleri Başkanı'na sesleneceksiniz, bir el atsın, dine de laik demokrasiye de ihanet ediliyor, istismara izin vermesin diyeceksiniz... Fakat Ali Erbaş Hoca üstüne vazife olmayan meşgalelerden başını alamıyor ki ilgilensin.

Dil uzatmadığı, hakaret yağdırmadığı tarihi şahsiyet kalmadığı için adı 'fesli deli'ye, meczuba çıkmış bir gayriciddi zatı ciddiye alıyor, ayağına ziyarete gidiyor.

Kadir Mısıroğlu'nu bile şaşırtıyor muteber adam yerine konması. Kendisinden 'memleketin en itibarsız adamıydım, yüzüme bile bakılmazdı' diye söz eden biri.

Bilmiyor mu ki Erbaş Hoca, dengesizin ağzı kadar muvazenesi de bozuk..."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz